|
Barışa Lübnan engeli | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İsrail'in Haaretz gazetesi, İsrail ve Suriye'nin 2004 yılında başlayan ve iki yıl süren gizli müzakereler sonucunda bir barış anlaşması metninde mutabakata vardığını, ancak Lübnan'daki savaşın süreci sekteye uğrattığını yazdı.
Haber üzerine bir açıklama yapan İsrailli yetkililer, hükümet dışı birimler arasında temaslar olabileceğini belirtirken, Suriyeli yetkililerse İsrail ile böyle bir müzakere yapmadıklarını dile getirdi. Ancak Devlet Başkanı Beşar Esad'ın, son olarak 2000 yılında yapılan resmi barış müzakerelerinin devamı konusundaki iradesini gizlemediği biliniyor. Haaretz'in haberine göre, tarafların üzerinde anlaşmaya vardığı çerçeve, İsrail askerlerinin Golan Tepeleri'nden çekilmesini ve Suriye'nin, İsrail karşıtı militan gruplara desteğe son vermesini öngörüyordu. Haaretz'e göre söz konusu müzakereler 2004-2006 yılları arasında, Avrupa'nın çeşitli kentlerinde son derece gizli bir şekilde gerçekleştirildi. Bu müzakerelerden İsrail ve Suriye liderlerinin de haberi olduğu vurgulandı. Haberin hangi kaynağa dayandırıldığı açıklanmazken, İsrail Başbakanı Ehud Olmert'in sözcüsü, bu tür bir müzakereden haberdar olmadıklarını açıkladı. Ancak adının açıklanmasını istemeyen İsrailli bir başka üst düzey yetkili, gayrı resmi görüşmelerin gerçekleştiğini, bunların hükümetin resmi insiyatifi olmadığını belirtti. Türkiye arabulucu Haaretz'in haberine göre, Türkiye'nin İsrail-Suriye müzakerelerindeki rolü şöyle başladı: Suriye Devlet Başkanı 2004 yılının Ocak ayında Türkiye'yi ziyaret etti. İsrail Dışişleri Bakanlığı eski genel müdürü ve İsrail'in eski Ankara büyükelçisi Alon Liel de, bu sırada İstanbul'daydı ve Suriye heyeti ile aynı otelde kalıyordu. Türk Dışişleri Bakanlığı'ndaki dostları Liel'e, Beşar Esad ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan arasındaki görüşmelerde İsrail konusunun önemli bir yer tuttuğuna ilişkin ipuçları veriyor. Birkaç gün sonra İsrail'e dönen Liel, Türkiye'nin o dönemdeki Tel Aviv Büyükelçisi Feridun Sinirlioğlu'ndan bir görüşme daveti alıyor. Sinirlioğlu bu görüşmede, Esad'ın Erdoğan'dan, Türkiye'nin İsrail ile iyi ilişkilerini kullanarak, Suriye ile müzakere kanallarını tekrar açmasını istediğini aktarıyor. Sinirlioğlu da Liel'den, Ariel Şaron yönetimin gizlice nabzını yoklamasını ve Türkiye arabulucuğunda, Suriye ile gizli görüşmeler yürütmeye nasıl baktıklarını anlamasını istiyor. Liel bu görüşmenin ardından, sadece İsrail tarafı ile değil, Suriye ile de temasa geçmeyi uygun buluyor. Bu işi de, Washington'da yaşayan Suriyeli Alevi işadamı İbrahil Süleyman üstleniyor. Ailesi Beşar Esad ile aynı köyden olan Süleyman, Amerikalıların da geçmişte Şam yönetimi ile temas kurmasına yardımcı olmuş bir isim. İbrahim Süleyman Suriye'ye gidiyor ve Türkiye Büyükelçisi ile Şam'daki evinde kalıyor. Büyükelçi'ye verdiği mesaj; Suriye'nin İsrail ile derhal müzakerelere başlamaya hazır olduğu yönünde. Ancak Şam yönetimi, bunun akademik düzeyde değil, resmi müzakereler şeklinde olmasını talep ediyor. İsrail bunu kabul etmeyince, Feridun Sinirlioğlu 2004 yazının sonlarına doğru Liel'e, Türkiye'nin çabalarının sonuç vermediğini büyük üzüntüyle dile getiriyor. Ancak Liel ve İbrahim Süleyman pes etmiyor ve müzakereleri başka kanalları kullanarak başlatmayı başarıyor. | İlgili haberler Lübnan için Arap Birliği devrede11 Aralık, 2006 | Haberler Nasrallah 'direnişe devam' dedi08 Aralık, 2006 | Haberler Lübnan krizi nereye gidiyor?01 Aralık, 2006 | Haberler 'Suriye, Lübnan'da darbe planlıyor'01 Kasım, 2006 | Haberler | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||