|
Bundan sonra ne olacak? | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Birleşmiş Milletler raporu eski Lübnan başbakanı Refik Hariri'nin suikastinde Suriye'nin ve Suriye yanlısı Lübnanlı yetkililerin parmağı olduğu olduğu sonucuna vardı.
Amerika Birleşik Devletleri BM raporunu Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad üzerinde baskıyı artırmak için kullanmak istiyor. Krizin etkileri sadece Suriye'de değil bütün bölgede hissedilebilir. Birleşmiş Milletler soruşturmacısı Detlev Mehlis'in raporu, Suriye'de rejim değişikliğini ya da en azından rejimin politikalarını değiştirmeyi arzulayan Amerikan hükümetinin eline güçlü bir koz vermiş oluyor. Başkan Bush, Suriye topraklarından Irak'a sızan militanları durdurması için Beşar Esad'ın daha somut adımlar atmasını talep ediyor. Amerika ayrıca Suriye'nin Filistinli militan örgütlere ve güney Lübnan'da Hizbullah'a verdiği desteği geri çekmesi için de bastırıyor. Washington, askerlerini geri çekmiş olsa da nüfuzunu halen bir miktar koruyan Suriye'nin Lübnan konusunda daha da etkisiz hale getirilmesinden yana. Şam hükümeti son zamanlarda bu konulardan bazılarını sessiz sedasız pazarlık masasına sürebileceğinin işaretlerini veriyordu. Güvenlik Konseyi'nin tepkisi kilit önemde Fakat Amerikan hükümetine artık hakim olan görüş, Suriye'nin görece deneyimsiz Cumhurbaşkanı Beşar Esad'ın iplerini tamamen kontrol altına aldıkları yönünde. Peki ABD, Esad rejimini iktidardan indirmeye kesinlikle kararlı mı? Yoksa halen bir pazarlık olasılığı var mı? Yanıtı belirsizliğini koruyan bir soru bu. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin nasıl bir tavır alacağı şu an büyük önem taşıyor. Alman soruşturmacı Detlev Mehlis Güvenlik Konseyi'ne salı günü bir brifing verecek. Amerika Birleşik Devletleri ve Fransa daha şimdiden Suriye'yi kınayan iki karar tasarısı hazırlamış bulunuyor. Ancak kınamanın ötesinde Suriye'ye sert yaptırımlar öneren bir tasarı Güvenlik Konseyi'nde destek görebilir mi? Bu soruların yanıtlarının önümüzdeki günlerde belirlenmesi beklenirken, şimdilik herkesin emin olduğu konu Hariri raporunun çok ciddi yankıları olacağı yönünde. Geçen ay Mısır cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamada altının çizildiği gibi, ''Suriye'nin istikrarı, Orta Doğu'nun da istikrarı demek.'' |
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||