|
İngiltere ile AB'nin Kyoto anlaşmazlığı | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Küresel ısınmaya katkıda bulunan sera gazlarının salımının azaltılmasını engellemeyi amaçlayan Kyoto protokolünün uygulamaya girmesine kısa süre kala, İngiltere hükümeti ile Avrupa Komisyonu arasında bir gerilim ortaya çıktı.
İngiltere, karbondioksit limitlerine ilişkin önerisini geçen yıl sunduğunda Avrupa tarafından ''iyi çocuk'' olarak görülüyordu. Ayrıca İngiltere, sanayi tesisleri ve enerji santralleri için net hedefler belirleyen ilk ülkeler arasında yer alıyordu. Bu hedef, ayrıca Kyoto protokolünün yükümlülüklerine uyulması açısından da gerçekçi bir düzeydeydi. Limitlere ilişkin veriler Avrupa Komisyonu tarafından da onaylandı. Ancak daha sonra İngiliz hükümeti, Avrupa Birliği'ne hedefleri arttırmak istediğini bildirdi, ancak Avrupa Komisyonu'ndan aldığı ise, ''Fikir değiştirmek için artık çok geç'' yanıtı oldu. Şimdi İngiliz hükümeti, şirketlere, salmalarına izin verilen karbondioksit miktarlarını, yüksek limitler düzeyinden bildiriyor. Avrupa Komisyonu ise, eğer atmosfere izin verilenden daha yüksek miktarda karbondioksit salarsa İngiltere'yi dava edeceğini söylüyor. Gerçek karbon limitlerinin uygulanacağı ilk düzenleme olan Kyoto oyunun şu aşamasında herkes gözucuyla birbirini süzüyor. İngiltere sanayisi ve enerji santralleri Avrupa Birliği'nin geri kalanındaki şirketlerle rekabet halinde ve rakiplerinden daha sıkı limitlerle karşı karşıya kalmak istemiyorlar. Maliyetlerin artması ürünlerinin fiyatlarını da arttırmaları anlamına gelecek. Çevreci lobi örgütlerinden İklim Hareketi Ağı'nın sözcüsü, İngiltere'nin limitleri değiştirme girişimini ''kötü niyetli bir hareket'' olarak niteliyor. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||