|
Enerji şirketlerinin vergilerinin arttırılmasına karşı çıkıyordu | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Bolivya'daki siyasi krizin ardındaki en önemli faktör ülkedeki yabancı şirketlerin rolü.
Cumhurbaşkanı Carlos Mesa, kendisini istifaya iten asıl nedenin, yabancı enerji şirketlerinin ödediği gelir vergisinin yüzde 18'den yüzde 50'ye çıkarılmasını öneren ve Kongre'ye sunulan yasa teklifi olduğunu söylüyor. Yeni enerji yasası teklifinin arkasında radikal muhalefet lideri Evo Morales var. Morales, Latin Amerika'nın en büyük ikinci doğal gaz rezervlerine sahip olan Bolivya'nın bu kaynaklarının yabancı şirketler tarafından işletilmesine karşı çıkıyor. Cumhurbaşkanı Mesa ise, vergilerin artması halinde, Bolivya'da yatırım yapan bu şirketlerin kaçacağını savunuyor. Bunlar arasında British Petroleum, British Gas ve Exxon Mobil gibi dev uluslararası firmalar var. Carlos Mesa, geçtiğimiz yılın Haziran ayında, ülkenin gaz rezervlerinin işletilmesine ilişkin bir referandumda halkın büyük desteğini kazanmıştı. Fakat o günden buyana bir dizi protesto ile karşı karşıya kaldı. Bolivya, çok uluslu şirketlerin ülkenin kalkınmasında oynayabileceği rol konusunda derinden bölünmüş bir ülke. Ülkenin doğusundaki, zengin petrol ve doğalgaz rezervlerine sahip Santa Cruz gibi eyaletler çok uluslu şirketlerin Bolivya'ya girmesinden yana. Fakat ülkenin yerli nüfusunun çoğunluğu ya bu şirketlere uygulanan vergilerin arttırılmasını, ya da bu şirketlerin Bolivya'daki faaliyetlerinin devletleştirilmesini savunuyor. Muhalefet lideri Evo Morales bu kesimin önderliğini yapıyor. Bu konunun ülkedeki gerginliği yükseltmesi şaşırtıcı değil. Bolivya, son 500 yıl boyunca, dünya piyasalarına büyük miktarda gümüş ve çinko sağladı. Şimdi de doğal gaz ihraç ediyor. Buna rağmen Latin Amerika'nın en yoksul ülkesi. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||