|
Tahran'a çifte standart mı? | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İran'a bir kez daha görüşme masasına dönme çağrısı yapılması bekleniyor. Ama nükleer programı konusunda diğer ülkelerden farklı muamele gördüğüne inanan Tahran öfkeli.
Atom Enerjisi Kurumu'nun Viyana'daki görüşmelerinden muhtemelen İran'a yeniden AB üçlüsü diye adlandırılan İngiltere, Almanya ve Fransa ile görüşme masasına oturması çağrısı çıkacak. İran'ın geçmişte nükleer faaliyetlerini Atom Enerjisi Kurumu'na bildirmemiş olması, daha sonra ise geçmiş faaliyetleri hakkındaki açıklamalarının yetersiz bulunması hem kurum içinde hem de batılı hükümetler arasında ciddi rahatsızlık yarattı. Kaçınılmaz olarak, İran'ın bir şeyler gizlemeye çalıştığı yani, nükleer silah geliştirmeyi hedeflediği kuşkuları doğdu. İran bu iddiaları şiddetle reddedip, silah geliştirmeye niyeti olmadığını tekrarlıyor ve Nükleer Silahların Yaygınlaşmasını Önleme Anlaşması çerçevesinde, nükleer enerji üretimi yapan reaktörleri için nükleer yakıt üretmeye hakkı olduğunu hatırlatıyor. Tahran yönetimi, kendisine yapılan baskı yapan ve eleştirenleri, çifte standartlı olmakla ve başka ülkelere farklı muamele etmekle suçluyor. İran'ın uzun vadeli nükleer amacı ne olursa olsun, bir çok gözlemci, İran'ın bu öfkesinde bir ölçüde haklı olduğunu kabul ediyor. Mesela görünüşte Amerika Birleşik Devletleri nükleer silahların yaygınlaşmasına karşı. Ama Washington yönetiminin, izinsiz nükleer silah geliştirmeye yönelen ülkeleri hep "iyiler" ve "kötüler" diye ikiye ayırarak, farklı şekilde muamele ettiği de bir gerçek. Washington bu yüzden İsrail'in nükleer silah geliştirmesine büyük ölçüde göz yumdu. Oysa, geçmişte yine aynı konumdaki Pakistan ve Hindistan'ın atom bombası geliştirmesine engel olmaya çalışmıştı. Yakınlarda ise Pakistan'ın en önde gelen nükleer fizikçisinin başka ülkelere nükleer teknoloji ve sırları sattığının ortaya çıkması ardından İslamabad'a karşı ciddi bir yaptırım uygulamasına girişmedi. Tabi Pakistan artık Bush yönetiminin "teröre açtığı savaş"da en yakın müttefiklerinden biriydi. Son olarak geçen ay Amerikan yönetimi, nükleer yayılmayı engelleme hedeflerini bir güzel çiğneyerek, gayri meşru olarak nükleer silah edindiği bilinen bu yüzden geçmişte yaptırım uygulanan Hindistan ile sivil amaçlı nükleer işbirliği başlattığını açıkladı. Tabi İsrail, Hindistan ve Pakistan hiç bir zaman Nükleer Silahların Yaygınlaşmasını Önleme Anlaşmasını kabul etmediler. Ama İran bu anlaşmayı imzaladı. Tahran'ı eleştirenler şimdi, İran'ın, imzaladığı anlaşma gereği nükleer faaliyetlerini şeffaflaştırması gerektiğini söylüyorlar. |
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||