|
'Irak'ta işkence artmış olabilir' | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Birleşmiş Milletler, Irak'ta işkencenin halen Saddam Hüseyin döneminden de büyük bir sorun olabileceğini söyledi.
Örgütün işkence raportörü Manfred Novak; bazı milis güçleri, terörist gruplar ve Irak hükümetine bağlı güçlerin en temel insan haklarını bile dikkate almadan hareket ettiklerini belirtti. BM raportörü, Irak'ta hükümet bünyesindeki gözetim merkezlerinde işkence yapıldığına dair önemli kanıtlar olduğunu da açıkladı. Manfred Novak, bu kanıtların Ürdün'de yaşayan Iraklılarla yapılan görüşmelere dayandığını söylüyor. Novak işkence konusunda yapılacak bir soruşturma kapsamında Irak'ı ziyaret etmekten de memnun olacağını belirtiyor. Ancak BM raportörü; Irak'ta güvenlik konusunda ilerleme sağlanamaması ve başkent Bağdat'ta çok sık korunan Yeşil Hat dışına çıkamaması halinde, işkence konusunda doğru bir rapor hazırlayamayacağını da vurguluyor. Birleşmiş Milletler'e bağlı Irak'a Yardım Misyonu da dün Bağdat'ta bir morgda bulunan cesetlerde işkence izlerine rastlandığını açıklamıştı. Bu kişiler üzerinde elektrik ve yanık izlerine rastlandığı; bazılarının gözlerinin oyulduğu, bazılarının da dişlerinin söküldüğü belirtilmişti. Rapora tepkiler BBC Bağdat muhabiri Jim Muir, Irak siyasetinin ana partilerinden bazılarının, işkencenin Saddam Hüseyin döneminden artık daha yaygın olduğunu kabul ettiğini; fakat bunun geçmişteki gibi ''kurumsallaşmadığını'' söylediklerini aktarıyor. Öte yandan Irak'taki Amerikalı askeri yetkililer ise, Irak İçişleri Bakanlığı'na bağlı çalışan ''ölüm mangaları'' iddiasını destekleyecek hiçbir kanıta rastlamadıklarını açıkladılar. Mezhepler arası şiddet girdabının giderek derinleştiği Irak'ta durumun kötü, hatta korkunç olduğunu hiçkimse inkar etmiyor. 'Kurumsal işkence yok' Fakat genel kanı, işkence vakalarındaki artışın, Iraklı yetkililerin benimsediği resmi bir politikadan ziyade, doğrudan bu şiddet sarmalıyla ilişkili olduğu yönünde. Kendilerine bağlı milis kuvvetleri olan iki ana Şii parti, Saddam Hüseyin dönemine nazaran işkence olaylarının şimdi daha çok olduğunu kabul etmekle birlikte, her ikisi de, ''fakat kurumsal bir işkence politikası yok'' diyor. Bu Şii gruplardan biri, şu anki işkence vakalarından dolayı da Saddam Hüseyin taraftarlarını ve aşırı dinci Sünni direnişçileri suçladı. Şii militanlar da Irak'ta birçok kişi tarafından -Amerikalılar dahil- çok sayıda adam kaçırma, işkence ve cinayet olayından sorumlu tutuluyor. Bağdat'ta artık neredeyse her gün kentin çeşitli yerlerinde parçalanmış, işkence görmüş cesetler bulunuyor. Irak hükümeti, militanlarla baş edememekle; mezhep gruplarının karşılıklı intikam saldırılarını engelleyecek güvenlik ortamını sağlayamamakla suçlanıyor. Hükümete bağlı gözaltı merkezlerinde işkence uygulandığına dair bilgiler var fakat buralarda yaşananlar, sokaklardaki mezhep cinayetleri kadar korkunç bir kategoride değil. İçişleri Bakanlığı, ölüm mangalarına yataklık etmekle suçlansa da, üst düzey Amerikalı askerler kendi soruşturmalarında bu yönde hiçbir bulguya rastlamadıklarını söylediler. | İlgili haberler Annan'dan Irak uyarısı19 Eylül, 2006 | Haberler Genel Sekreterden iç savaş uyarısı19 Eylül, 2006 | Haberler Kerkük'te polis ve partiler hedef17 Eylül, 2006 | Haberler Bağdat kan gölü16 Eylül, 2006 | Haberler Bağdat'ta 49 ceset daha15 Eylül, 2006 | Haberler Irak'ın işgali 'felaketti'14 Eylül, 2006 | Haberler Bağdat'ta 60 ceset bulundu13 Eylül, 2006 | Haberler Irak'ın dört bir yanında ölüm10 Eylül, 2006 | Haberler | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||