|
'Kafkasya yeni krizlere gebe' | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Oxford Üniversitesi'nden tarih profesörü Mark Almond, Gürcistan'la Rusya arasındaki krizin, Kafkasya'da istikrarsızlığı daha da artırabileceğini söyledi. BBC Türkçe'nin sorularını yanıtlayan Prof. Almond şunları söyledi. BBC TÜRKÇE: Gürcistan'la Rusya arasındaki kriz gerçekte kim tarafından ve hangi gerekçeyle başlatıldı ve çatışmanın bölgenin genelinde nasıl bir etkisi olacak?
MARK ALMOND: Krizin en doğrudan nedeni Gürcistan Cumhurbaşkanı Saakaşvili'nin Güney Osetya'yı askeri güçle tekrar ele geçirmeyi denemesiydi. Bu da iki nedenden ötürü, Rusya'nın karşılık vermesini doğurdu; birinci neden bölgedeki Rus barış gücü askerlerinin varlığı, diğeri ise Güney Osetya vatandaşlarının büyük çoğunluğunun Rus pasaportu taşıyor olmalarıydı. Dolayısıyla, Gürcistan açısından bu hamlenin sonuçları hesaplanmadan yapılmış dikkatsiz bir hamle olduğunu düşünüyorum. BBC TÜRKÇE: Dünya medyasındaki yorumlarda da genel de Gürcistan'ın bu son hamlesinde büyük bir hesap hatasına düştüğü yorumları yapılıyor. Peki, Gürcistan yönetimi sonuçları böylesine vahim olan bir hesap hatasını nasıl yapabildi? Gürcistan'ın aldığı kararın arka planında neler vardı? MARK ALMOND: Nasıl olup da kimsenin, bu işgale Rusya'nın askeri anlamda nasıl tepki vereceğini hesaplamamış olduğunu tahayyül etmek çok zor. Bu kararı alırken, Gürcistan Cumhurbaşkanı'nın aklında olup bitenlere dair tek söyleyebileceğim, muhtemelen, Saakaşvili'nin Rusya'nın bu tür durumlarda geri adım atmasına alışmış olması. Bunun dışında Saakaşvili'nin 2003 yılında iktidara gelmesinde bile Rusya Dışişleri Bakanı'yla yaptığı anlaşmanın büyük payı olduğunu ve Saakaşvili'nin o zaman Rusya'yı, Gül devrimi olarak anılan dönüşüme dahi ikna etmeyi başardığını akılda tutmak gerek. Gül devriminden bir yıl sonra da, Saakaşvili'nin ülke içindeki muhaliflerinden ve Acar bölgesinin kontrolünü elinde tutanları bu bölgenin yönetimini Saakaşvili'ye bırakmaya ikna etmişti. Dolayısıyla Saakaşvili, Rusların geri adım atmasına alışık. Ancak, son yıllarda, hem Kremlin'de hem de Rus halkında dış siyasete ilişkin hava çok değişti. Ruslar artık kendilerini geri adım atmak zorunda hissetmiyorlar. BBC TÜRKÇE: Peki bu yaşananlar sonunda, Rusya hem Gürcistan karşısında hem de genel olarak bölgedeki konumunu ne ölçüde güçlendirdi? MARK ALMOND: Aslına bakarsanız, bence Ruslar tüm bu olayların hiç olmamasını tercih ederlerdi. Çünkü, bu savaştan önceki mevcut statükoda Güney Osetya ve Abhazya fiili olarak Gürcistan'dan bağımsızdı ancak başka ülkeler tarafından tanınmıyordu. Rusya'da zaten genel olarak ayrılıkçılığa karşı çıkan bir ülke. Kosova'daki tavrı da bu yöndeydi ve Amerika ve İngiltere'nin bu konudaki tutumlarını da yoğun bir şekilde eleştiriyordu. Amerika ve İngiltere ise Kosova'nın nevi şahsına münhasır bir durum olduğunu dolayısıyla Kosova'nın bağımsızlığını tanımanın sorun yaratmayacağını savunuyordu. Ancak, Güney Osetya'da yaşayan biri olsanız, haliyle bu size o kadar da açık bir doğru gibi gelmez. Batılı güçlerin buradaki tavrının ikilikler taşıdığını söyleyebiliriz. Eski Yugoslavya'da ayrılıkçılığı desteklerken, Gürcistan gibi ülkelerde buna karşı çıkıyorlar. BBC TÜRKÇE: Peki sizce, Gürcistan'ın Güney Osetya'ya girmesinin ardından, Rusya'nın birkaç gün içinde Gürcü ordusunu Tiflis'e kadar geriletmesi ve şiddetli bir savaş yaşanması, zaten istikrarsız olan bölgeyi yeni krizlere gebe hale de getirebilir mi? MARK ALMOND: Bölgede yeni bir kriz doğması riski önümüzde duruyor. Bence Rusya'nın bölge bağlamında istemediği şeylerden biri Türkiye ile ilişkilerinin kötüye gitmesi. Kanımca hem Türkiye hem de Rusya, iki ülke arasında bağımsız bir Gürcistan'ın bulunmasını tercih edeceklerdir. Sovyetler Birliği dönemindeki gibi Türkiye ile doğrudan bir sınırı, her iki ülke de arzulamıyor. Yaşanan bu kriz durumu, Gürcistan'ın kendi içinde bir süre daha siyasi istikrarsızlık yaşayacağını açıkça işaret ediyor. Bölgedeki komşu ülkeler de, örneğin Azerbaycan ve Ermenistan bu krizin örneğin Karabağ konusuna nasıl bir etkide bulunacağını değerlendireceklerdir. Yine, bölgenin bazı yerlerindeki iktidar boşluğu, silahlı grupların daha aktif hale gelmesine yol açabilir. Bunun Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattı üzerine de etkisi olabilir. BBC TÜRKÇE: Birçok gözlemciniin öne çıkardığı bir başka yorum da, batının bu olayda, Gürcistan'ı Rusya'ya karşı kullanıp kullanmadığı? Siz bu yorumlara nasıl yaklaşıyorsunuz? MARK ALMOND: Bence, batılı ülkeler, özellikle de Amerika Birleşik Devletleri Gürcistan'ın hem demokratikleşme süreci hem de NATO'nun genişlemesi bağlamında bir model ülke olmasını istiyordu. Bence bu krizin NATO'nun genişlemesine olumsuz etkileri olmuştur, sonuçta şimdilerde Almanya'dan Türkiye'ye kadar pek çok NATO üyesi ülke, Gürcistan'ı müttefik olarak kabul etmenin ne kadar doğru olduğunu tekrar sorguluyorlardır. Çünkü bu krizle birlikte savunmaya yönelik konumlanan NATO'nun küçük bir devlet tarafından bir savaşa çekilme riski de ortaya çıkıyor. | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||