|
Doğu Kudüs neden tartışma yaratıyor? | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İsrail, Filistinli adayların, Hamas gibi silahlı örgütlerin üyesi olmamaları koşuluyla, Doğu Kudüs'te seçim çalışması yapmalarının engellenmeyeceğini açıkladı.
Filistinliler ise, İsrail'den gelen bu açıklamayı bir halkla ilişkiler faaliyeti olarak niteleyerek, geçmiş seçimlerde de benzer vaatlerde bulunulduğunu, fakat Filistin Yönetimi de Doğu kudüs'te yaşayan Filistinlilerin oy kullanmalarının engellenmesi halinde, 25 Ocak parlamento seçimlerini erteleyebileceğini belirtiyor. Doğu Kudüs, İsrail ile Filistinliler arasında neden son derece tartışmalı bir konu? İşgal altındaki Doğu Kudüs, İsrail ile Filistinliler arasındaki gerginliğin merkezinde yer alıyor. 1967 yılındaki Arap-İsrail savaşında İsrail tarafından işgal edilen bölge, daha sonra uluslararası hukuka aykırı olarak İsrail'e bağlandı. Bundan önce, İsrail Kudüs'ün sadece batı kesimini kontrol ediyordu. İsrailliler Kudüs'ün her iki kesimini de ülkelerinin birleşik başkenti olarak kabul ediyor. Bu yüzden de, Filistinlilerin Doğu Kudüs'teki siyasi faaliyetlerinin, birleşik başkent hedefini tehdit ettiğini düşünüyor. Filistinliler ise, Doğu Kudüs'ün gelecekteki bir Filistin devletinin başkenti olmasını istiyorlar ve onların açısından da bu bölgede siyasi faaliyette bulunmak bu yüzden çok önemli. Filistinliler bundan önceki seçimlerde Doğu Kudüs'te oy kullanabildiler. Fakat bazı sınırlamalarla. Sadece İsraillilerin yönetimindeki postahanelerde oy kullanmalarına izin verildi. İsrail bu şekilde, kentin hukuksal ve idari denetimini bırakmak gibi bir planı olmadığını göstermek istiyordu. Doğu Kudüs üzerinde süren tartışma, coğrafi olduğu kadar kültürel unsurları da içeriyor. Hem Müslümanlar, hem de Yahudiler, dini bağları olduğu için, Kudüs'ün belli bölgelerinin kendilerine ait olduğunu savunuyorlar. Gerginliğin merkezinde, Doğu Kudüs'te Müslümanların Harem'ü-ş-Şerif diye andıkları Tapınak Dağı yer alıyor. Burada Müslümanlar, Yahudiler ve Hristiyanlar tarafından kutsal olarak kabul edilen alanlar var. İsrail ayrıca, Doğu kudüs'ü kendisine bağladıktan sonra, kentin bu kesiminin içindeki ve çevresindeki arazilere el koyarak, Yahudi yerleşim bölgeleri inşa etme politikaları uyguladı. Çeşitli Birleşmiş Milletler kararlarına ve uluslararası kamuoyunun görüşlerine aykırı olarak sürdürdüğü bu tutum nedeniyle, yerleşim birimleri de İsrail ile Filistinliler arasındaki en tartışmalı konulardan biri haline geldi. Bu bölgede 1972 yılında 6,900 yerleşimci varken, bu sayı 2000 yılında 170,400'e çıktı. | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||