BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 28 Mart, 2007 - TSİ 19:15
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Arap Birliği'nde Orta Doğu zirvesi
Arap liderler Riyad'da başlayan Arap Birliği Zirvesi'nde Orta Doğu barış sürecini canlandırmaya yönelik bir girişimi ele alıyor.

Arap Birliği
Taslak 2002'de hazırlandı

Liderler Suudi Arabistan'ın ilk kez 2002 yılında gündeme getirdiği ve İsrail ile Arap ülkeleri arasında ilişki kurulmasına yönelik barış planını görüşüyor.

İlk gündeme geldiği yıllarda planı reddeden İsrail'den son günlerde ihtiyatlı da olsa olumlu sinyaller geliyor.

Zirvenin katılımcılarından da, planın önemli bir fırsat olduğu ve elden kaçırılmaması gerektiği yolunda telkinler yapılıyor.

Zirveye Filistin ulusal birlik hükümetinin başbakanı İsmail Hanya'yla birlikte katılan Mahmud Abbas ise, ''Eğer Arap girişimi sonuç vermezse, yakın gelecekte barış için bir şans daha doğacağını zannetmediğini'' söyledi.

Suudi Dışişleri Bakanı Prens Suud el Faysal da, İsrail'in planı reddetmesi halinde, "geleceğini savaş tanrılarının ellerine teslim edeceğini" ifade etti.

Zirveye katılan BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon, "Ziyaretim ardından bu zirvenin son yıllarda yaptıklarınızın en önemlisi olduğuna ikna oldum. Orta Doğu uzun zamandır olmadığı kadar karmaşık, kırılgan ve hassas bir durumda." dedi.

Ban Ki Moon'un yanı sıra Avrupa Birliği'nin dış politika yüksek temsilcisi Javier Solana da zirveye katılıyor.

ABD'nin ve AB'nin bölgede ilişkilerin geliştirilmesi çabalarına destek verdiği de biliniyor.

Türkiye'den Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da toplantılara katılmak üzere Riyad'da...

'Bölgenin geleceğini Araplar çizmeli'

Zirvenin ev sahibi Suudi Arabistan Kralı Abdullah, açılış konuşmasında uluslararası topluma, Filistinlilere uygulanan boykotu kaldırma çağrısı yaptı.

Filistin yönetimi, geçen yıl başında Hamas'ın genel seçimi kazanmasından bu yana mali yaptırımlara hedef oluyor.

Kral Abdullah'ın konuşması sert ve dobra mesajlar içeriyordu. Kral, Irak'ın işgalini 'yasadışı' olarak ifade etti; Arapların yabancı güçlerin bölgenin geleceğini tayin etmesine izin veremeyeceğini söyledi.

Bölgedeki en eski ve önemli müttefiklerinden gelen bu ifadeleri Washington'un nasıl değerlendireceği merak konusu.

Bu, Suudi Arabistan'ın ev sahipliğinde düzenlenen ilk Arap Birliği zirvesi. Zirvelere şimdiye dek çoğunlukla birliğin merkezi durumundaki Mısır ev sahipliği ediyordu.

Ancak Suudi Arabistan son aylarda bölgedeki ağırlığını artırma gayreti içinde.

Riyad yönetimi son olarak Filistinli rakip siyasi grupların ulusal birlik hükümeti kurma girişimleri konusunda arabuluculuk etmiş, aylardır süren müzakereler, Mekke'de yapılan görüşmeler ile sonuca ulaşmıştı.

BBC'nin bölge uzmanı Magdi Abdelhadi, Suudi Arabistan'ın kendisini böyle bir rol oynamak zorunda bulmuş olabileceğini kaydediyor.

Zira, İran'ın bölgede artan etkisi, Irak, Lübnan ve Filistin topraklarındaki sorunlar bölgenin bütününde asayişi tehdit ediyor ve Riyad'ı kaygılandırıyor.

Kral'ın planı

Suudi Arabistan Kralı Abdullah'ın Arap-İsrail barış planının liderlerden destek bulması pek güç değil.

Kral Abdullah ve Mahmud Abbas
Suudi Arabistan Filistin ulusal birlik hükümeti için arabuluculuk yaptı

Kral'ın ilk olarak 2002 yılında, henüz tahta çıkmamışken gündeme getirdiği plan, o zaman da Arap liderlerden destek görmüş, benzer bir zirve sonunda kabul edilmişti.

Ancak o dönemde Beyrut Deklerasyonu olarak adlandırılan planın hayata geçirilmesi mümkün olmadı.

Planın özü, İsrail'in 1967'de işgal ettiği topraklardan çekilmesi karşılığında Araplarla ilişkilerinin normalleştirilmesi, yani İsrail'in ilk kez tanıması.

İlk ortaya çıktığında plana soğuk bakan İsrail'den şimdi "planın müzakerelerde bir başlangıç noktası olabileceği" yönünde açıklamalar geliyor.

Bununla birlikte plan, ilişki kurulması için Doğu Kudüs'ü de içeren bir Filistin devletinin kurulmasını ve 1948 yılında İsrail devleti kurulurken evlerinden ayrılmak zorunda kalan Filistinli mültecilerin geri dönmeleri konusunda 'adil bir çözüm' bulunmasını da öngörüyor.

İsrail bu noktalara ise şiddetle itiraz ediyor. İtirazlar İsrail ile sınırlı da değil.

Libya, bu girişimin 'Filistin davasının satılması' olacağını savunarak zirveyi boykot ediyor.

Filistin siyasetinin en etkili gücü durumundaki Hamas örgütünün de plan konusunda çekinceleri olduğu kaydediliyor.

Ancak Filistinli kaynaklar Hamas'ın plana karşı çıkmayacağını belirtiyorlar.

İsrail'in planda değişiklik yapılması çağrıları, bakanlar düzeyindeki hazırlık toplantısında yanıt bulmadı.

22 üyeli birliğin dışişleri bakanları hafta başında planı görüştükten sonra, liderlere herhangi bir değişiklik yapmadan sunmayı kararlaştırmıştı.

Birliğin Genel Sekreteri Amr Musa, İsrail'in önce teklifi kabul etmesi gerektiğini, değişiklik yapılıp yapılamayacağının daha sonra konuşulabileceğini söyledi.

Lübnan da konuşuluyor

Zirvede ele alınacak başlıklardan biri de Lübnan'da yaşanan siyasi istikrarsızlık.

Filistinlilerin sergiledikleri birlik görüntüsüne karşın Lübnan zirveye iki farklı heyetle katılıyor.

Bu heyetlerin başlarında Cumhurbaşkanı Emil Lahud ve anayasa gereği görevde olmaması gerektiğini savunduğu Başbakan Fuad Sinyora bulunuyor.

Suudi Arabistan Kralı Abdullah dün Lübnan siyasetinde etkili olan Suriye'nin Devlet Başkanı Beşar Esad ve Lübnan Başbakanı Fuad Sinyora'yla ayrı ayrı görüştü; bugün de Lübnan Cumhurbaşkanı'yla bir araya gelmesi bekleniyor.

Yetkililer zirvede Lübnan'daki siyasi açmaza yönelik bir formülün de gündeme gelebileceğinden söz ediyorlar.

Zirvenin sonuç bildirgesinde Lübnan'a ve eski Başbakan Refik Hariri'nin ölümünü araştıracak bir mahkeme kurulmasına destek ifadelerinin yer alması bekleniyor.

Irak ve Sudan ile ilgili gelişmelerin de gündeme geleceği zirve iki gün sürecek.

Bu zirvede bazı ilkler de yaşanıyor.

Açılış oturumunda BM Genel Kurulu'nun Başkanı sıfatıyla bir konuşma yapan Bahreynli diplomat Haya Raşid El-Halifa, Birliğe 1945 yılında kurulmasından bu yana hitap eden ilk kadın oldu.

İsrail'in Yedioth Ahronot gazetesinden bir muhabir de zirveyi izleyen ilk İsrailli basın mensubu.

ABD'den Ban Ki-Moon'a eşlik eden heyetle yola çıkan gazetecinin ülkeye İsrail pasaportu ile girmiş olması ise zor görülüyor.

Zira iki ülke arasında ilişki bulunmuyor.

İlgili haberler
Arap Birliği'nden barış planı
26 Mart, 2007 | Haberler
Kral Abdullah'dan ABD'ye çağrı
08 Mart, 2007 | Haberler
Arap Birliği'den BM'ye çağrı
04 Mart, 2007 | Haberler
Araplar Filistin'e baskıyı delecek
13 Kasım, 2006 | Haberler
Rice, Abbas'a destek arıyor
03 Ekim, 2006 | Haberler
Arap Birliği'nden BM'ye çağrı
09 Ağustos, 2006 | Haberler
Arap toplumu içten içe kaynıyor
17 Temmuz, 2006 | Haberler
Arap Birliği'nden Filistin'e destek
28 Mart, 2006 | Haberler
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik