|
ABD'de gazeteciye hapis | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
ABD'de bir yargıç, haber kaynağını açıklamayı reddeden gazeteciyi cezaevine gönderdi.
New York Times gazetesi muhabiri Judith Miller, eğer kaynağını açıklamazsa dört ay cezaevinde kalacak. Aynı davada birlikte yargılandıkları Times gazetesi muhabiri Matthew Cooper ise son anda işbirliğini kabul ederek cezaevine girmekten kurtuldu. Miller ve Cooper, bir CIA ajanının kimliğinin basına nasıl sızdırıldığını araştıran davada yargılanıyordu. Sözkonusu ajan, George Bush yönetimini Irak savaşı konusunda eleştiren eski bir diplomatın eşiydi. Bush yönetimi, emekli büyükelçi Joseph Wilson'ı 2002 yılında, dönemin Saddam Hüseyin yönetiminin Afrika ülkesi Nijer'den uranyum almaya çalıştığı savlarını araştırmakla görevlendirmişti. Wilson iddiaları kanıtlayacak bulgulara ulaşamadığını belirtti. Daha sonra, 2003 yılının temmuz ayında, Bush yönetimini Irak tehdidini abartmak için araştırmanın bulgularını saptırmakla suçladı. İddialara göre Bush yönetiminden bazı üst düzey yöneticiler, Wilson'un eşinin CIA ajanlarından Valerie Plame olduğunu bazı gazetecilere sızdırdı. Tartışmaları başlatan yazıyı ise, köşe yazarı Robert Novak kaleme aldı. Bush'un danışmanı CIA, Adalet Bakanlığı'ndan soruşturma yürütmesi talebinde bulundu. ABD'de bir ajanın kimliğinin sızdırılması, federal suç kapsamına giriyor. Robert Novak'ın yazısının ardından Time muhabiri Matthew Cooper da, derginin internet sitesinde yayımlanan yazısında bazı hükümet yetkililerinin Novak'ın yazdığına benzer bilgileri kendisine de aktardıklarını belirtti. New York Times gazetesinin muhabiri Judith Miller ise, konuyla ilgili olarak bir kaç kaynakla görüştüğünü söylüyor ama herhangi bir yazı kaleme almadı. Yazının yayımlanmasının ardından, kuşkulanılan isimlerden biri de, Bush'un danışmanı Karl Rove oldu. Ancak Rove iddiaları reddediyor. Judith Miller dün cezaevine dönmeden önce yaptığı açıklamada hapse girmek istemediğini, ancak basın özgürlüğü adına kaynaklarını korumaktan başka çaresi olmadığını söyledi. |
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||