|
Altından rekor fiyat | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Amerikan ekonomisindeki durgunluk tahminlerinin tetiklediği kaygılar, Merkez Bankalarının aldığı önlemlere karşın giderilemiyor.
Yatırımcıların güvenli yatırım araçlarına yönelme arayışları, petrolün varil başına fiyatını 110 dolar, altının ons fiyatını da ilk kez bin doların üzerine çıkardı. 2007'de yüzde 32 değer kazanan altın, 2008 başında bu yana da, yüzde 20 değerlendi. Piyasa uzmanı Milton Ezrat, son artışı, doların değer kaybetmesine bağlıyor. "Petrol ve altın, fiyatı dolarla ölçülen küresel mallar. Dolayısıyla, dolar değer kaybettiğinde, bu malların dolar değeri artar." diyen Ezrat, ayrıca, ABD'nin mali durumu konusunda kontrolü kaybetmiş olduğu yönünde kaygılar bulunduğunu kaydediyor. Bu yöndeki kaygıları abartlı bulan Ezrat, bununla birlikte korkuların sonucu olarak, paranın, petrol ve altına aktığını söylüyor. Uzmanlar, Amerikan doları ve Amerikan ekonomisinin büyümesine ilişkin kaygılar sürdükçe, altının değer kazanmaya devam edeceği görüşünde. Önde gelen finans kuruluşlarından Fortis Bank'ın analizlerine göre, Amerikan ekonomisine ilişkin her olumsuz veri; iki nedenle altın fiyatlarını etkiliyor. Birincisi, altına yönelik güvenli yatırım düşüncesini pekişmesi. İkincisi de, doların, Amerikan Merkez Bankası'nın faiz oranlarında indirimlerine devam edeceği beklentisi nedeniyle düşmesi. Bu düşüş, dün de keskin biçimde sürdü. Amerikan doları dün aralarında özellikle Japon yeni ve euronun da bulunduğu önde gelen para birimlerine karşı değer kaybetmeye devam etti. Dünkü işlemler sırasında bir dolar, 1995'ten bu yana ilk kez 100 Japon yeninin altına düştü. Uzmanlar, ABD'de sorunlu emlak piyasasıyla ilintili yatırımları nedeniyle, bankalar ve 'hedge fonları'nın kayıplarına ilişkin ayrıntıların ortaya çıkmasıyla, dolardaki düşüşün devam edeceğini tahmin ediyor. Bu arada, ABD'nin ekonomik durgunluğun eşiğinde olduğuna ilişkin işaretler de gelmeye devam ediyor. Şubat ayındaki perakende satışlarına ilişkin çarşamba günü açıklanan resmi veriler düşkırıklığına neden oldu. Bu verilerden önce açıklanan istatistikler de, hizmet sektörünün küçülmekte olduğuna, işsizlik oranının da, son beş yılın en yüksek düzeyine çıktığına işaret ediyor. Merkez Bankası'nın ardarda aldığı faiz indirimi kararları ve Beyaz Saray'ın tüketici harcamalarını canlandırmayı amaçlayan önlemlerine karşın, beklentiler, halen yüzde 3 olan fazi oranının daha da aşağı çekilebileceği yönünde. Uzmanlara göre, bu durum doları zayıflatmayı sürdürecek, buna ek olarak da enflasyon oranlarında artışa neden olacak. Ayrıca, petrolün varil başına fiyatının son günlerde 110 dolar civarında seyrediyor olması da, dünya ekonomisinin geleceğine ilişkin kaygıları artırıyor. | İlgili haberler Piyasalarda zincirleme tedirginlik13 Mart, 2008 | Haberler Doların değeri en düşük düzeyde12 Mart, 2008 | Haberler Dünya ekonomisinde durgunluk16 Şubat, 2008 | Haberler Altın fiyatlarında tırmanış15 Ocak, 2008 | Haberler Altın ve petrolde rekor fiyat03 Ocak, 2008 | Haberler | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||