|
AB gündemi: Enerji | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Avrupa Birliği üyesi 25 ülkenin liderleri bugün gayri resmi bir zirve için Finlandiya’nın Lahti kentinde biraraya geliyor.
Liderler bir günlük zirvede Avrupa Birliği’nin yeni teknolojik gelişmeleri teşvik etme politikalarını ve ortak enerji stratejisini ve yasa dışı göçe karşı Birlik düzeyinde ortak tutum planlarını ele alıyorlar. Fakat, Birliğin geleceği için hayati öneme sahip olduğu düşünülen bu konulara ilişkin görüşmeler, Rusya Federasyonu Başkanı Vladimir Putin’in zirveye davet edilmesi nedeniyle patlak veren tartışmalar yüzünden ikinci plana itilmiş durumda. Avrupa Birliği, ortak bir enerji politikası belirlemede Rusya ile olan ilişkilerine büyük bir önem veriyor. Fakat Rusya’daki insan hakları ve demokrasi sorunlarından ve ülkenin enerji piyasasını serbest rekabete açmamasından rahatsız olan birçok Avrupalı siyasetçi, Birliğin Vladimir Putin ile sıcak ilişkiler içinde olmasını eleştiriyor. Bilim ve teknoloji Bilim ve tekroloji alanında, yeni buluşları, gelişmeleri teşvik etmek, Avrupa’nın yaratıcılığını geliştirmek AB liderlerinin gündemindeki konulardan biri. Avrupa Birliği, yakında 27 üyeye ulaşacak bir ekonomik blok olarak uluslararası alanda rekabet etmek zorunda. Avrupalılar, bir yanda Amerika Birleşik devletleri ve Japonya karşısında geri düşme, öte yandan Çin ve Hindistan gibi yükselen güçlerle rekabette yetersiz kalma endişesini taşıyor. Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso, geçtiğimiz hafta Avrupa Parlamentosu’na hitap ederken bu endişeleri dile getirdi.
“Avrupa Birliği’nin araştırmaya ayırdığı kaynak gayri safi milli hasılasının yüzde 1,9’una denk düşüyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde ise bu oran şu sırada yüzde 3. “Son yıllarda Nobel ödülü kazanan bilimadamlarının büyük bir çoğunluğunun Amerikalı olması, ya da Amerika’da çalışması dikkat çekici. Avrupa’da araştırmacıların yaklaşık yarısı iş dünyası tarafından finanse ediliyor, Amerika’da ise yüzde 80’i... “Gerçek şu: Avrupa yeni buluşlar ve araştırma alanında geride kalıyor. Statükoyu devam ettirmek bizim için bir seçenek olamaz. Bu alanda çok daha fazla çaba harcamamız, stratejik bir yaklaşım geliştirmemiz gerekiyor.” Avrupa Birliği’nin bu alanda oluşturmayı hedeflediği ortak politikalar, bilimsel araştırmalara yapılacak yatırımların, daha büyük oranda, ticari olarak başarılı ürünlere ve hizmetlere dönüşmesini hedefliyor. Bunun için de yeterli kaynakların oluşturulması, özel sektör, üniversite ve araştırma kurumları ve kamu sektörü arasında daha sıkı bir işbirliği sağlanması, şirketlerin fikri mülkiyet haklarının korunması, üye ülkeler arasında etkili bir ortak standartlaşma yöntemi oluşturulması gibi önlemler tartışılacak. Enerji Lahti zirvesinde bir diğer önemli konu, Avrupa birliği’nin ortak bir enerji politikasına sahip olması ve Birlik dışındaki ülkelerle enerji alanında girilecek ilişkilerde tek bir sesle konuşabilmesi. Tabii burada akla gelen ilk ülke Rusya. Bu yılın başında, Rusya Ukrayna’ya gaz sevkiyatını kesmiş, Ukrayna’nın yanısıra, bu ülke üzerinden Rusya ve Kazakistan doğal gazını alan Avrupa ülkeleri de, son yılların en soğuk kış aylarında bu kesintiden etkilenmişti. Yaşanan bu kriz, Avrupa’da bir süredir ortada olan bazı soruların ciddi şekilde tartışılmaya başlanmasına neden oldu. Dönem Başkanı Finlandiya’nın Avrupa Bakanı Paula Lehtomaki, “Birlik şu sırada, enerji ihtiyacının yüzde 50’sini ithal ediyor. Bu konuda birşey yapmazsak, bu oran önümüzdeki yirmi yıl içinde yüzde 70’e yükselecek” diyor. Putin'e tavır Liderler Rusya ile ortak bir enerji anlaşması sağlamanın yollarını da tartışıyor. Bu konu zirve akşamında gündemin ana maddesi. Çünkü Vladimir Putin zirveye davetli ve Birlik liderleri ile akşam yemeğinde biraraya gelecek. Fakat Avrupa’da birçok kişi, özellikle gazeteci Anna Politkovskaya’nın öldürülmesinin hemen ardından, Rusya’daki insan hakları ve demokrasi sorunlarının gündemde olduğu bir sırada, Avupalı liderlerin Putin ile kadeh tokuşturmasından rahatsız. Bir diğer sorun da, Rusya ile stratejik bir ortaklık oluşturulmaya çalışılırken, Moskova’nın özellikle enerji alanında pazarını özel sektöre açmaya direnmesi ve Gazprom’un bir tekel gibi davranarak, Avrupa ile ilişkilerde istediği koşulları dayatabilmesi. Finlandiya Başbakanı Matti Vanhanen, akşam yemeğinde Rusya’daki demokrasi ve ifade özgürlüğü sorunlarını da gündeme getirecekleri vaadinde bulundu ama, Avrupa parlamentosundaki Yeşiller grubunun lideri Daniel Cohn-Bendit gibi bir çok kişi ikna olmuş değil.
Daniel Cohn Bendit, Rusya ile ilişkileri geliştirmenin gerektiğine kendisinin de inandığını vurguluyor, ama artık bu ülkedeki uygulamalara karşı bir duruş sergilemenin vaktinin geldiği görüşünde. “Shalke 04 Gazprom tarafından satın alındığında, Chelsea takımı Abramoviç tarafından satın alındığında hepimiz memnun gülümsüyoruz. Putin her hafta sonu gelip Almanya’da lig maçlarını izlediğinde çok seviniyoruz. “Fakat bunun karşılığında Rusya halkı nasıl bir bedel ödüyor, Çeçen halkı nasıl bir bedel ödüyor? Ve biz ne yapıyoruz? Memnun mesut gülüyoruz. Bu utanç verici bir tutum. Rusya’daki korkunç uygulamalara gözümüzü kapatıyoruz. “Ben de Putin ile müzakere yapılması gerektiğini düşünüyorum. Ama bu, onunla mum ışığında başbaşa yemek yememiz anlamına gelmez.” |
İlgili haberler Rusya'yla enerji pazarlığı17 Temmuz, 2006 | Haberler Ukrayna-Rusya gaz kavgası bitti16 Ağustos, 2006 | Avrupa G-8 arefesinde Putin'le başbaşa14 Temmuz, 2006 | Haberler Rusya-AB zirvesinde gündem enerji25 Mayıs, 2006 | Avrupa Rusya ve AB'den güvenceler25 Mayıs, 2006 | Avrupa Rusya'da enerji yatırıma muhtaç23 Mayıs, 2006 | Avrupa Putin'den Batı'ya enerji sitemi27 Nisan, 2006 | Avrupa Gazprom'dan AB'ye uyarı20 Nisan, 2006 | Avrupa | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||