|
İran'a baskı yavaş yavaş artacak | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Bir son dakika sürprizi yaşanmazsa bu hafta İran'ın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne sevkedilmesi önündeki son engel aşılmış olacak.
Konseyin bu ay içinde İran konusunu gündemine alması bekleniyor. Bu da Tahran yönetiminin nükleer faaliyetleri konusundaki tartışmaları yeni bir boyuta taşıyacak. Ancak yaptırım olasılığı hala uzakta ve asla gerçekleşmeyebilir. İlk aşamanın İran'ın nükleer programını askıya alması yolundaki talep ve uyarılarla başlayacağı ise ise kesin. Tahminler önümüzde karşılıklı manevralarla geçecek uzun bir süreç olduğu şeklinde. Sonuçta bunların İran'ı siyasetini değiştirmeye ikna edip edemeyeceği ise belirsiz. İran Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması uyarınca sivil amaçlı nükleer enerji üretiminde kullanılmak üzere yakıt çevrim döngüsünü tamamlayabileceğini savunuyor. Batı ise bu süreçte uzmanlaşmanın sonuçta silah üretiminde de kullanılacağından endişeli. Süreç muhtemelen şu şekilde gelişecek:
Raporun ayrıntıları şimdiden basına sızmış durumda ve İran'a bir temiz kağıdı verildiği söylenemez. Bu nedenle örgütün İcra Kurulu'nun 4 Şubat'ta aldığı İran'ı BM Güvenlik Konseyi'ne sevk kararını geri çevirmesi söz konusu olacak gibi görünmüyor. Bu konuda yeni bir karar alınmasına bile gerek duyulmayabilir. Konuyu Güvenlik Konseyi'ne taşımak üzere Rusya ve Çin'in desteğini alabilmek için, ABD ve Avrupa Birliği'ni temsil eden Almanya- Fransa- İngiltere üçlüsü, İran ile ilgili belgelerin Konsey'e hemen sevkedilmesine ama harekete geçmek için bu haftaki raporun beklenmesine karar vermişlerdi. Kurul toplantısı geride kaldıktan sonra, Güvenlik Konseyi'nin dosyayı ele alması önünde bir engel kalmıyor. Üst düzey bir İngiliz yetkili, konunun Konsey'de bir ay içinde görüşülmesini bekliyor. "Aşamalı bir yanıt verilecek, bir yürüyen merdivenden çıkıyor gibi hareket edilecek. Hemen ortaya atılıp, 'yaptırımlar geliyor' denmeyecek" diyor. Bu yetkiliye göre üç aşamalı bir süreç yaşanacak. Konsey önce İran'ın Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu'ndan gelen nükleer faaliyetlerini askıya alma kararını uygulamasını talep eden bir karar çıkaracak. Bu karar BM Şartı'nın yedinci bölümü kapsamında alınacak. BM'nin bu kapsamdaki kararları uygulatma yetkisi bulunuyor. Amerika Birleşik Devletleri İran'a bu iş için 30 gün süre tanınmasından yana. Eğer bu süre sonuna dek bir değişiklik olmazsa, daha sert bir uyarı yapılabilir. Örneğin İran'a karşı önlem alınması tehdidi metne girebilir. Ancak böyle bir ifadeye Rusya ve Çin'in vereceği tepki hala belirsiz. Üçüncü aşama ise bu önlemlerin uygulanması süreci olacak. Önlemler BBC'ye konuşan İngiliz yetkiliye göre, Rusya ve Çin'in muhalefeti dolayısıyla alınacak önlemler arasında ekonomi ve ticarete yönelik yaptırımlar olması pek olası değil. Yani bunların da yaptırım değil önlem olarak adlandırılması tesadüf eseri değil.
Alınacak önlemler muhtemelen hedef doğrultusunda uygulanacak yaptırımlar olacak. Yani belirli yetkililerin seyahatleri ve mali faaliyetleri sınırlanacak. Böylesi bir kararın ülke siyasetinde ne kadar etkili olacağı konusunda ise şüpheler var. Eğer uyarı, tehdit ve BM yaptırımları yeterli olmazsa, ABD ve/veya İsrail'in askeri müdahaleye girişme ihtimali her zaman bir olasılık olarak varlığını koruyor. Ancak böyle bir olasılığın somutlaşması için uzun bir diplomasi sürecinin geride kalmış olması gerek. Bush yönetimi içindeki şahinler bu diplomasi süreci karşısında sabırsızlık duyduklarını ifade ediyorlar. ABD'nin BM temsilcici John Bolton, Washington'ın İran'ı durdurmak üzere "eldeki tüm imkanlardan" faydalanacağını söylüyor. Bolton İsrail yanlısı Aipac grubuna yaptığı bir konuşmada, "İran'ın yarattığı tehdide karşı harekete geçmek için ne kadar beklersek, meseleyi çözmek o kadar zor olacak" dedi. Yakın zamanda Bolton ile görüşen İngiliz milletvekilleri, ABD'nin farklı noktalara vurmaktan söz ettiğini, "nükleer faaliyetler zinicirinin bir halkası devre dışı kalırsa, tüm sürecin duracağını " belirttiğini aktarıyorlar. İran, Cuma günü Almanya-Fransa ve İngiltere ile yapılan bir son dakika görüşmesinde geri adım atmaya yine yanaşmadı. Görüşmeye katılan bir Avrupalı yetkili, İran heyetinin başkanı Ali Laricani'nin "söyleyecek pek bir şeyi olmadığını, anlaşma ya da sonuç çıkmadan dağıldıklarını" kaydetti. Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu, Şubat'taki toplantısında Tahran yönetiminden beklentilerini şöyle sıralamıştı:
Muhammed Baradey'in bu hafta sunduğu son raporda, 6 Şubat'ta'tan itibaren İran'ın Ek Protokol'ün gerektirdiği sıkı denetimlerden vazgeçip eski düzene döndüğü ve urayum zenginleştirme faaliyetlerine başladığı belirtiliyor. Bununla beraber rapor İran'ın tamamen aleyhinde de değil. İran'ın gizli uranyum zenginleştirme programının ortaya çıkışından bu yana durumu düzeltmeye yönelik adımlar attığından söz ediliyor. Ancak durum özetlenirken, "Kurum şu noktada İran'da ilan edilmemiş nükleer faaliyetler ve malzemeler olmadığı hükmüne varacak durumda değildir" deniyor. |
İlgili haberler UAEK'nın gündemi yine İran06 Mart, 2006 | Haberler İran görüşmeleri yine sonuçsuz03 Mart, 2006 | Haberler 'İran uranyum zenginleştiriyor'28 Şubat, 2006 | Haberler Nükleer pazarlıkta ilerleme yok21 Şubat, 2006 | Haberler Rusya İran için yine devrede20 Şubat, 2006 | Haberler 'İran terörün başlıca kaynağı'17 Şubat, 2006 | Haberler Fransa: İran'ın amacı nükleer silah16 Şubat, 2006 | Haberler 'Uranyum zenginleştiriyoruz'14 Şubat, 2006 | Haberler | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||