|
Kara deliklerin sırlarına doğru | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
ABD'de bilim adamları, uzaydaki kara deliklerin sırlarından bazılarını çözdüklerini söylüyor.
Kara delikler, tam olarak anlaşılamayan güçlü çekim bölgeleri. Uzaydaki tozları, hatta bazı yıldızları bile yutabiliyorlar. Kara deliklerle ilgilenmemiz gerekiyor. Günün birinde içinde yer aldığımız galaksi, bu deliklerden biri tarafından, bir daha asla ortaya çıkmamacasına yutulabilir. Bu olasılık o kadar da teorik veya uzak sayılmaz. İçinde bulunduğumuz Samanyolu galaksisinin tam ortasında bir yerlerde, bir kara deliğin gizleniyor olması ihtimali bile var. Ancak bunların bilinmesine rağmen, gökbilimciler hala önlerine çıkan herşeyi, hatta ışığı bile yutan bu açgözlü canavarlar hakkında çok az şey biliyor. ABD'deki Boston Üniversitesi'nden Prof Alan Marscher ve arkadaşları, karadeliklerin derinliğine şu ana dek hiç olmadığı kadar inmeyi başardıklarını açıkladı. Her ne kadar daha çok gaz, toz, zaman zaman da yıldız yutmalarıyla bilinse de, kara deliklerin aynı zamanda parçacıklardan oluşan yoğun birtakım tepkisel akımları, üstelik de ışık hızında yaydıkları biliniyor. İnsanoğlunun geliştirdiği hemen hemen bütün teleskop türlerini kullanan Prof Marscher, bu patlama akımlarının nerede ve ne şekilde oluştuğunu çözdüklerini söylüyor. Marscher bu salımların kara deliğin en ucunda yer alan, kıvrımlı bir manyetik alanda oluştuğunu, tepkisel parçacıkların burada hızlanıp yoğunlaştığını söylüyor. Kara deliklerin, yani uzay zamanının büküldüğü alanın içinde nelerin yer aldığı ise bir sır olmaya devam ediyor. Ve eğer kuramsal fizikçiler haklıysa, bu garip fiziksel olgunun içinde neyin yer aldığını öğrenmemiz asla mümkün olamayacak. | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||