|
İran'da Laricani ayrışması | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Ali Laricani; İran'ın nükleer konulardaki baş müzakerecisi sürpriz bir şekilde istifa etti.
Laricani'nin dünyada en iyi tanınan İranlı siyasetçilerden biri olması ve istifanın gerçek sebebinin bilinmemesi, olayın ardındaki sır perdesini daha koyu bir hale getiriyor. Ancak bu istifanın ardından yaşananlar da, bir hayli dikkat çekici. Ülkenin dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, "Laricani'nin istifasına izin verilmemeliydi" dedi ve İranlı parlamenterler Laricani'ye destek için bir mektup kaleme aldı. Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'ın da Laricani'nin yerine kendisine yakın bir ismi ataması ve Laricani'nin istifasının çektiği tepkiler üzerine Ermenistan ziyaretini yarıda kesip ülkesine dönmesinin akla getirdiği soru şu: ''Ülkenin iki güç odağı, yani Hamaney ve Ahmedinejad arasında, İran'ın nükleer programı konusunda bir fikir ayrılığı mı yaşanıyor?'' BBC Farsça Servisi'nden Abbas Azimi'ye göre evet. ''Evet, bu olayın iki taraf arasındaki bazı farklılıkları, hatta sürtüşmeyi yansıttığını söyleyebiliriz. Eğer olay istifadan ibaret olsaydı, bunun kişisel bir sebebi olabileceğini, ya da ülkenin her ülke gibi, herhangi bir yetkilisini değiştirme ihtiyacı duyduğunu söyleyebilirdik.'' ''Ancak istifanın ardından gelen eleştiriler durumu değiştirdi. Eleştiriler Laricani'ye değil, istifasını kabul eden Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'a yönelikti. "Cumhurbaşkanı nasıl olur da böyle bir zaman da bu istifayı kabul eder?" diyordu eleştirenler. Çünkü bu olay, Avrupa Birliği ile İran arasında başlayacak yeni müzakere turundan iki üç gün önce meydana geldi.'' İran'ın dış politikasında son sözü, ülkenin ruhani lideri Ayetullah Ali Hamaney belirliyor. Dolayısıyla İran'ın nükleer programı konusunda da ipler aslında onun elinde. 'Çatışma değil, üslup farkı' Uzmanlara göre Hamaney bu konuya daha pragmatik bir açıdan yaklaşıyor. Hamaney ve çevresine göre, uluslararası toplum ile müzakere edilmeli, hatta gerekirse uranyum zenginleştirme programı askıya alınmalı. Ancak Ahmedinejad'ın daha sert bir tutumu olduğu biliniyor. Cumhurbaşkanı'nın bu konuda, zaman zaman Batı'yı karşısına almaktan kaçınmadığı da. BBC Farsça Servisi'nden Abbas Azimi'ye göre de bu son olay, Ahmedinejad ile Hamaney arasındaki daha derin bir çatışmayı değil, bu üslup farkını ortaya koyuyor. ''Bu olayın İran İslam Cumhuriyeti yönetimindeki bir bölünmeyi yansıttığını düşünmüyorum. Siyasi kararlar konusunda değil de, izlenecek taktik konusunda bir görüş ayrılığı bence bu. Taktikten bahsederken şu örneği verebilirim. Laricani, gücünün farkında olan ve bunu kullanarak bazı mesajlar veren bir siyasetçiydi. Bu da Ahmedinejad'ı rahatsız ediyordu.'' ''Mesela Rusya lideri Putin geçen hafta İran'ı ziyaret ettiğinde, Ali Laricani, Putin'in Ahmedinejad'a nükleer konuda çok önemli bir mesaj vereceğini açıklamıştı. Ancak sadece bir iki saat sonra Ahmedinejad bir açıklama yaptı ve, Putin'in, İran'ın nükleer programı konusunda hiçbir önerisi ya da telkini olmadığını söyledi.'' ''Laricani'nin istifasına giden yolda bu olayın, bardağı taşıran son damla olduğu konuşuluyor Tahran'da.''
Ahmedinecad'ın etkinlik arayışı İran cumhurbaşkanı, sonunda Ali Laricani'nin yerine kendine yakın bir isim olan Said Celili'yi atadı başmüzakereciliğe. Peki Celili nasıl bir isim? BBC Farsça Servisi'nden Abbas Azimi, ''öncelikle Ahmedinecad'a çok yakın'' diyor. ''Ali Laricani, devrimin ilk günlerinden başlayarak, İran yönetiminin en yüksek makamlarında bulunmuş bir isimdi. Bakanlık yaptı, devlet televizyonunu yönetti, ki birçok bakanlıktan daha önemlidir, daha sonra da baş müzakereci oldu. Dolayısıyla gücü, tecrübesinden kaynaklanıyor.'' ''Ayrıca İran yönetiminin tepe noktalarındakiler ile son derece güçlü bağlantıları vardı. Bu makamların çoğunu bizzat akrabaları dolduruyordu zaten. Said Celili ise İran siyasetinde yeni ve genç bir isim. Daha önce Dışişleri Bakan yardımcılığı yaptı ama çok ön plana çıkan bir isim değildi.'' ''Ancak Celili isminde önemli olan, Ahmedinejad'a çok yakın olması. Cumhurbaşkanı ona çok güveniyor. Avrupa Birliği ile nükleer müzakerelerin çok kritik bir safhaya geldiği düşünüldüğünde, Ahmedinecad'ın bu görevde, kolay etkileyebileceği bir ismin olmasını tercih ettiği anlaşılıyor. Artık Arupalı yetkililer ile toplantılarda konuşulanları en son duyan olmak istemiyor.'' | İlgili haberler 'Nükleer siyaset değişmeyecek'22 Ekim, 2007 | Haberler Cheney'den İran'a uyarı22 Ekim, 2007 | Haberler BM'den İran'a 'nükleer' heyet11 Temmuz, 2007 | Haberler Lizbon'da İran AB görüşmesi24 Haziran, 2007 | Haberler Nükleer müzakerelerde 'ilerleme'26 Nisan, 2007 | Haberler AB İran'a yaptırım uygulayacak23 Nisan, 2007 | Haberler | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||