BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 16 Mart, 2006 - TSİ 14:14
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Afganistan'ın korku salan hanım ağası

Bibi Ayşe, nam-ı diğer Kaftar
Kaftar Taleban'a, Ruslara ve yerel aşiretlere karşı savaştı
Afganistan'ın Baglan eyaletinin sınırında yükselen dağlar arasında, ülkenin tek kadın aşiret lideri iktidarına sarılıyor.

Ancak güvercin anlamına gelen lakabı 'Kaftar'la anılan Bibi Ayşe için zaman daralıyor.

Afgan hükümeti ve uluslararası destekçileri artık silahlarını bırakmasını istiyor.

"Gözlerim görmez oldu" diyor Kaftar, artık keskin nişan alamadığından şikayet ederek.

Ama savaş yıllarında sergilediği zulmüyle ününe ün katan Kaftar, şiddete düşkünlüğünden bir nebze kaybetmemiş.

Afgan kadınlarının toplumdaki görevinin cepheyi kapsamadığını söyleyenlere inat, "Hâlâ bir çatışma çıksın istiyorum" diyor.

"Eğer savaşçı ruhun varsa; kadınmışsın, erkekmişsin hiç farketmez."

Sosyal rollere verdiği tek tavizse, evin dışında kadınlara bir erkeğin refakat etmesini gerektiren Afgan geleneklerine uyum göstererek, çatışmaya çıkarken bir erkek akrabasını yanına alması.

Güvercin'i silahsızlandırmak

En yakın yerleşim yerinden yola çıkıp, nehir boyunca kemikleri titreten iki saatlik bir yolculuğun sonunda ulaştığımız Kaftar'ın geniş koruma altındaki evi, sırtını dağın yamacına yaslamış.

İçerde 55 yaşındaki Kaftar duruyor; sadık korumaları olan hayatta kalan dört oğlunun ortasında...

Diğer iki oğlu çatışmalarda ölmüş.

Kaftar Taleban'a, Ruslara ve Narin bölgesindeki rakip birçok aşirete karşı savaşmış.

Dağlar, eski Sovyet ve Taleban tanklarının enkazlarıyla dolu.

Kaftar, emrinde 150 adamı olduğunu söylüyor.

Birleşmiş Milletler ise sadece 50 adama yetecek kadar silahı bulunduğunu tahmin ediyor.

Terkedilmiş tanklar
Terkedilen tanklar, bölgedeki iktidar savaşlarının bir göstergesi

Örgütün yasadışı grupların silahlarını bırakması için faaliyet gösteren programında çalışan yetkililer, önümüzdeki aylarda Kaftar'ın silahlarını teslim etmeye başlamasını umuyor.

Afganistan'da silahlarını bırakmayı reddeden tahmini iki bin yasadışı grup gibi, Kaftar da kolay kolay vazgeçecek gibi görünmüyor.

Tüm silahlarını zaten teslim ettiğini iddia ediyor; omzuna asılı Rus Makarov marka tüfeği hariç...

Ama Birleşmiş Milletler yetkilileri bundan şüpheli.

Zira birçok aşiret lideri silahsızlanma kampanyasını eski ya da çalışmayan tüfeklerini teslim edip, modern cephane stoklarını saklayarak aldatmaya çalışmış.

Nitekim, Baglan'da geçtiğimiz yıl bir aşiret liderinin evinde dev bir patlama meydana gelmiş, evin etrafındaki köy de yerle bir olmuş.

Patlamanın nedeni de evin altında saklı olan cephanelermiş.

'Zar, zan, zamin'

Başkent Kabil'de neon ışıkları, internet kafeleri ve cep telefonları dükkanları kentlerin çağdaşlığa doğru ilerlediğini gösterirken, kırsal kesimlerde eski feodal düzen hâlâ geçerliliğini koruyor.

Afgan dilindeki "zar, zan, zamin" - yani altın, kadın, toprak - üçlemesi de, ülkenin yerel yaşamının ne denli şiddetle içiçe örülü olduğunu gösteriyor.

Kaftar, "İnsanlar su gibi, toprak gibi küçük şeyler yüzünden öldürülüyor" diyor, omzunu silkerek.

Eve doğru ilerlerken gördüğümüz bir adama Kaftar'ın evde olup olmadığını soruyoruz.

"Oradadır" diyor karanlık bakışlarla.

Kari Alam
Kari Alam geçtiğimiz yıl silahlarını bırakmış

Bu adamın erkek kardeşinin Kaftar'ın oğullarından biri tarafından öldürüldüğü, kan davasının halen sürdüğünü öğreniyoruz.

50 yaşındaki Kari Alam, "Silahlarınızı bir kez bıraktınız mı, insanlar sizi artık umursamıyor" diyor.

Taleban'a karşı savaşan bir dizi grubun komutasını elinde tutuyormuş eskiden.

Bir yıl önce gönüllü olarak silahlarını ve tanklarını teslim etmiş ve şimdi hükümet ile bölgede halen silahlarını bırakmayan gruplar arasında arabuluculuk yapıyor.

"Aşiret liderleri silahsızlanmaya korkuyor çünkü çok fazla düşmanları var" diyor ve devam ediyor: "Bir sürü kişi de Taleban'ın dönmesinden korkuyor. Kaftar zalim bir aşiret lideriydi. Onun çok fazla düşmanı var."

Burada haydutlar bölgedeki gezginler üzerinden geçiniyor.

En çok nam salmış haydut olan Abdül "Awal" ikinci nesil eşkiyalardan.

Kolu ve bacakları, diğerlerine ibret olsun diye bir aşiret lideri tarafından kesilmiş.

Ama Abdül yine de aile mesleğini devam ettiriyor.

Kaftar, ondan korkusu olmadığını söylüyor.

Kari Alam da bunu doğruluyor: "Kaftar eşkiyalardan değil, eşkiyalar ondan ve oğullarından korkar" diyor.

BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik