|
'İran Orta Doğu'da ABD'den etkin' | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiltere'nin önde gelen düşünce kuruluşlarından Kraliyet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü, İran'ın Orta Doğu'da halen Amerika Birleşik Devletleri'nden daha fazla nüfuz sahibi olduğunu bildirdi.
Bu rapor, hem Londra hem de Washington'un dikkatini çekmeye aday. Çünkü, rapordan çıkan ana mesaj şu: İran'ın Orta Doğu'daki gücü ve nüfuzu artıyor. Hatta rapora göre İran; Irak'ta ve bölge ülkeleri üzerinde Amerika Birleşik Devletleri'nden çok daha etkin. Rapora göre; İran'ın Orta Doğu'daki nüfuzu, Amerika Birleşik Devletleri'nin önderliğini yaptığı "teröre karşı savaş" sayesinde artış gösterdi. Enstitü'nün, "İran, komşuları ve bölgesel krizler" başlıklı raporu, Amerika'nın Irak ve Afganistan'daki rejimlere son vermiş olsa da; yerlerine istikrarlı siyasi yapılar inşa etmekte başarısız olduğunu savunuyor. Rapora göre, bu istikrarsız ortama, İsrail'in Lübnan ve Gazze'de giriştiği son çatışmalar da eklenince, İran, Amerika'nın yerini alıp Orta Doğu'da en etkili güç haline geldi. Londra merkezli enstitünün raporu şöyle bir sonuca varıyor: ''Orta Doğu'daki teröre karşı savaşta en kârlı çıkanın İran olduğu, pek az şüpheye yer bırakıyor.'' Peki Chatham House'un raporu, İran'da nasıl karşılandı? Bu soruyu, BBC Farsça Bölümü'nden Shariyah Radpour'un bu soruya yanıtı şöyle: ''İran hükümeti söz konusu olduğunda bu olumlu bir haber; çünkü "İran'ın bölgedeki nüfuzu arttı" diyen, Batılı, tanınmış bir stratejik araştırma merkezi. Ama bu pek de yeni bir haber değil, çünkü Batı'nın Orta Doğu politikaları ve İslam dünyası yüzünden, zaten daha önceden de bu konumdaydılar.'' Raporda, Batı'nın Orta Doğu politikası, eleştiri konusu. İran'ın etkinliğinin tehlikeli biçimde görmezden gelindiği ve bu ülkeye karşı sert bir tavır takınmanın, sonuç vermeyeceği anlatılıyor. Bu duruma gerekçe olarak ise nükleer programıyla ilgili olarak İran'a karşı olası bir askeri harekâtın, Irak'taki Şii milislerin, yabancı askerlere saldırılarını arttırabileceği gösteriliyor. 'Lübnan savaşı İran'ı güçlendirdi' Hizbullah ve Filistinli militanların da öyle. Raporun yazarlarından Robert Lowe, ''Lübnan'da bu yaz yaşananlara bakılırsa, İran, Hizbullah'ın İsrail'e karşı mücadelesini, Hizbullah'ın zaferi olarak görüyor. Ama İran, bu savaş sayesinde de güçlendi elbette'' görüşünde. 'Batı öngörüden yoksun'
Chatham House'dan diğer bir uzman, Doktor Ali Ansari de Batı'nın izlediği siyasetin, "öngörüden yoksun" olduğunu savunarak, ''İran, 11 Eylül'den bu yana Amerika'nın Orta Doğu'da yürüttüğü küresel teröre karşı savaşta asıl karlı çıkan; ve Amerika'nın bahsettiği şer ekseni'nin kurucusu olarak gördüğü ülkenin ta kendisi. Bu da esasında Amerika'nın Orta Doğu politikası tamamiyle tutarsız demek. İşleyebilecek ve sonuç getirebilecek bir strateji, bir siyaset geliştirmeyi başaramadılar'' diyor. Ancak bazılarına göre İran Orta Doğu'da güç kazanıyor ama kendi içinde huzursuz. Pentagon danışmanı Edward Luttwak ise, ''İran, şu anda kendi toprakları dışında her yerde güçlü. Bir kere 20 milyon Azeri güneyde özerklik için gösterilere başlamış durumda. Güneydoğuda Belucistanlıların direnişi var. Batı da da Kürtlerin. Ülkenin her yerinde görülüyor'' değerlendirmesini yapıyor. Ama BBC Farsça Bölümü'nden Shariyah Radpour'a göre, bu durum yeni değil ve ''devrimden çok uzun yıllar önce de İran sınırları içinde yaşayan bu insanlar, hep daha fazla özerklik istediler zaten ve bu sürüp gidiyor. Bunu bir sorun ya da kriz diye sunmak yanlış ama bu özellikle de Kürt bölgesinde devam eden bir süreç.'' Türkiye'nin nükleer seçeneği Raporun bir bölümünde Türkiye-İran ilişkileri de ele alınmış. Yapılan analizde, İran'ın nükleer silah sahibi olmak istediği; ancak Türklerin halen bunu önlemek için diplomasi ve askeri operasyonu etkisiz mekanizmalar olarak gördüğü belirtiliyor. Ancak Türkiye'nin ne Irak'tan sonra Orta Doğu'da yeni bir istikrarsızlık, ne de komşusu İran'la düşmanca bir ilişkiye sahip olmak istediği vurgulanıyor. Kraliyet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'ne uzun vadede Türkiye için mantıklı ve güvenilir tek seçenek nükleer silaha yönelmek.
BBC Farsça bölümünden Shariyah Radpour, Türkiye ile İran'ın ikili ilişkilerinin iyi ve arkadaşça olduğunu vurgulayarak şöyle devam ediyor: ''İran ile Türkiye'nin ikili ilişkisi çok iyi ve arkadaşça. Ama konu bölgesel ve uluslararası siyaset olduğunda durum farklı. Sizin de bildiğiniz gibi, Türkiye'nin İsrail'le çok yakın ilişkisi var. İşte İran ile Türkiye ikili ilişkilerinde bu konulara girmekten kaçınıyorlar. Ama bölgesel istikrar söz konusu olduğunda farklı olabilir. Irak'ın özellikle de kuzeyindeki, Kürdistan'daki durum söz konusu olduğunda ise Ankara ve Tahran birbirine çok yakın.'' | İlgili haberler ABD: İran'ın yanıtı incelenecek23 Ağustos, 2006 | Haberler Hamaney'den nükleer rest21 Ağustos, 2006 | Haberler İran'dan BM'ye ret yanıtı06 Ağustos, 2006 | Haberler Hamaney: Direniş görevimiz02 Ağustos, 2006 | Haberler ABD'den 'İran' yaptırımı04 Ağustos, 2006 | Haberler BM'den İran'a nükleer mühlet29 Temmuz, 2006 | Avrupa AB İran'dan yanıt bekliyor11 Temmuz, 2006 | Haberler Bush'tan İran'a uyarı19 Haziran, 2006 | Haberler | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||