BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 22 Haziran, 2005 - TSİ 23:42
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Büyükelçi Çeviköz: Irak'ta sorun güvenlik
Yaklaşık seksen ülke ve kurum bugün Brüksel'de biraraya gelerek, Irak'ın yeniden yapılanması ve yapılacak yardımlar konusunu tartıştı.

Ünal Çeviköz
Çeviköz: Irak savaş havasından çıktı ama güvenlik hâlâ bir risk

Konferans, Irak savaşı sırasında derin görüş ayrılıkları yaşayan Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği tarafından ortaklaşa düzenlendi. Irak'ın geleceği konusunda daha önce de benzer toplantılar yapıldı, uluslararası toplum pekçok vaadde bulundu.

Peki Irak'ta genel durum nasıl? Ülkenin ihtiyaçları neler?

BBC Türkçe Servisi'nden Cenk Erdil, Türkiye'nin Bağdat Büyükelçisi Ünal Çeviköz'le görüştü.


Cenk Erdil: Irak'ın sorunlarının çözümüne uluslararası toplumun desteğini alabilmek amacıyla yeni bir konferans düzenlendi. Sizin gözünüzde Irak'ta en acil çözülmesi gereken sorunlar neler?

Ünal Çeviköz: Irak'ın elbette bu sene sonuna kadar tamamlaması gereken bir siyasi süreç takvimi var. Biliyorsunuz 15 Ağustos’a kadar anayasanın hazırlanması, 15 Ekim’e kadar anayasanın referandumla halk oyuna sunulması, yine bu yılın sonuna kadar da Irak'ta seçimlerin yapılması öngörülüyor. Ekonomik alanda ise, ülke sathında hemen hemen her yerde bir yeniden yapılandırma, ekonomik alanda, sosyal alanda ülkenin kalkınmasına katkı yapılacak alanların tespiti, projelerin belirlenmesi ve bunların hayata geçirilmesi düşünülmekte. Bir yandan da Irak güvenlik güçlerinin eğitimi için katkılar sürdürülüyor. Ve ülkenin en kısa zamanda güvenlik bakımından kendi kendini kontrol edebilecek ve ülke içindeki güvenliği sağlayabilecek, terör saldırılarına karşı kendi kendine tutunabilecek hale gelmesine çalışılıyor.

C.E.: Sizin de belirttiğiniz gibi güvenlik başlıca sorunlardan birisi ve ekonomi ve siyasetle birlikte yürütülmesi ve halledilmesi gereken bir durum. Neler yaşanıyor Irak'ta? 'Irak savaş havasından çıktı' demek mümkün mü? Hayatın normal seyrettiği söylenebilir mi?

 Değerlendirmeler, Irak'ta günde 60-70 kadar terörist saldırı gerçekleştirildiğine işaret ediyor
Ünal Çeviköz

Ü.Ç.: Irak savaş havasından çıktı elbette. Ancak güvenlik Irak’ta her zaman için bir risk olmaya devam ediyor. Aşağı yukarı, yapılan bütün değerlendirmeler, bütün ülke sathında, günde 60-70 kadar terörist saldırı gerçekleştirildiğine işaret ediyor. Bu sabah da Kerkük'te Irak Türkmen Cephesi Başkanı Saadettin Ergeç’in konvoyuna bir saldırı gerçekleştirildi. Çok şükür bir yara almadan kurtuldu. Ancak iki Türkmen güvenlik görevlisinin yaralandığı haberini aldık.

C.E.: Irak'ta ilerleme sağlanması için gelen uluslararası baskılardan birisi de ülkedeki azınlıkları siyasî sürece dahil edebilme – Sünnîler’i, Kuzey Irak'ta Kürtler’i ve Türkmenler’i. Siyasî süreç umut verici şekilde ilerliyor mu sizce?

Ü.Ç.: Umut verici denebilir. çünkü siyasî sürecin en önemli, birinci aşaması 20 Ocak 2005 tarihinde yapılan seçimlerdi. Uluslararası standartlar açısından bakıldığında ne kadar başarılıdır o tartışılabilir ama en azından seçimin yapılabilmiş olması, 14 milyon kadar seçmenin aşağı yukarı sekiz milyon kadarının da bu seçimlere, bütün güvenlik riskine rağmen sandık başına giderek katılabilmiş olması önemli bir aşama. Öte yandan ikinci aşaması 15 Ağustos'a kadar hazırlanması gereken yeni anayasa. Bu yeni anayasanın hazırlanabilmesi için, sizin de belirttiğiniz gibi katılım çok önemli. Katılım konusunda da Meclis'e seçilen milletvekillerinin anayasa komisyonuna katkıları önemliydi. 55 kişilik bir anayasa yazım komisyonu seçildi. Ancak bunların içinde, Sünnîler seçime katılmadığı için ve Meclis’te de Sünnî milletvekili adedi az olduğu için 55 kişinin içinde sadece iki tane Sünnî milletvekili vardı. Bu tabii katılım konusunda bir eşitsizlik, dengesizlik olarak değerlendirildi - ki doğru bir tespit. O yüzden uzun süren ikna çabaları sonucunda, Meclis dışından 15 Sünnî şahsiyetin bu komisyona eklenmesi sağlandı. 10 tane de Sünnî danışman görev yapacak. Bu 25 kişinin isimlerinin onaylandığı henüz söylenemez. Bu hafta sonuna kadar Meclis bu konuyu görüşecek ve bir karara bağlayacak. Son olarak, üçüncü etap, bu anayasanın referanduma sunulması. 15 Ekim tarihine kadar referandumla halk tarafından kabul edilmesi ve yıl sonundan önce yeni seçimlerin yapılması. Ümitli olmak lazım çünkü başka çare yok. Irak halkının tüm katmanları da bu siyasî süreci gerçekleştirmek ve bundan hareket ederek ülkenin bir an evvel yabancı kuvvetlerden arındırılmasını ve kendi ayakları üzerinde duruşunu sağlamak istiyorlar.

C.E.: Irak'ta ekonomi cephesinde, yeniden yapılanma başlıca önceliklerden bir tanesi. Savaş sonrasında kesintiye uğrayan pekçok şebeke, sistem var. Bunlar onarılmak, pekçoğu belki yeniden yapılmak zorunda. Bu çerçevede Türkiye Irak ilişkilerine bakarsak, Türk işadamlarının ve şirketlerinin, Irak'ın yeniden yapılanmasında ne tür yardımları olabilir, nasıl bir işbirliği içine girilebilir?

 Yeni anayasanın hazırlanabilmesi için geniş katılım çok önemli
Ünal Çeviköz

Ü.Ç.: Türkiye'nin Irak'a her bakımdan yeniden imarı sürecinde, gerek insanî yardım alanında gerek kurumsallaşma alanında katkıları vardır. Türkiye bu alanlarda, bugüne kadar 7 milyon dolar civarında katkı yapmıştır. Özellikle hükümet ve hükümet dışı kurumlarımızın yardımları aşağı yukarı 4 milyon dolar değerindedir. Bunun yanısıra, Iraklı doktorlara, öğretmenlere, gazetecilere çeşitli kurumlarımızda profesyonel eğitim verilmektedir. NATO çerçevesinde Irak güvenlik güçlerine eğitim desteği verilmektedir. Yine Irak'ın kurumsal alanda yeniden yapılandırılması çerçevesinde, demokrasinin güçlendirilmesi, kurumsallaştırılması alanında diplomatlara, siyasî gruplara çeşitli seminerler düzenlenmekte. Seçim sistemleri hakkında bilgi veren seminerler düzenlenmekte. İki ülke arasında ticaret hacmi fevkalade ileri düzeydedir denebilir. 2004 rakamları, iki milyar doların üzerinde bir ticaret hacmimiz olduğunu gösteriyor. Bunun da aşağı yukarı 1,8 milyar doları Türkiye'den Irak'a yapılan ihracattır. Irak'ta güvenlik el verdiği sürece Türk şirketleri, Türk işadamları, yatırımcılarımız çeşitli alanlarda projelere ve ihalelere katılmaktadırlar. Güvenlik durumu el verdiğinde önümüzdeki dönemde zannediyorum başta sulama olmak üzere, çeşitli kurumların yeniden yapılandırılmalarında, bilhassa inşaatlarında yeni yeni projeleri de hayata geçirebileceğimizi düşünüyorum.

C.E.: Güvenlik sorunlarının etkilediği konulardan birisi de sınır ticaretiydi. Hem savaş sırasında hem savaşın ardından sınırda sorunlar yaşandı, kamyoncular çalışamaz duruma geldi. Son durum nedir sınır ticareti açısından? Güvenli sıkıntıları hâlâ devam ediyor mu?

Ü.Ç.: Güvenlik elbette Irak'ta her zaman bir risk olmaya devam ediyor. Ancak Türk kamyoncularının uğramış oldukları saldırılar son zamanlarda azalmaya başladı denilebilir. Irak güvenlik güçlerinin eğitimi tamamlandıkça, Irak güvenlik güçleri ülke sathında güvenlik sorumluluklarını daha fazla üstlenmeye başladıkça bu tür saldırılar azalacaktır diye ümitleniyoruz. Türkiye'yle Irak arasında biliyorsunuz bir tane sınır kapısı var. Habur Sınır Kapısı. Bu sınır kapısında çok büyük bir yığılma ve fevkalade büyük bir yük vardır. Aşağı yukarı günde üç binin üzerinde kamyon geçmektedir. Biliyorsunuz 20 Mayıs tarihinde Irak Başbakanı İbrahim Caferi Türkiye'ye resmi bir ziyarette bulundu. O ziyaret sırasında, iki ülke arasındaki bu tek sınır kapısının artık yeterli olmadığı, iki ülke arasındaki ticaretin de giderek bu sınır kapısını zorlamaya başladığı belirtildi. Zannediyorum, ikinci sınır kapısını açmak üzere yapmış olduğumuz girişimler ve çabalar yakında bir sonuç verecektir. İkinci sınır kapısı açıldıktan sonra da Habur'un üzerindeki darboğaz rahatlayacaktır diye düşünüyorum.

C.E.: Türk kamyoncular direnişçilerin eylemlerine de hedef oldu geçmişte. Bilginiz dahilinde, direnişçilerin elinde olan, kaçırılan Türk vatandaşı var mı?

Ü.Ç.: Bir vatandaşımız var. Onun aşağı yukarı üç haftadır kaçırılmış olduğu ve rehin olarak tutulduğu yolunda bilgi var. Çeşitli çabalarımız var ancak henüz bir sonuç alamadık. O vatandaşımızın kurtarılması için çeşitli kollardan faaliyetlerimizi sürdürüyoruz.

 Talabani, Musul'daki başkonsolosluğun yeniden açılması için gerekli kararı imzaladığını söyledi
Ünal Çeviköz

C.E.: Kürdistan Yurtsever Birliği lideri Celal Talabani yeni Irak'ın yeni cumhurbaşkanı oldu. Celal Talabani'yle sizin ilişkiniz ne durumda?

Ü.Ç.: Sayın Cumhurbaşkanı Celal Talabani'yle, cumhurbaşkanı seçilmeden önce Bağdat’a geldiğinde tanıştım. Cumhurbaşkanı seçildikten sonra da çeşitli vesilelerle görüşme imkanımız oldu. En son Mesud Barzani'nin Bağdat'a yapmış olduğu bir ziyaret sırasında da görüştük. Kendisi bana, özellikle Türkiye'nin Musul'daki başkonsolosluğunun yeniden faaliyete geçirilmesi için gerekli kararı imzaladığını bildirdi. Az önce bahsettiğim ikinci sınır kapısı konusunda da yakında olumlu gelişmeler olmasını beklediğini söyledi. Celal Talabani'nin Irak Cumhurbaşkanı olması, daha önceden de Türkiye tarafından tanınan bir şahsiyet olması açısından, Irak'ın geleceği açısından önemli bir kazançtır.

BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik