|
ABD'den İran muhalefetine destek | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İran üzerindeki baskısını gittikçe arttıran Amerika Birleşik Devletleri, Tahran ile mücadelede bir cephe daha açtı.
Washington, İran'daki demokrasi yanlısı gruplara destek amacıyla 3 milyon dolarlık bir fon oluşturdu. İran ise Amerika'yı iç işlerine karışmakla suçluyor. Bundan tam 25 sene önce; 1981'de, Tahran'daki Amerikan Büyükelçiliği'ndeki rehine krizi ardından iki ülke masaya oturmuş ve bir anlaşma imzalanmıştı. Büyükelçilikteki 52 rehinenin serbest kalmasını sağlayan bu anlaşma ile Tahran Washington'u şimdi, bu anlaşmayı ihlal etmekle suçluyor. Gelişmeleri Beyaz Saray'a yakınlığı ile bilinen Rand Corporation adlı düşünce kuruluşunun eski uzmanlarından Ian Lesser'la tartıştık. BBC: Amerika Birleşik Devletleri'nin 25 sene sonra aldığı bu karar ne ifade ediyor? Ian Lesser: Öncelikle, Amerika'nın bu konudaki güncel siyasi yaklaşımını tartışmaya açan bir durum söz konusu. Bu yaklaşım, kendi terörle mücadele anlayışımız ve bundan çıkarımız doğrultusunda, İran'ın iç güvenliğinin desteklenmesini öngörüyordu. Örneğin bir süredir, İran muhalefeti adına şiddete ve terör eylemlerine başvuran ve son yıllarda Irak'ta yuvalanan bazı grupların varlığından derin kaygı duyuyorduk. Yani Amerika bir süredir, İran'ın iç güvenliği konusunda çatışma doğurabilecek adımlardan uzak duruyordu. BBC: Öyleyse İran muhalefetine para yardımı konusu mevcut politikadan bir sapma anlamına mı geliyor sizce? Ian Lesser: Çok dramatik bir sapma olduğunu söyleyemem. Zira son bir ya da iki yıldır, Amerika'nın İran'ın üzerinde giderek artan bir baskısı söz konusu. Özellikle nükleer silahlar konusunda. Ama bu yeni gelişmeye, sapmadan ziyade bir vurgu değişikliği diyebiliriz. Çünkü son yıllarda İran ile ilgili dış politika anlayışına nükleer silahlar başlığı damgasını vuruyordu.Tabii bu vurgu, Washington yönetiminin Orta Doğu'da demokratikleşme, hatta rejim değişikliği argümanları ile de uyumlu. Dolayısıyla, bunu Büyük Orta Doğu Projesi çerçevesinde ifade özgürlüğü ve demokrasinin geliştirilmesi diye açıklamaya daha meyilli olacaktır yönetim. Ama tabii İran buna böyle bakmayacaktır. İran ile nükleer konularda müzakere yolunu açmaya çalışan Avrupa'da da böyle algılanmayacağı açık. BBC: Peki Amerika bu vurgu değişikliğine neden "şimdi" gidiyor? İran'da iki ay sonra yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimleri zamanlamada belirleyici mi sizce? Ian Lesser: Washington bunu İran siyasetinde potansiyel bir belirsizlik dönemi olarak görmüş ve bunu iyi bir zamanlama olarak değerlendirmiş olabilir. Ama başka bir şekilde yorumlamak da mümkün. Zira bu adım beklenen etkiyi doğurmayabilir. Muhalif gruplara yapılacak para yardımı, milliyetçi duyguları harekete geçirebilir ve seçimlerde Amerika'nın amaçladığının tam tersi bir sonuç yaratabilir. Bir de şu var. Eğer Avrupa'nın İran ile nükleer konularda yürüttüğü diplomasi önümüzdeki aylarda başarıya ulaşırsa, bu sürece bir yerinden Amerika'nın da dahil olması gerekecektir. Güvenlik garantileri vererek mesela. Tahran rejiminin altını oyan bir ülke olarak algılanırsa bu rolü oynaması çok güçleşir. Yapılan para yardımı bir işe yarar mı derseniz, bence bu da zor. Bir kere miktar, yani üç milyon dolar çok az. Yani daha çok sembolik bir etkisi olacaktır. Ama ileride artarsa o başka. Tabii bunun, bölgede yaratacağı etkiyi de unutmamak lazım. Amerika Birleşik Devletleri'nin Orta Doğu ile ilgili niyetlerinin daha açıkça ortaya konma açısından. Mısır ve Tunus gibi ülkeler mesela, eminim bu olaydan dersler çıkaracaklardır. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||