|
ABD'nin en büyük alacaklısı Çin | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Çin, Amerika Birleşik Devletleri'nin en büyük alacaklısı haline geldi.
Amerikan Hazine Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre, aralarında resmi kurumların da bulunduğu Çinli yatırımcılar Amerikan hükümetinin tahvillerinin 585 milyar dolarlık bölümünü elinde bulunduruyor. Amerika Birleşik Devletleri'nin toplam borcunun yaklaşık 3 trilyon dolarlık kısmı yabancılara. Bu alacağın yüzde 40'ı ise Çinli ve Japon yatırımcıların. Veriler, aralarında merkez bankaları ve emeklilik fonlarının da bulunduğu yabancıların Amerikan hükümetine borç veren yatırımcılar arasında bulunduğuna işaret ediyor. Geçen yıl Çinlilerin portföyü yüzde 25 oranında artarken, aynı dönemde Japonların portföyünde düşüş yaşandı. Sonuç ise, Çin'in Amerikan hazinesinden en alacaklı ülke haline gelmesi. Çin'in yatırımlarındaki artış küresel ekonomideki öneminin de giderek daha ağırlık kazanması anlamına geliyor. Amerikan yatırımlarındaki dev portföyü uygulamakta olduğu döviz politikasının da bir yansıması aslında. Çin hükümeti, kendi para birimi Yuan'ın değer kazanmasını önlemek için dolar satın alarak piyasalara müdahale ediyor. Bu müdahalenin gerekçesi ise, Çin parasındaki hızlı artışın Çin üretimi malların rekabet edebilirliğini zayıflatma olasılığı. Çinli yetkililer, satın aldıkları dolarları da karlı bir yatırım aracı haline getirip Amerikan hükümetine borç vererek değerlendiriyor. Bazı iktisatçılara göre, Çin başta olmak üzere Asya ülkelerinin yatırımları Amerikan Merkez Bankası'nın son yıllarda faiz oranlarını düşük tutmasına neden oldu. Düşük faizlerin borçlanmayı kolaylaştırmasının yarattığı kredi köpüğünün patlaması da, son uluslararası mali krizin en önemli nedenleri arasından gösteriliyor. | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||