|
Mısır'da 35 kişi gözaltına alındı | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Mısır'da güvenlik güçleri, Şarm eş-Şeyh'te düzenlenen bombalı saldırılarla ilgili olarak yaklaşık 35 kişiyi gözaltına aldı.
Saldırılarla ilgili soruşturmayı yürüten yetkililer, ölenlerin sayısını 63 olarak açıklarken, diğer kaynaklar bu sayının 88 olduğunu belirtiyor. Bir polis yetkilisi, Sina yarımadasında gözaltına alınan kişilerin, yarımadadaki Bedeviler'in son dönemlerdeki gözlenen şüpheli hareketlerinin nedeninin belirlenmesi amacıyla sorgulanacağını söyledi. Saldırıların ardından Şarm eş-Şeyh'te incelemelerde bulunan Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek "Bu saldırılar terörle mücadeledeki kararlılığımızı güçlendirmiştir" dedi ve şantaja boyun eğmeyeceklerini söyledi. İçişleri Bakanı Habib el-Adli de ellerindeki ipuçlarını değerlendirdiklerini ve bu saldırıların Ekim ayında Taba'da düzenlenen ve 34 kişinin öldüğü saldırılarla bağlantılı olduğunu düşündüklerini açıkladı. Kim düzenledi? Mısır yetkilileri, saldırıların sorumlulusunun, Filistinli bir kişi tarafından yönetilen yasadışı bir grup olduğunu belirtiyor. Radikal İslamcı bir internet sitesinde yayınlanan açıklamaya göre ise, saldırıları El Kaide'yle bağlantılı olduğu belirtilen, Abdullah Azam Tugayları adlı örgüt üstlendi. Ancak yetkililer, bu açıklamanın, El Kaide tarafından kullaılan internet sitelerinde yer almadığı, bu nedenle doğru olup olmadığının belirlenemediğini belirtiyorlar. Ölenlerin çoğu Mısırlı İlk patlama, Şarm eş-Şeyh'in eski pazar yeri yakınlarında meydana geldi. Bu saldırının, Mısırlı işçilerin uğrak yeri olan bir kahvehaneyi hedef aldığı belirtiliyor. Bu patlamadan 15 dakika sonra, Batılı turistlerin konakladığı lüks otellerin bulunduğu körfezde iki patlama daha oldu. Bombalı saldırılardan birisi, Gazala Oteli'nin girişinde meydana geldi. Patlama otelde büyük hasara neden olurken pekçok kişinin enkaz altında kaldı. Üçüncü saldırı ise, yakındaki bir diğer otelin önünde bulunan taksi durağına düzenlendi. Moevenpick Oteli'nde meydana gelen patlamanın ardından görgü tanıkları, herkesin panik içinde olduğunu, sağ kalanların, cesetlerle dolu sokaklarda kaçmaya çalıştıklarını anlattı. Görgü tanıklarından Fabio Besone, patlamanın etkisiyle enkazın geniş bir alana dağıldığını söyledi ve "Otelin ön cephesi tamamen havaya uçtu" dedi. Turizim sezonunun en hareketli olduğu dönemde meydana gelen patlamalar ülkede şimdiye kadar yaşanan en büyük saldırılar olarak değerlendiriliyor. 1997'de Luksor kentine düzenlenen düzenlenen bombalı saldırılarda 58 turistin hayatını kaybetmişti. Saldırılara tepkiler Saldırılar, uluslararası toplum tarafından sert bir dille kınandı. Amerika Birleşik Devletleri Başkanı George Bush "barbarca bir terörist saldırı" olarak nitelediği eylemi kınadı ve bunun gelimiş dünya halklarına yönelik bir saldırı olduğunu söyledi. Pekçok Orta Doğu ülkesi de Mısır'a yardım önerisinde bulundu. Batı Şeria'da bulunan ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, saldırganların bulunması için Washington'un Mısır'la yakın işbirliği yapacağını söyledi. İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw da terörle mücadelenin uluslararası bir çaba olduğunu belirtti. Straw Mısır halkını kastederek "Onların kavgası bizim kavgamızdır. Bizimki de onların" dedi. Irak'ın geçici Başbakanı İbrahim Caferi, "kanser" olarak nitelediği terörün tüm dünyayı tehdit ettiğini belirtti. Suriye saldırganların bulunması için Suriye'nin atacağı her adıma destek vereceğini duyurdu. Avrupa Komisyonu Başkanı Jese Manuel Barroso da saldırıyı gerçekleştiren kişileri "korkaklar" olarak niteledi ve bu tür saldırıların haklı gösterilecek hiçbir yanı bulunmadığını vurguladı. |
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||