|
Klimanjaro'da on yıl sonra kar kalmayacak | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Londra'da toplanan uluslararası iklim değişikliği konferansında, küresel ısınma tehdidini Tanzanya'daki dorukları karlı muhteşem Klimanjaro dağının fotoğrafı simgeliyor.
Klimanjaro, doruklarını süsleyen beyaz şapkasıyla Afrika kıtasının da en iyi bilinen sembollerinden. Fakat, son otuz yıl içinde eski yanardağın doruklarındaki karların erimesiyle, Klimanjaro fotoğrafları büyük bir değişiklik gösterdi. Bu hızla giderse on ya da onbeş yıl içinde Klimanjaro'nun doruklarında hiç kar kalmıyacağı tahmin ediliyor. Yapılan araştırmalar, dağın doruklarındaki buzul ve kar tabakasının son yüzyıl içinde yüzde seksen oranında azaldığını gösteriyor. Buna sebep olarak da küresel ısınma gösteriliyor. Bununla birlikte, iklim bilimciler arasında bu erimenin tek nedeninin küresel ısınma olup olmadığı konusunda görüş ayrılıkları var. Kimi uzmanlar, dağın eteklerinin ormansızlaştırılması gibi başka faktörlerin de bu değişiklikte rol oynadığını savunuyor. Ne yapılabilir? Yirmi ülkenin çevre ve enerji bakanlarını biraraya getiren toplantıda, dünya ekonomisinin fosil yakıtlara bağımlılığının azaltılması ve küresel ısınmanın önüne geçilmesinin yolları konuşuluyor.
Toplantıya en büyük sanayileşmiş ülkelerin oluşturduğu yediler grubunun yanısıra, dünyanın hızla gelişen ekonomik devleri, Çin, Hindistan, Güney Afrika ve Brezilya gibi ülkelerden de bakanlar katılıyor. Amaç, Kyoto Protokolu ardından atılacak adımlar konusundaki tartışmayı canlandırmak. Kyoto Protokolu hep küresel ısınmayla mücadelede bir ilk adım olarak düşünüldü. Bu protokolü imzalayan sanayileşmiş ülkeler, atmosfere saldıkları karbon dioksit miktarını 1990 yılı seviyesinin yüzde beş altına düşürmeyi taahhüt ettiler. Fakat, dünya genelinde bakıldığında, karbon dioksit salınımı halühazırda 1990 düzeyinin çok üzerinde ve eğer radikal önlemler alınmazsa, önümüzdeki 25 yıl içinde yüzde altmış oranında daha yükselecek. Bu artışın çok büyük bir kısmı da gelişmekte olan büyük ülkelerden geliyor. Çin, Hindistan ve Brezilya gibi. Bu ve diğer gelişmekte olan ülkelerden bakanlar, iki günlük Londra Konferansında, G8 diye bilinen yedi en varlıklı ülke ve Rusya grubuna katılacak ve sera gazları denilen zararlı gazların salınımını azaltmak için ne yapabileceklerini ortaya koyacaklar. Tartışmalar, ülkelerin hangi somut taahhütleri vereceğinden ziyade, çevre dostu yeni teknolojilerin kullanımı, bilgi alışverişi gibi konular üzerinde odaklanacak. Buna karşılık, Kyoto Protokolu'nun süresi 2012 yılında dolduğunda, yerine ciddi bir yeni düzenlemenin geçirilmesi konusundaki uluslararası tartışma ve baskılar yoğunlaşmaya başladı. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||