|
BM kararındaki belirsizlikler | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
BM Genel Sekreteri Kofi Annan, 1701 sayılı Güvenlik Konseyi kararının tamamen hayata geçirilmemesi halinde Lübnan'da yeni bir savaş yaşanabileceği uyarısında bulundu. Ancak Konsey kararındaki belirsizlikler, bölgedeki tüm ülkeleri uzun vadeli bir çözüme dahil etmeye çalışan Kofi Annan'ın işini zorlaştırıyor.
Lübnan krizinden sonra Batılı ülkeler arasında ateşkesin koşulları, karar tasarısının içeriği, yeni barış gücünün yapısı ve bu gücün görev tanımı konusunda ciddi görüş ayrılıkları yaşandı. Birçok temel noktada belirsizlikler henüz ortadan kalkmış değil. Bazı uzmanlar, 11 Ağustos'ta alınan Güvenlik Konseyi kararının, çatışmaların durdurulabilmesi uğruna aceleye getirildiği görüşünde. Bu uzmanlara göre, kararda askeri seçenek dışlandığı için kısa vadede Hizbullah'ın silahsızlandırılması eskisinden daha da zor hale geldi. Lübnan krizi Hizbullah'ın elini güçlendirdi. Bir aydan daha uzun süren çatışmalarda Hizbullah, etkili ve iyi silahlanmış bir güç olduğunu gösterdi. Savaş ayrıca Hizbullah'ın İsrail'e karşı meşru bir direniş hareketi olduğu tezini güçlendirdi. Genişletilmiş barış gücüne asker verecek ülkeler Hizbullah'ı silahsızlandırmak gibi bir görev üstlenmeyeceklerini söylüyor. Bu durum Konsey kararıyla çelişmiyor. Kararda, BM gücünün rolünün sadece Lübnan ordusuna yardım etmek olduğu söyleniyor. Lübnan ordusuna da bölgenin düşmanca faaliyetler için kullanılmasını engelleme sorumluluğu yükleniyor. Karar metninde Hizbullah'ın adı bile geçirilmiyor. Kofi Annan, Lübnan hükümeti istemedikçe BM barış gücünün Lübnan-Suriye sınırında görev yapmayacağını söylüyor. Bu da Konsey kararıyla çelişmiyor. Zira kararda, barış gücünün izinsiz silahların ülkeye girmesini engellemek için Lübnan'a yardımcı olacağı belirtiliyor. Ancak İsrailli liderler, Hizbullah'ın silah alabileceği tüm kanalların kapatılmasında ısrarlı. İsrail bu yüzden, bunu sağlayıncaya kadar deniz ve hava ablukasını sürdürebileceği tehdidinde bulunuyor. Kararda tutsak değişimi konusu ileride yapılacak müzakerelere bırakılıyor. Sadece kaçırılan İsrail askerlerinin koşulsuz serbest bırakılması çağrısı yapılıyor ve İsrail'deki Lübnanlı tutsaklar için çaba harcanması isteniyor. Bunun dışında Şeba çiftlikleri ve Filistin meselesiyle ilgili adımlar da ileri tarihe bırakılıyor. Uzun vadeli ateşkes ve çözüm için yeni bir BM kararı çıkarılması öngörülüyor. Ancak bu kararın ne zaman çıkacağı belli değil. Bir uzman, mevcut ateşkesin bu belirsizlikler sayesinde sağlandığını söylüyor. Peki bu durumda BM'nin barış çabaları başarısızlığa mı mahkum? Bu uzmana göre Lübnanlılar, İsrail'e karşı Hizbullah olmadan da korunabileceklerine ikna olurlarsa örgüt silahlarını bırakarak tamamen siyasi sürece dahil olabilir. En büyük tehlike ise İsrail'in sonuçtan memnun olmadığına kanaat getirip ikinci tura kalkışması Ayrıca Hizbullah'ın en büyük destekçileri İran ve Suriye - çıkarlarına uygun olduğuna karar verirse - barış umutlarını boşa çıkarabilir. | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||