|
İran'dan ikili hamle | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İran'ın nükleer programı konusundaki gerginlik karşılıklı tehditlerle tırmanıyor.
İranlı yetkililer, ülkenin nükleer programı konusundaki anlaşmazlık Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne sevkedilirse bu konuda gönüllü olarak uluslararası kuruluşlarla yaptıkları tüm işbirliğine son vereceklerini açıkladılar. İngiltere, Almanya ve Fransa Dışişleri Bakanları, dün İran ile müzakerelerin son bulduğuna ve sorunun Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde ele alınma zamanının geldiğine karar vermişti. Bakanlar ilk adım olarak Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu'nu, sevk kararını görüşmek üzere toplantıya çağırdı. İran'ın işbirliğine son verme tehdidi ise ülkenin 18 yıl gizli tutmuş olduğu nükleer programı hakkında 2003 yılında başlayan Birleşmiş Milletler denetimlerinin son bulacağı anlamına gelebilir. Uzmanlar böyle bir durumda İran'ın teknolojinin ne kadarına hakim olduğunu belirlemenin imkansız olacağını söylüyorlar. Müzakere çağrısı Ancak İran bir yandan da, diplomasi kapısını açık tutmaya çalışıyor.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan, İran'ın nükleer programı hakkında Almanya Fransa ve İngiltere ile yapıcı müzakerelerde bulunmaya hala açık olduğunu belirtti. Annan'a göre, İran'ın nükleer program konusundaki müzakerelerini yürüten Ali Laricani yaptıkları yaklaşık 40 dakikalık telefon görüşmesinde, kendisine Ağustos'ta kesilmiş olan görüşmelere yeniden başlama konusunda ciddi olduklarını, ancak görüşmelerin uzun sürmesini arzu etmediklerini söyledi. Görüşmelerin kesilmesine İran'ın silah üretiminde kullanılabildiği için kaygı yaratan uranyum zenginleştirme faaliyetine, aksi haldeki sözlerine rağmen yeniden başlama kararı yol açmıştı. ABD ve Avrupa Birliği üyesi ülkeler, İran'ı gizlice nükleer silah geliştirmeye çalışmakla suçluyor. İran bu suçlamaları kesinlikle reddediyor. İran'ı, bu noktada yaptırım uygulamak üzere Güvenlik Konseyi'ne sevketme yetkisi Atom Enerjisi Kurumu'na ait. Kurum'un böyle bir karar için 35 üyeli icra kurumundaki 18 üyeden destek alması gerekiyor. Ancak Güvenlik Konseyi'ne sevk, hemen somut eyleme geçileceği anlamına gelmiyor. Kuzey Kore de 2002 yılında BM denetçilerini ülkeden çıkararak araştırmalarına yeniden başlamış, ülke hakkında alınan kınama kararları dışında bir eyleme geçilmemiş ve Çin'in baskısıyla konunun "altılı görüşmeler ile" çözülmesi yolu seçilmişti. Amerikalı diplomatik kaynaklar, İran için de güç kullanımının son çare olabileceğini, ilk aşamada yönetim mensuplarına yönelik yaptırımlar getirilebileceğini söylüyorlar. Bu konuda atılacak adımlar gelecek hafta Londra'da, Almanya, Fransa, İngiltere, Rusya ve ABD'nin katılımıyla yapılacak görüşmelerde ele alınacak. | İlgili haberler | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||