|
İran'ı bekleyen kriz | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İran'ın yeniden uranyum zenginleştirmeye başlama tehdidinin ardında, askeri amaçlı nükleer yakıt üretimine geçme niyeti bulunabilir.
Bu durum, İran'ı bir süre sonra bir BM ambargosuyla, hatta bir gün İsrail ya da ABD'den gelebilecek bir askeri saldırıyla bile karşı karşıya bırakabilir. Ama nükleer enerji uzmanların tahminleri ve Amerikan istihbaratı tarafından yapılan son değerlendirmeler, İran'ın nükleer bomba için gerekli yakıtı üretebilmesi için on yıl daha harcaması gerektiğine işaret ediyor. İran'ın Avrupa Birliği üçlüsü diye tanımlanan İngiltere, Fransa ve Almanya ile görüşmeleri sürdürürken, birden uranyum zenginleştirmenin ilk adımı olan işleme faaliyetlerine yeniden başlıyacağını açıklamasını yakın zamana kadar Londra'daki Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsünde çalışan nükleer silah uzmanı Gary Samore şöyle değerlendiriyor: "Bence İran, bu kez uranyum zenginleştirme konusunda ciddi. Muhtemelen, AB üçlüsü ile yürüttüğü görüşmelerle bir yere varamayacağı kanaatine vardı." Gary Samore, AB üçlüsünün pazarlık formülünü şöyle özetliyor: "Nükleer yakıt üretimine yönelik faaliyetlerin durdurulması karşılığında Tahran, sivil amaçlı nükleer programı için gereken nükleer yakıtı Rusya'dan alabilecek ve bazı ticari avantajlar da sağlayacak." Fakat, nükleer silah uzmanı Samore, İran'ın bu teklifi cazip bulmadığı ve bu nedenle de yeniden uranyum zenginleştirme faaliyetlerini başlatma kararı aldığı kanısında. Aslında Tahran AB üçlüsünün tekliflerinin yeni hükümete iletileceğini ve değerlendirmeyi yeni hükümetin yapacağını söylemiş, fakat daha sonra yeni hükümet görevi devralmadan uranyum zenginleştirmenin ilk adımı olan işleme faaliyetlerini başlatacağını açıklamıştı. İsrail İran'ı yakından izliyor İsrail ısrarla, İran'ın yeniden uranyum zenginleştirmeye başladığı takdirde, bundan altı ay sonra Dışişleri Bakanı Silvan Şalom'un ifadesiyle 'Dönüşsüzlük noktası'na ulaşmış olacağını söylüyor.
İsrail 'Dönüşsüzlük noktası' ifadesiyle, muhtemelen, İran'ın bu süre içinde, bir atom bombasında kullanılabilecek kadar yüksek kalitede zenginleştirilmiş yakıt üretme teknolojisine ulaşmış olacağını kasdediyor. Sivil amaçlı nükleer enerji için de aynı arıtma teknolojisi kullanılıyor ama yakıtın daha az arıtılması yeterli oluyor. Nükleer silah uzmanı Gary Samore, İran'ın şu anda sivil amaçlı projelerde kullanılabilecek kalitede nükleer enerji üretme teknolojisine zaten sahip olduğunu, ya da bu noktaya çok yakın olduğunu düşünüyor. Samore, "Fakat, bunu büyük çapta ve sürekli olarak gerçekleştirmek yıllar alacak bir iştir" diye de ekliyor. Amerikalıların tahminleri Washington Post gazetesine göre, Amerikan Ulusal İstihbarat Örgütü'nün yeni bir raporunda, İran'ın uranyumu silahlarda kullanılabilecek kadar yüksek düzeyde zenginleştirebilmesinin, 2010-2015'i bulabileceği tahmin ediliyor. Gazetenin aktardığına göre, raporda İran'ın nükleer bir patlama gerçekleştirebilecek uzmanlığa sahip olup olmadığı konusunda görüş bildirilmiyor. Washington Post, raporda ayrıca, İran'ın, nükleer silah yapmaya karar verip vermediği konusunda da bir yorum yapılmadığını kaydediyor. Kuşkusuz, İran bu konuda henüz bir karar vermemiş ya da böylesi bir kararı ileri bir tarihe bırakmış da olabilir. Ama aynı zamanda nükleer yakıt teknolojisini geliştirmeyi sürdürebilir. Diplomasi başarılı olmazsa İran AB üçlüsü ile görüşmelerden çekildiğini açıklayıp uranyum zenginleştirmeye başlarsa, muhtemelen Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu tarafından BM Güvenlik Konseyi'ne şikayet edilecek.
İran yakıt zenginleştirme faaliyetlerinin, Nükleer Silahların Yaygınlaşmasını Önleme Anlaşması kapsamında meşru olduğunu ve bu faaliyetlerinin Atom Enerjisi Kurumu tarafından denetlenebileceğini söyleyerek kendisini savunuyor. Buna karşılık, İran'ı eleştirenler, ülkenin uranyum zenginleştirme programını 18 yıl gizli sürdürmüş olduğuna dikkat çekerek, bunun anlaşmaların ihlali olduğunu söylüyorlar. Kriz Güvenlik Konseyi'ne giderse, konseyin ilk aşamada İran'ı geçmişteki yasadışı faaliyetleri nedeniyle kendisine güvenilemeyeceğini söyleyerek, uranyum zenginleştirmeyi durdurmaya çağırması beklenebilir. Daha sonra Konsey aynı şeyi yazılı olarak talep edebilir. Üçüncü aşamada ise İran'a nükleer enerji alanında teknolojik ambargo uygulanmasına karar verebilir. ABD Başkanı George Bush, İran'la ilgili olarak diplomasiyi tercih ettiklerini, fakat diğer seçeneklerin de hala masada olduğunu söylemişti. |
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||