|
Arap dünyasının çekinceleri | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Şarm el Şeyh'teki Irak konferansına giden Arap ülke liderleri, ABD önderliğindeki işgalin Irak'taki Sünni azınlığı nasıl etkileyeceği konusunda kaygılıydı.
Irak'ın Arap komşuları bu ülkedeki gelişmeleri büyük rahatsızlık içinde izliyor. ABD öncülüğündeki güçlerin son Felluce operasyonu Arap kamuoyundan sert tepki çekti. Irak'ta 30 Ocak'ta planlanan seçimlerden ülke nüfusunun çoğunluğunu oluşturan Şiilerin hakim güç olarak ortaya çıkması olasılığı Arap liderleri rahatsız eden bir unsur. Bütün bu etmenleri göz önünde tutarsak, Şarm el Şeyh konferansının bu şartlar altında tarafları bir araya getirmesi belki de en kayda değer yanıydı. Kafalardaki soru işaretlerine ve derin görüş ayrılıklarına rağmen, Irak'taki istikrarsızlığın bütün bölgeyi tehdit ettiği konusunda yaygın bir fikir birliği var. Irak'ta geçici bir hükümet kurulmuş; siyasi bir süreç başlamış durumda. Gözlemciler, bu sürecin yanıbaşında karşılıklı görüş alışverişi ve siyasi pazarlıklar için belli bir manevra sahası olduğunu düşünüyor. En başta Suudi Arabistan Irak'taki Sünni azınlığın akıbeti konusunda çok hassas. Süregiden şiddet eylemlerinin Sünni bölgelerde seçimleri nasıl etkileyebileceği kafalarda soru işaretleri uyandırıyor. Şiddet olaylarının oy verme işlemini engelleyebileceği bölgelerde seçimin daha sonra yapılması, ve bu zaman zarfında meclisteki bu sandalyelerin boş bırakılması üzerinde düşünülen olasılıklardan biri. Hem Amerikan hükümeti hem de geçici Irak Başbakanı İyad Allavi ilan edilen seçim tarihinden vazgeçemeyeceklerini açıkça belli etti. Şimdi İyad Allavi üzerinde, muhalifleriyle temasa geçerek herkesi seçim sürecine katılmaya ikna etmesi yönünde baskılar artacaktır. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||