BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 03 Nisan, 2008 - TSİ 12:33
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
'AKP kapatılırsa müzakereler durur'

Adalet ve Kalkınma Partisi hakkındaki kapatma davası, bugün Brüksel'de, Avrupa Komisyonu'nun gündemindeydi.

Jan Marinus Wiersma

Komisyonun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn, Komisyon üyelerine AKP'yi kapatma davası ve yaklaşan Türkiye ziyareti konusunda bilgi verdi.

Rehn önceki açıklamalarında AKP'nin kapatılmasının müzakerelere etkisi olabileceğini ima etmiş, partinin kapatılması için gerekçe görmediğini söylemişti.

Kapatma davasının Türkiye Avrupa Birliği ilişkilerine olası yansımalarına dair tartışmalar Komisyon ile sınırlı değil.

Avrupa Parlamentosu yetkilileri de gelişmeleri yakından izliyor.

Her ne kadar parlamentonun, birliğin siyasi kararlarını doğrudan etkileme imkanı olmasa da, kamuoyu ve hükümetlerin görüşlerini yönlendirme ve yanstıma açısından önemi büyük.

Parlamentodaki ikinci büyük grup olan Sosyalistlerin grup başkan yardımcısı Jan Marinus Wiersma da, bu konudaki eleştirilerini en net şekilde ifade edenlerden birisi. Davanın siyasi gerekçeler taşıyor olabileceği kaygısından söz eden Wiersma'dan bu kaygısını açıklamasını istedik.


JAN MARINUS WIERSMA: Bu dava, iddianame, ve anayasa mahkemesinin davayı görme kararının, siyasi olduğunu düşünüyorum ve korkarım bu süreç partizanca, ve hukukun üstünlüğünün geçerli olduğu bir ülkede olmaması gereken bir durum. Daha evvel de yargı sistemin ünlü yazar Orhan Pamuk aleyhine işlediğini görmüştük. Aynı şekilde de şimdi de iktidar partisi için hayatı zorlaştırıyorlar. Ben bu mücadelenin parlamentoda verilmesi gerektiğini, ülkeyi ilgilendiren meseleleri, halkın oylarıyla seçilenlerin tartışması gerektiğini düşünüyorum.

BBC: Partilerin kapatılmasına ilke olarak karşı olduğunuzu söylüyorsunuz... Siz iddianameden hareketle, bu davanın yeterli zemini bulunmadığını, siyasi olduğunu mu düşünüyorsunuz?

JAN MARINUS WIERSMA: Eğer bir savcının anayasaya aykırı gördüğü uygulamalar varsa bu münferit vakalar soruşturulmalıdır, belki mahkemeye de gidilebilir. Ancak bu vakaları bir araya getirip bir dosya oluşturmak ve AK Partinin bütününün, İslamcı bir parti olarak görülmesi gerektiğini, böyle bir gündemi olduğunu öne sürmek, bence fazla ileriye gitmek. Bakın, eğer hükümet Türkiye'yi İslamcı bir noktaya yönlendirmek isterse buna ilk karşı çıkan biz oluruz. Ancak elimizde buna dair bir veri yok. Başörtüsü meselesinin, Türkiye'nin İslamlaştırılmasının ilk adımı olduğu iddiaları ikna edici değil.

BBC: Peki sizin iddianameyi ayrıntılı olarak inceleme fırsatınız oldu mu?

JAN MARINUS WIERSMA: Temel olarak başörtüsü meselesini kullandıklarını biliyorum. Şimdiki hükümetin Türkiye'yi bir İslam devletine dönüştürmeye çalıştığını kanıtlamaya ya da buna işaret etmeye çalışıyorlar. Ancak Bizim Erdoğan hükümetiyle yaşadığımız deneyim farklı... Bu, son 20-25 yılda ülkede reform yapmak ve ülkeyi çağdaş standartlara ve Avrupa standartlarına ulaştırmak için en fazla çalışan hükümet.

BBC: Sonuçta Anayasa Mahkemesi davayı görmeyi kararlaştırdı. Siz açıklamalarınızın bu sürece ve ülkenin iç işlerine müdahale niteliğinde görülmesinden endişe etmiyor musunuz?

JAN MARINUS WIERSMA:Avrupa Birliğine üyelik için müzakereler yürüttüğümüzden, bizlerin; Türkiye'de hukukun üstünlüğü ve demokrasiyle ilgili konularda yorum yapmaya hakkımız vardır diye düşünüyorum. Çünkü gerek müzakereler gerekse üyelik için başlıca kriterlerden biri, ülkenin demokratik standartlara göre yönetilmesidir. Oysa bence tüm bunlar, ülkede yargının bağımsızlığı konusunda soru işaretleri yaratıyor.

BBC: Türkiye, laikliğe karşı faaliyetler gerekçe gösterilerek açılan parti kapatma deneyimini daha önce Refah Partisi ile yaşadı... O zaman Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bu kararı onamıştı. Bu durumu farklı mı görüyorsunuz?

JAN MARINUS WIERSMA: Bence öncelikle, AK parti ile Refah Partisini karşılaştırmak, pek mümkün değil, çünkü o İslamcı gündemi olan bir partiydi. Bence Erdoğan gibileri bundan bir ders aldılar ve İslami referansı olan bir parti geliştirmeye çalıştılar. Örneğin bizim de ülkemizde Hıristiyan Demokrat partilerimiz olduğu gibi. Dolayısıyla bence AK Parti'yi daha önceki partilerle karşılaştırmak uygun değil. AK parti'nin siyasete yaklaşımı geçmişte faaliyet gösterip kapatılmış partiden farklı.

BBC: Kapatma davasının, özellikle de olası bir kapatma kararının Avrupa Birliği ile ilişkiler açısından olumsuz etkileri olabileceğini söylüyorsunuz... Nedir bununla kastettiğiniz?

JAN MARINUS WIERSMA: Bizim için de bir belirsizlik dönemi olacak, çünkü davanın nasıl sonuçlanacağını bilmiyoruz. Türkiye'de siyaset felç olacak, çünkü her şey bu davaya yoğunlaşacak, dediğim gibi eğer sonunda AKP yasaklanırsa, hükümetsiz, parlamentosunun yarısı boş bir ülke göreceğiz... Ve müzakere edecek kimse olmayacak karşımızda. Uygulamada bu, Türkiye ile Avrupa Birliği müzakerelerin fiilen durması anlamına gelir.

İlgili haberler
İngiliz basınında kapatma davası
01 Nisan, 2008 | Basın Özeti
AKP davası kabul edildi
31 Mart, 2008 | Avrupa
AKP davasında ön inceleme
31 Mart, 2008 | Avrupa
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik