BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 10 Ocak, 2006 - TSİ 12:51
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Avusturya'nın AB öncelikleri
Avusturya, altı aylık dönem başkanlığı sırasında, Avrupa Birliği'ne yeni bir ivme kazandırmayı vaadetti ve Birlik Anayasası'nın, Fransız ve Hollandalı seçmenler tarafından reddedilmesine rağmen daha ölmediğini vurguladı.

Wolfgang Schüssel
Avusturya Başbakanı 'Önce Avrupa'nın sorunlarına teşhis konulmalı' diyorWolfgang Schüssel

Avusturya Başbakanı Wolfgang Schüssel, Anayasa taslağını yeniden canlandırmanın zor olacağını söyledi, fakat "imkansız değil" dedi.

Avrupa Birliği dönem başkanlığı sırasında, anayasa tartışmalarını yeniden başlatmak görevini üstlenen Avusturya, Haziran ayındaki AB zirvesine yeni fikirler içeren bir rapor sunacak.

Avusturya hükümetinin, 25 üyeli Avrupa Komisyonu ile 9 Ocak'ta Viyana'da biraraya gelmesi sırasında konuşan Başbakan Schüssel bazı uyarılarda bulunmayı da ihmal etmedi.

"Önemli olan Avrupa'nın gerçek sorunlarına teşhis koymaktır" diyen Schüssel, "Nasıl yaşamak istiyoruz? Avrupa'nın sınırları ne olacak? Avrupa'nın küresel rolü ne olmalı? Avrupa Birliği vatandaşlarına ne tür faydalar sağlayacak?" gibi soruları gündeme getirdi.

Avusturya Başbakanı, bu sorulara yanıt bulunamadığı takdirde, Avrupa Anayasası'nı canlandırmanın zor olacağına işaret etti.

Avusturya'nın dönem başkanlığı sırasındaki önceliklerinden birinin de AB genişlemesi olması bekleniyor.

Avrupa Birliği dönem başkanlığını 1 Ocak tarihinde İngiltere'den devralan Avusturya, bu görevi 1 Temmuz'da Finlandiya'ya devredecek.

Avusturya'yı ne tür zorluklar bekliyor?

Alman Stiftung für Wissenschaft und Politik (Bilim ve Siyaset Vakfı) düşünce kuruluşundan Heinz Kramer Avusturya'nın öncelikle Avrupa Birliği içindeki kriz duygusunun bertaraf edilmesi için çaba harcayacağını belirtti. Kramer şunları söyledi:

"Bunun birkaç farklı boyutu var. Birincisi Anayasa sürecinin nasıl devam ettirileceğidir. İkinci konu ise İngiltere'nin dönem başkanlığı sırasında üzerinde uzlaşılan 2007-13 bütçesinin nasıl hayata geçirileceğidir. Bütçenin Avrupa Parlamentosu ve üye ülkeler tarafından onaylanması gerekiyor.

"Bunun dışında Avrupa Birliği'nin ortak bir iltica ve göçmenlik politikası oluşturması da Avusturya'nın öncelikleri arasında olacak. Avusturya ayrıca Batı Balkanları Avrupa'ya entegrasyonu için çaba harcayacak."

Kramer, özellikle anayasa konusunda Avusturya'nın işinin hiç de kolay olmadığına dikkat çekti:

"Öncelikle Avusturya kamuoyunun Avrupa Birliği'ne son derece şüpheyle baktığını akılda tutmak gerekiyor. Ancak hükümetin farklı bir çizgisi var. Yani hükümetle halk ayrı düşünüyor. Gerçi kararları hükümetler alır ama Fransa'da önümüzdeki yıl yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde anayasa sürecini canlandırmak fevkalede zor olacak.

"Aynı şekilde İngiltere'de Blair hükümetinin de zorlukları var. Bu yüzden Viyana'nın anayasa konusunda yapabileceği tek şey bu konudaki tartışmaların canlı tutulmasını sağlamak olacaktır. Bu konuda anayasanın yeniden yazılması gibi öneriler gündeme getirebilirler."

Peki, Ankara'ya tam üyelik yerine imtiyazlı ortaklık statüsü verilmesinde ısrar eden ve 3 Ekim'de müzakerelerin başlatılması kararına son ana kadar direnen Avusturya Türkiye'ye karşı nasıl bir politika izleyecek?

Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Avusturya'nın dönem başkanlığında gerçek müzakerelerin başlaması gerektiğini söylüyor.

Avusturya'nın bu muhalefeti gözönüne alınınca Viyana'nın altı ay sürecek dönem başkanlığı sırasında gerçekten bazı başlıklarda müzakereye başlanması mümkün olabilir mi? Heinz Kramer'in bu soruya yanıtı şöyle:

"Avusturya hükümetinin bu konuda gönülsüz olmasına karşın, bazı başlıkların açılması zor olmakla birlikte tamamen imkansız değildir. Çünkü bu oyunda sadece Avusturyalılar yok. Örneğin Avrupa Komisyonu Mart'ta ya da Nisan'da halen devam eden tarama sürecinin tamamlandığını ilan eder ve Türkiye'yle bazı başlıkların müzakere edilmesi tavsiyesinde bulunursa Viyana'nın bunu reddetmesi kolay olmaz.

"Ama Viyana'nın ana önceliği Türkiye'den çok Balkanlar olacak. Bunun iki nedeni var. Birincisi Kosova'nın statüsü görüşmeleri ve Sırbistan-Karadağ referandumu gibi konular Avrupa Birliği açısından aciliyet arz ediyor.

"İkincisi Avusturya'nın, siyasi ve ekonomik çıkarları nedeniyle Batı Balkanlara özel bir ilgisi var".

BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik