BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 16 Kasım, 2007 - TSİ 18:46
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Türkiye dış politikası ve Kuzey Irak

Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ geçtiğimiz günlerde gazetecilerin sınır ötesi askeri müdahale konusunda sordukları soruları "Tezkere meclisten geçti. Artık, operasyonun uygulanması sürecindeyiz" diyerek cevapladı.

Celal Talabani

Başbuğ'un bu açıklamalarından önce ise, Kürdistan Demokrat Partisi dış ilişkiler sorumlusu Safin Dizayi Türk gazetecilerle bir araya gelmiş, PKK'ya karşı Kuzey Irak'taki Kürt partilerin bir takım adımlar attıklarını ancak sonuç almanın biraz zaman alacağını söylemiş ve Türkiye'den zaman istemişti.

Peki, Türkiye ile Kuzey Irak'taki Kürdistan Özerk Yönetimi ilişkilerinin arka planında neler oluyor? Sınırötesi operasyon tartışmaları bağlamında, Türkiye dış politikası Kuzey Irak'taki Kürdistan Özerk Yönetimi tarafından nasıl algılanıyor?

BBC Türkçe'den Güney Yıldız Irak Cumhurbaşkanı ve Kürdistan Yurtseverler Birliği lideri Celal Talabani'nin eski baş danışmanı Kamran Karadağı'yla konuştu ve şu anda Londra merkezli El Hayat gazetesinin muhabiri olan Karadağı'ya önce; Türkiye dış politikasını nasıl değerlendirdiğini sordu.


K.K. Bu konuda biraz yakın tarih bilgisine ihtiyaç var. Saddam Hüseyin'in devrilmesi dönemine kadar Ankara, Irak Kürdistan'ındaki Kürt yönetimiyle doğrudan ilişki halindeydi. O zamanlar bu konuda bir problem yoktu. Hem Talabani hem de Barzani bu dönemde resmi olarak Türkiye'ye davet edildiler.

Türkiye başbakanı ve cumhurbaşkanıyla görüşmeler yaptılar. Fakat Saddam Hüseyin'in devrilmesinden sonra durum değişti. Türkiye sanırım, Kürt yönetimini tanımanın ve görüşmenin iç politikada yapacağı etkilerden çekinerek buna yanaşmıyor. Türkiye'de bazı kesimlerin Kürt liderleri özellikle de Barzani'yi hedef haline getirme çabaları var ki bu ilişkiler açısından pek yardımcı olmuyor. Ancak tüm bu görünen gerginliğe rağmen, Türkiye ile Kürt yönetimi arasında çok canlı ilişkiler var.

 Ankara Kürt siyasetçileri, Kürt Yönetimi adına değil, parti temsilcisi olarak kabul etmek istiyor

Yalnız, Burada ironik bir durum var. Ankara Kürt siyasetçileri kabul etmeye hazır görünüyor, daha geçenlerde Kürt yönetiminden bir heyet Türkiye'deydi ve resmi temaslarda bulundu. Ama Ankara bu kişilerle Kürt yönetiminin temsilcileri olarak görüşmek istemiyor. Partilerin temsilcileri olarak kabul ediyor.

G.Y. Türkiye'nin şu anda izlediği dış politika Kuzey Irak'taki Kürt grupları nasıl etkiliyor?

K.K. Türkiye de devlet mekanizması, bu konuda farklı pozisyonlara sahip gibi görünüyor. Ordudan başka bir şey duyuyorsunuz, Dışişleri Bakanlığı'ndan başka bir şey. Ya da başbakanlığın farklı bir bakış açısı olabiliyor, Milli İstihbarat Teşkilatı'nın farklı. Türk medyasında yazılanlarında dışişleri politikasını tam olarak yansıttığını söyleyemeyiz bence. Ancak, ilişkiler dışarıdan göründüğü kadar kötü değil. Türkiye ile Kürt yönetimi arasındaki ilişkiler çok canlı ve çok boyutlu.

 Türk medyasında yazılanların Dışişleri politikasını tam olarak yansıttığını söyleyemeyiz

Türk işadamlarının Irak Kürdistan'ında yaklaşık 4-5 milyar dolarlık yatırımları var. Ayrıca, ben her zaman, Türkiye'nin Kürt sorunun çözümünde anahtar bir rolü olduğuna inandım. Sadece, Kürt nüfusun çoğunluğunun yaşadığı yer olması bakımından değil, potansiyeli olan demokratik bir ülke olması bağlamında Türkiye, tüm bölgeyi etkileyecek bir rol üstlenebilir.

G.Y. Peki son gerginlik sürecinde, ilişkileri nasıl değerlendiriyorsunuz?

K.K. Son gerginliğe gelirsek, bence sınıra asker sevk edilmesinin nedenlerinden biri siyasi baskı unsuru yaratmak. Türkiye'de birçok kesim, Suriye üzerinde baskı oluşturarak Abdullah Öcalan'ın çıkarılmasının sağlanmasına benzer bir şekilde baskı oluşturmak istiyorlar.

Yoksa Türkiye için Irak Kürdistan'ında geniş çaplı bir operasyon yapılması Türkiye için de çok kolay değil. Anladığımız kadarıyla, Türkiye'de askerler de böyle düşünüyor. Gazeteci Fikret Bila'nın kitabında ismi geçen ordu yetkilileri askeri müdahalenin bir sonuçlar doğurmayabileceğini kabul ediyorlar.

G.Y. Özellikle Türkiye Başbakanı Erdoğan ve Amerikan Başkanı Bush görüşmesinden sonra Kürt yönetiminin PKK'ya ilişkin tavrında belirgin bir farklılık görünüyor. Siz Türkiye ile Kürt yönetimi arasında bir diyalog kurulmasını olası görüyor musunuz?

K.K. Aslında perde arkasında temaslar sürüyor. Bence olaylar, Türkiye ile Kuzey Irak'taki Kürt yönetimi arasında doğrudan ilişkiler kurulmasına doğru adım adım gidecek. Türkiye'nin, Irak'taki merkezi hükümet Kürt yönetiminin onayını almadan Kuzey Irak'ta pek bir şey yapılamayacağını anlayacağını düşünüyorum. PKK sorununun çözümü için Türkiye, Kürt yönetimiyle görüşmesi gerektiğini anlayacaktır.

PKK yalnızca Türkiye için bir sorun değil, Iraklı Kürtler olarak bizim içinde bir sorun. Çünkü PKK olmasa, Türkiye ordusunu sınıra getirmek zorunda kalmayacaktı. Ancak, Iraklı Kürtler geçmişte PKK'ya karşı askeri yöntemler kullandılar ancak bunlar çok bir sonuç getirmedi. Son zamanlarda, Iraktaki Kürtlerin PKK'ya karşı aldıkları önlemlere gelince, bence bunlar daha önceden alınmalıydı. Bu çok önemli, çünkü PKK bir problem ve onu tecrit etmek için yapılabilecek her şey yapılmalı.

G.Y. Kuzey Irak'taki Kürt politik aktörlerin tutumları arasında Türkiye ile yaşanan siyasi sorunlar konusunda önemli farklılıklar var mı?

K.K. Bir şeyi açıklamama izin verin. Barzani'nin tüm Kürtlerin lideri gibi davrandığı gibi bir izlenim var. Bence bu doğru değil. Başkan Barzani, Irak'taki Kürt liderliğin bir parçasıdır. Irak'taki Kürtler tarafından seçilmiş bir liderdir. Kendisi açık bir şekilde Irak Kürdistan'ı dışındaki Kürtleri temsil yetkisi ve otoritesi olmadığını defalarca açık bir şekilde söylemiştir.

Liderler arasındaki ayrılığa gelince, bence ayrıldıkları nokta olaylara yaklaşımlarındadır. Yoksa aldıkları tutumda değil. Sonuçta Mesut Barzani, Kürdistan Özerk Yönetimi'nin başkanı ve buna göre davranıyor. Celal Talabani ise Irak'ın Cumhurbaşkanı. Talabani son zamanlarda, "Irak Cumhurbaşkanı seçildiğimde, Kürt gömleğimi çıkarıp, Iraklı gömleğimi giydim" dedi.

Barzani böyle bir şey yapamaz. Bu söylediklerimden daha da ileri gidip şunu söyleyeceğim: Eğer durum tersi olsaydı. Yani Talabani, Irak Kürdistanı'nın lideri olsaydı, bu roller değişmiş olacaktı.

İlgili haberler
'Türkiye ABD planına dahil olmamalı'
24 Kasım, 2008 | Haberler
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik