|
Suriye'nin yeni gerçekleri | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Suriye artık farklı. Dünyada olan bitenden hiç bir şekilde etkilenmeyen kapalı bir kutu değil.
Eski Lübnan Başbakanı Refik Hariri'nin geçen Şubat ayında öldürülmesinden bu yana artan uluslararası baskılar karşısında, Şam yönetimi içinde de çatlaklar görülmeye başlıyor. Suriye liderliği sarsılmış görünüyor ve İçişleri Bakanı Gazi Kenan'ın intihar olduğu söylenen ölümü de bu krizi daha da derinleştirebilecek bir gelişme. Gazi Kenan ne şekilde ölmüş olursa olsun, bir kez daha uluslararası düzeyde dikkatler, geçmişte hep sorunlarını kapalı kapılar ardında kendi kendine çözmeyi tercih etmiş olan Suriye yönetimine yönelmiş durumda. İçişleri Bakanının ölümü, Suriye'nin Refik Hariri suikastinde parmağı olabileceği yolundaki söylentileri bir kez daha canlandırdı. Suriye yetkilileri ise Gazi Kenan'ın kendisinin ve ülkesinin onuruna sürülen leke yüzünden, yurtseverce bir tavırla ölümü tercih ettiğinde ısrar ediyorlar. Kuşkular Bir iddiaya göre İçişleri Bakanı Gazi Kenan, Refik Hariri suikastiyle ilgli Birleşmiş Milletler raporunda suçlanacağını anladığı için intihar etti. Bir başka iddia ise, Gazi Kenan'ın, Refik Hariri suikastiyle ilgili suçlamalar onunla sınırlı kalsın, hükümete sıçramasın diye öldürtüldüğü yolunda. Aslında hangi iddia savunulursa savunulsun sonuçta bu ölümün yarattığı etki fazla değişmiyor. Burada önemli olan Suriye'nin Lübnan politikalarına yirmi yıl yön vermiş üst düzey bir yetkilinin ölmüş olması. Gazi Kenan, İçişleri Bakanı olarak Suriye'nin güvenlik ve istihbarat örgütlerinin müthiş gücünün de temsilcisiydi. Ölümü, bu gücün aslında ne kadar kolay sarsılabileceğini gösterdi. | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||