|
Reformların taslağı hazır | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Haftalardır süren çetin pazarlıklardan sonra Birleşmiş Milletler elçileri örgütte yeni reformlar öngören taslak metin üzerinde anlaştı.
Diplomatlar, Birleşmiş Milletler'in 60'ıncı kuruluş yıldönümüne rastlayan zirve toplantısından önce reformlar konusunda pazarlıkları tamamlamaya çalışıyordu. Aralıksız devam eden görüşme trafiği dünya liderlerinin New York'a varmaya başladığı saatlerde son dakikada tamamlandı. Taslak metinde dünyada yoksullukla savaşım için yeni Birleşmiş Milletler vaatlerine yer veriliyor, savaş ve ihtilafların engellenmesi ve soykırım kurbanlarına yardım konularında yeni hedefler belirleniyor. Birleşmiş Milletler diplomatları taslak metni ''21'inci yüzyıla atılan büyük bir adım'' diye niteledi; ancak birçok gözlemci varılan anlaşma için bu tip bir tanımlamanın fazla abartılı olduğu kanısında. Muhabirler, Genel Sekreter Kofi Annan'ın ilk başta öne sürdüğü köklü refom planlarının birçoğunun taslak metinde ya bir hayli törpülenmiş halde yer aldığını, ya da hiç yer almadığını bildiriyor. ''Muğlak bir dil'' Genel Sekreter Kofi Annan, silahsızlanma konusunun taslak metnin dışında bırakılmasını ''bir yüzkarası'' diyerek eleştirdi. Fakat Annan, ''reform bir süreçtir'' diye devam ettiği sözlerini, ''ortaya çıkan metnin genelde iyi olduğunu'' belirtti. Genel Sekreter, çarşamba günü dünya liderlerinin zirvesinde taslak metne onay verilmesini istedi. Üzerinde anlaşılan reform planlarında, yeni bir insan hakları kurumunun oluşturulması fikrine destek veriliyor. Silahsızlanmanın yanısıra pazarlıkların en dikenli konularından biri de buydu. Ancak Birleşmiş Milletler merkezindeki BBC muhabiri Susannah Price, taslak metinde sadece böyle bir kurumun oluşturulması vaadinin ifade edildiğini ve başka hiçbir somut ayrıntıya girilmediğini söylüyor. Beklentiler mi çok yüksekti? BBC'nin diplomasi muhabiri Jonathan Marcus'un dikkat çektiği nokta da aynı çizgide. ''35 sayfalık taslak metnin birçok bölümünde muğlak bir dil kullanılmış ve hiç ayrıntıya girilmemiş'' diyen Jonathan Marcus, ''gerçek anlamda köklü bir reform girişiminin ileri bir tarihe ertelendiği hissinin alındığını'' söylüyor. Fakat kimi gözlemciler, varılan bu sonucu şaşırtıcı bulmadıklarını söylüyorlar. Bu gözlemcilere göre, ilk başta öne sürülen reform hedeflerinin çıtası çok yüksek tutulduğu için, pazarlıklarda varılan sonuç beklentileri karşılamadı. |
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||