|
Arafat ile son sohbet | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Yaser Arafat, yaşamının son yıllarını Ramallah'daki karargahında mahsur geçirdi.
Bu dönem içinde pek az kapsamlı mülakat verdi. Yaklaşık bir buçuk yıl önce, İsrail tankları Ramallah'daki karargahını kuşattığı sırada muhabirimiz Lyse Doucet BBC'nin Arafat'la son büyük mülakatını yapmıştı. Arafat ile beraber akşam yemeğine oturduğumuzda tedirgindim. Arafat rejim yemeklerini tercih ediyordu. Çorbayı dilimlenmiş meyva ve ballı susamlı ekmek izledi. Arafat bir yandan yiyor, bir yandan bana tadıyım diye lokmalar uzatıyordu.. Ona bu sene zeytin mahsülünü sordum önce. Yaser Arafat gibi Filistin direnişinin sembolüydü zeytin ağaçları... Zeytinliklerin yarısının güvenlik adına İsrailliler tarafından söküldüğünden yakındı. Filistinlilerin çektiği acıları sonsuza kadar şevkle anlatabilirdi. Saatler ilerlerken, ona Şaron'un, kendisini barış sürecinin dışında bırakma planlarını hatırlattım. Gülmeye başladı. "Şaron Yaser Arafat'ı tanımıyor demek ki" dedi. "Arafat, en güç koşullarda en kuvvetli olur". Ama konuşmak istemediği konular da vardı. "İsrail'in tutuklanmasını istediği Filistinliler konusunda ne yapacaksınız" dedim, "güvenlik yetkililerime sor" diye cevap verdi. Peki, "Filistinliler arasında bir iç savaştan korkuyor musunuz?" diye devam ettim. "Beni sorguya mı çekiyorsun" diye huysuzlandı. Hoşlanmadığı sorularım devam edince, "ne biçim sorular hazırlamışsın" diye haykırdı. 'Ama' dedim, 'bir çok diplomat size aynı soruları soruyor...' Bitti bu görüşme! Yüzünü iyice yüzüme yaklaştırdı. Artık o kocaman kahverengi gözlerinin bebeklerinden başka bir şey göremiyordum. Parmağını gözüme doğru sallayıp, "Bitti bu görüşme" dedi... Son bir yanıt alabilmek için, 'peki ama, Kudüs n'olucak?' diye sordum. Arafat, "Beni başkentimde Doğu Kudüs'de ziyaret edeceksin bir dahaki sefere. Davetlisin" diye gürledi. Arafat'ın sinirlenmesinin sebebini anlıyordum. Şiddetin vurgulanmasına kızıyordu. Önemli olan bu değildi, İsrail'in işgaliydi. Ve Filistinlilerden gelen şiddet bir sebep değil sonuçtu. Bunu göremeyenlerin İsrail çizgisini benimsediğini düşünüyordu. Ayrılırken, "savaşçı tarafınızı gördüm bu gece" diye şakalaştım. Bu hoşuna gitti işte. Kucaklayıp yanaklarımdan öptü... |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||