|
Rice Latin Amerika turuna çıkıyor | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Condoleezza Rice, Latin Amerika'nın çözülmesi gereken iki önemli sorununun olduğunu söylüyor: Demokrasinin güçlendirilmesi ve yoksulluğun ortadan ortadan kaldırılması.
Rice, demokrasinin güçlenmesinin, yoksulluğun silinmesini kolaylaştıracağını savunuyor. Ama bölgenin deneyimleri, bu önermenin çok da gerçekçi olmadığına işaret ediyor. Zira son 20 yılda Latin Amerika'da büyük bir demokratik dönüşüm süreci yaşandı ve yönetimler burada Washingon'un ekonomide liberalleşme formülünü uyguladı. Üstelik Latin Amerika dünyada refah paylaşımında eşitsizliğin en büyük olduğu bölge. Bu düşkırıklığının en somut örneği geçen hafta Ekvador'da yaşandı. Öfkeli yoksul kalabalıklar, Cumhurbaşkanı Lucio Gutierrez'i ülkesini terketmeye zorladı. Gutierrez, IMF'nin reçetelerini uygulayan demokratik yollarla seçilmiş bir devlet başkanıydı. Ama milyonlarca Ekvadorlu, ekonomik büyümenin nimetlerinden yararlanamadı. Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı birbiriyle bağlantılı iki hedeften söz ediyor. Fakat burada Rice'ınkine ters bir mantık yürütülmesi gerektiğini söyleyenlerin sayısı hiç de az değil. Onlara göre, demokrasi, yoksulluğu ortadan kaldırmayacak, aksine refahın adil paylaşımı demokrasiyi güçlendirecek. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||