|
Wolfowitz-Derviş karşılaştırması | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Dünya Bankası Başkanı Paul Wolfowitz'in, bir buçuk yıl kadar önce aynı kurumda çalışan kız arkadaşının, terfi anlamına gelen bir şekilde Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı'na atanmasını sağladığı suçlamaları, örgüt içinde büyük bir gürültü kopardı.
Wolfowitz suçlamaları nedeniyle özür diledi, ancak istifa etmeyeceğini söylüyor. Konu hakkında karar yetkisi olan Dünya Bankası İcra Kurulu, 'durumu büyük endişe ile izlediğini' belirtiyor. Meseleyi görüşmekte olan Kurul'un Wolfowitz'e yönelik cezai bir karar alıp almayacağı, ya da bu kararın ne zaman alınacağı ise açıklanmıyor. Muhatap olduğu ülkeler karşısında yolsuzlukla mücadelede sıfır tolerans ilkesine vurgu yapan Dünya Bankası, kendi içinde ne kadar titiz bir denetim mekanizmasına sahip olduğunu Banka'nın 90'lı yılların sonundaki Başkan Yardımcısı ve Baş ekonomisti Joseph Stiglitz'e sorduk. Stiglitz "Ortada bir sorumluluk sistemi var, mesele bunun yeterli olup olmadığı" dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü: "Dünya Bankası, icra direktörlerine karşı sorumludur, onlar da gelişmeleri bankanın hissedarı durumundaki kendi başkentlerine rapor ederler. Bu başkentlerin büyük bölümünde demokratik yollardan seçilmiş ve kendi seçmenlerine karşı sorumlu olan hükümetler var. Yani bu, dolaylı yollardan işleyen bir sistem. Bu kapsamda işlerlik sağlayabilmek için de son derece dürüst, açık ve şeffaf olmak gerekli. Dahası dışarıdan da bu şekilde algılanmak gerekli. Sorun da bu noktada başlıyor." Nobel ödüllü ekonomist Stiglitz'e göre, bu karmaşık sistemde çoğu zaman bir ülkenin sorun ya da pürüz olarak gördüğü bir gelişme, gözden kaçıp gidebiliyor. Banka kademelerini yakından tanıyan Stiglitz, bu sorunların yapısal olduğunu ve en tepeden başladığını kaydediyor. "Bunu daha da büyük bir sorun haline getiren, Dünya Bankası başkanının seçilme biçimi. Seçim hep kapalı kapılar ardında yapılıyor, hep bir Amerikalı seçiliyor ve seçilecek kişiyi Amerikan hükümeti aday gösteriyor. Üstelik adayını Amerikan Kongresinin bile onayına sunmuyor" diyen Stiglitz bu atamaların diğer icra direktörleri tarafından ise formalite şeklinde onaylandığını, Paul Wolfowitz'in de pek çok çevrede, böyle tuhaf şekilde atanmış bir kişi olarak görüldüğünü belirtti.. Joseph Stiglitz, bu gelişmelerin kurumun yolsuzlukla mücadele tavrına gölge düşüreceğini savunuyor. İç denetim mekanizmalarının etkin şekilde işletilmesi sadece Dünya Bankası'nda değil, daha pek çok uluslararası kuruluşta tartışılan bir konu. Çözüm nasıl sağlanabilir? Stiglitz, tercih edilmesi gereken yaklaşıma örnek olarak, Kemal Derviş'in Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Başkanlığına seçilmesini gösteriyor. "Bu sorunların çözümlenmesi tabii ki zor ama imkansız değil" diyen Stiglitz, sözlerini şöyle noktaladı: "Birleşmiş Milletler, Kalkınma Programı'nın başına bir başkan getireceği zaman, seçim sürecinin açık ve şeffaf olması için elerinden gelen herşeyi yaptılar. Çok sayıda kişinin görüşlerini aldılar. Ve nihayetinde seçtikleri kişi, Türkiye'den, fevkalade bir kişi oldu." "Buradaki ironi şu. Ekonomiden sorumlu bir bakan olarak görev yapmış, Princeton'da öğretim görevliliği yapmış, Dünya Bankası Başkan Yardımcılığı'nda bulunmuş bir kişiden söz ediyoruz. Pek çokları Dünya Bankası'nın başkanlığına işte böyle bir kişi getirilmeli diyordu. Ama Derviş'in sahip olmadığı tek bir nitelik vardı: Amerikalı değildi. Cumhuriyetçi bir Amerikan vatandaşı değildi." | İlgili haberler Wolfowitz'in geleceği sallantıda16 Nisan, 2007 | Haberler Savaşın maliyeti tahminlerin üstünde09 Ocak, 2006 | Haberler Wolfowitz istediğini alamadı19 Eylül, 2006 | Haberler Dünya Bankası'na İngiliz tehdidi14 Eylül, 2006 | Avrupa 'Dehşet verici bir atama'17 Mart, 2005 | Haberler Wolfowitz Dünya Bankası Başkanı01 Haziran, 2005 | Haberler | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||