|
Afganistan'da yolsuzluk her yerde | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Afganistan başsavcısı Abdülcabbar Sabet, yolsuzluk veya uyuşturucu ticaretine karışmış üst düzey yetkililere karşı mücadele edebilmek için ülkede görev yapan çok uluslu barış gücü ISAF'ın yardımının gerektiğini söyledi.
BBC'nin sorularını yanıtlayan Sabet, emirlerinde hala silahlı milis güçleri olduğundan, bu kişilere dokunamadığını söyledi. Uluslararası Güvenlik Destek Gücü ISAF ise bu alanda desteğin, sunulan yetki tanımının dışında kaldığını belirtiyor. Yolsuzluk, Afganistan'ın karşı karşıya olduğu en büyük sorunlardan birisi. Rüşvet ve yolsuzluğun, polis teşkilatı, yargı, hatta Dünya Bankası'na göre, devletin üst kademelerine kadar işlediği kaydediliyor. Integrity Watch Afghanistan (Afganistan İtibar İzleme Grubu) adlı ABD merkezli yolsuzlukla mücadele grubundan Lorenzo Delegg, sorunun yaygınlığına şöyle bir örnek veriyor: Halkın yüzde 70'i son bir yıl içinde rüşvet olayları ile karşı karşıya kalmış. Delegg, "Afganistan'da 2006'da her ailenin cebinden yılda ortalama 100 dolar rüşvet çıktığını hesapladık. Bu orta düzey bir memurun iki aylık maaşı ediyor" diyor. Başsavcı Abdülcabbar Sabet geçen yıl bu göreve getirildiğinde yolsuzluğa karşı cihad açtığını ilan etmişti. Ülkenin en önemli sorunlarını terör uyuşturucu kaçakçılığı ve yolsuzluk olarak sıralayan yetkiliye göre, bu üç mesele birbiri ile bağlantılı. Ancak Sabet, bu sorunla mücadele girişimlerinde başarısızlığa uğramış. Bazı güçlü isimleri yolsuzlukla suçlayıp bazılarını tutuklama girişiminde bulunmasına rağmen, tutuklama emirlerini uygulatamadığından yakınıyor. Kimi zaman, polis ve silahlı milisler arasında çatışmalar yaşandığından söz eden Sabet, ISAF'ın bu gibi durumlara müdahale etmediğinden yakınıyor. Sabet'in suçlamaları, ona pek çok düşman kazandırdı. Ancak kamuoyunun desteğinin arkasında olduğunu, mücadelesini sürdüreceğini söylüyor. AB elçisi de katılıyor BBC'ye açıklama yapan AB'nin Afganistan özel elçisi Francesc Vendrell de bu alanda sıkıntılar yaşandığına katılarak, uluslararası bir askeri birimin desteği olmaksızın, yasadışı milislerin silahsızlandırılmasının mümkün olmayacağını kaydetti.
AB elçisi bazı üst düzey polislerin bazı komutan ya da aşiret liderleri ile ittifak içine girdiğini, bunun da yolsuzlukları beslediğini belirtiyor. Vendrell, milis güçlerinin varlığının, yolsuzluk, kötü yönetim gibi sorunları beslediği, güneydeki halkı Taleban direnişçilerine destek vermeye sevkettiği görüşünde. Vendrell, ISAF'ın dikkati ülkenin güneyinde Taleban ve diğer direnişçilerle mücadeleye odaklandığından bu alandaki sorunların geri planda kaldığını söylüyor; dikkatin buraya kaydırılması için asker desteği yapan ülkelerin bir uzlaşma sağlamasını diliyor. Afganistan'daki Taleban rejiminin 2001 yılında ABD öncülüğünde devrilmesinden bu yana, silahlı milis gruplarının gücünün kırılması önemli bir öncelik olarak belirlenmişti. Bu grupların silahsızlandırılması görevi hükümete verildi. Ancak bu grupların liderleri, önceliği geniş bir taban kazanmaya veren hükümetin bünyesine katıldığından kararlı bir mücadeleye girişilmesi mümkün olmadı. İlan edilen aflar kapsamında silahlarını teslim edenlerin sayısı pek az oldu. Uyuşturucu üretimi ve kaçakçılığına karşı ülkeye akıtılan yüz milyonlarca dolara rağmen, afyon ekimi ve ticaretinin de önüne geçilemedi. Hatta afyon üretimi, son yıllarda rekor üzerine rekor kırar oldu. | İlgili haberler Mülteci sayısında artış kaygısı 19 Haziran, 2007 | Haberler ABD vurdu, 7 Afgan çocuk öldü18 Haziran, 2007 | Haberler Taliban'dan Afgan polisine darbe17 Haziran, 2007 | Haberler Kabil'de siviller üzerine ateş16 Haziran, 2007 | Haberler NATO Afganistan'ı görüşecek14 Haziran, 2007 | Haberler Karzai saldırıdan kurtuldu10 Haziran, 2007 | Haberler | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||