|
Arap kamuoyu Washington'da tavır değişikliği beklemiyor | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Arap dünyasında genel olarak "Kim seçilirse seçilsin Amerika'nın bölgeye bakışında bir değişiklik olmayacağı" görüşü hakim.
İslam ülkeleri, Bush'un terörle savaş adını verdiği kampanyasını Amerikan emperyalizmine gerekçe olarak kullandığına inanıyor. Hatta birçoğu Bush'un Müslümanlara karşı haçlı savaşına giren bir Hıristiyan Başkan olduğunu söylüyor. Onlara göre Bush'un yenilgisi tek taraflı dış politika yaklaşımının da yenilgisi anlamına gelecek. Ancak Kerry'nin iktidara gelmesiyle Amerika'nın İsrail'e baskı yapacağına ve Irak'tan birliklerini çekeceğine ihtimal veren de yok. Bir köşe yazarı "Araplara sadece kötüyle, daha kötü olabilecek arasında bir tercih yapma imkanı var" diyor. Söz gelimi Irak konusunda Bush ve Kerry arasında çok büyük yaklaşım farklılığı olmadığı görünüyor. Örneğin Bush Irak'ta görevlerini tamamlayıncaya kadar kalacaklarını söylüyor. Kerry ise doğrudan askerlerin çekilmesi çağrısı yapmadı, dört yıl içinde birlikleri eve getirmeyi amaçladığını açıkladı. Orta Doğu sorunu konusunda ise Bush İsrail'i destekliyor. Kerry ise İsrail ve Filistinliler arasında müzakerelerin yeniden başlatılmasını hedefliyor. Beyaz Saray'daki son Demokrat başkan olan Bill Clinton bunu denedi, başaramadı. Bu yüzden Kerry Orta Doğu'ya daha ihtiyatlı yaklaşabilir. Amerikalı Araplar ne düşünüyor?
Adayların siyasetleri ABD'de yaşayan Arap kökneli seçmenler tarafından da yakından izleniyor. Arap topluluğu daha çok Demokratlara yakın kabul edilse de, son dönemde Cumhuriyetçilere de destek veren kesim güçlenmiş görünüyor. Bunun başlıca nedeni Demokratların eşcinsel evliliklerine, kürtaj hakkına verdiği desteğin muhafazakar kesimlerde fazla tasvip edilmemesi. Cumhuriyetçi Arap Toplumu adlı sivil toplum kuruluşunun başkanı Cemil Muhammed Eş-Şami, Cumhuriyetçi Parti'nin aile değerlerine yaptığı vurgunun ve merkeziyetçiliğe fazla ağırlık verilmemesinin kendileri için daha cazip olduğunu söylüyor. Eş-Şami, bununla birlikte partinin Irak ve Orta Doğu siyasetinden şikayetçi ancak Arapların parti içinde seslerini duyurmasının diğer lobilerin gücünü kıracağına inanıyor. Demokrat Parti için çalışan Saba Şami ise özellikle Orta Doğu'ya yaklaşımı etkisiyle Demokrat Parti'yi seçenlerden. Şami, 'Demokratların bazı tavırlarının muhafazakar toplumlarda kabul göremeyeceğini anlıyorum ama bu standartlara Arap toplumunun değil, Amerkan toplumunun gözüyle bakmamız gerek' diyor. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||