|
Tayvan-Çin yakınlaşması | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Tayvan'da iktidardaki Komintang (Milliyetçi Parti) lideri altı günlük resmi bir ziyaret için Çin'e hareket etti.
Parti lideri Wu Poh-hsiung tarafından yapılacak olan ziyaret, iki tarafın yakınlaşma sürecinde bir başka adım olarak değerlendiriliyor. Komintang başkanı Wu, Çin'de, aralarında Çin Başbakanı Hu Jintao'nun da bulunduğu üst düzey yetkililerle görüşecek. Wu, 1949'yılında Çin ile Tayvan arasında, iç savaş sonrası yaşanan ayrışmanın ardından, bu ülkeyi ziyaret edecek ilk Tayvan iktidar partisi lideri olacak. Taraflar arasında 10 yıldır doğrudan görüşme yapılmıyordu. Wu'nun gezisi, yeni Cumhurbaşkanı Ma Ying-jeou'nun göreve başlamasından birkaç gün sonrasına rastlıyor. Cumhurbaşkanı Ma, yemin töreninin ardından, Çin'le uzun bir süredir kesilmiş olan ilişkilerin Haziran ayında tekrar başlatılacağını duyurmuştu. Tayvan ile Çin arasındaki ilişkilerdeki bu yakınlaşma sinyalleri, Tayvan'ın bağımsızlık yanlısı siyasetçilerinin ülkede iktidarı kaybetmelerinin ardından verilmeye başlandı. Cumhurbaşkanı Ma’nın selefi Chen Shui-bian, Tayvan’ın resmi olarak bağımsızlığı yönünde adımlar atarak Çin yönetiminin tepkisini çekmişti. Gündemde ulaşım ilişkileri var Komintang lideri Wu, Çin Başbakanı Hu Jintao ile Çarşamba günü bir araya gelecek. Görüşmelerde gündemin üst sıralarında, Çin ile Tayvan arasında karşılıklı uçak seferleri yapılması ve Çinli turistlerin Tayvan'ı ziyaretlerine izin verilmesi gibi başlıkların olması bekleniyor. Ancak, Taipei'deki BBC muhabiri Caroline Gluck, Wu'nun Çinli yetkililerle herhangi bir anlaşma imzalama yetkisi bulunmadığını söylüyor. Tayvan'ı kendi toprağı olarak gören Çin, geçmişte, resmi olarak bağımsızlık ilan etmesi halinde Tayvan'ı ilhak edeceği tehdidinde de bulunmuştu. Ancak Tayvan 1949 yılından bu yana ayrı bir hükümete sahip. Çin ile Tayvan 1993 yılında diyalog sürecine girmiş ancak 1995'te Tayvan cumhurbaşkanının ABD ziyareti ardından süreç Çin tarafından sona erdirmişti. Diplomatik skandallar Tayvan'ın yeni cumhurbaşkanı, geçen haftaki yemin töreninde yaptığı konuşmada, Çin'le diplomasi alanında ateşkes çağrısında bulunmuş, bu çetin mücadelenin Tayvan için utanç verici skandallara yol açtığını söylemişti. Taipei’deki muhabirimiz, Tayvan’ın diplomatik sahada müttefikler edinmek ya da bu ittifakları sürdürmek uğruna büyük paralar harcadığını bildiriliyor. Bir süre önce bu vakalardan biri dev bir skandala dönüşmüştü. Tayvan hükümeti, Papua Yeni Gine'nin kendisini tanımasını sağlamaları için iki arabulucuya 30 milyon dolar ödediği, ancak arabuluculardan birinin parayla birlikte ortadan kaybolduğu ortaya çıkmıştı. Tayvan'ın yeni cumhurbaşkanı Ma Ying-jeou, yemin töreninde yaptığı konuşmada, Tayvan ve Çin'in uluslararası ilişkilerde artık bir ateşkese gitmeleri ve birbirleriyle rekabet etmek yerine iş birliği içinde çalışmaları gerektiğini söyledi. | İlgili haberler Tayvan'da 30 milyonluk skandal06 Mayıs, 2008 | Haberler Çin'de tarihi buluşma12 Nisan, 2008 | Haberler Tayvan'ın yeni lideri Ma22 Mart, 2008 | Haberler Çin 'ajan gazeteciyi' erken bıraktı05 Şubat, 2008 | Haberler Krosa tayfunu Çin kıyılarında07 Ekim, 2007 | Haberler Çin'den Tayvan insiyatifi29 Nisan, 2007 | Haberler Ülke rehberi: Çin15 Ocak, 2004 | Özel Dosyalar | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||