|
Avrupa Komisyonu için kader haftası | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Bu hafta yeni Avrupa Komisyonunun kaderi belli olacak. Avrupa Parlamentosu bu çarşamba günü Jose Manuel Barroso başkanlığındaki komisyonun 24 üyesi hakkındaki son kararı verecek.
Normal olarak bunun sonucu belli, rutin bir oylama olması gerekiyordu. Ama Adalet'ten sorumlu komisyon üyeliğine getirilen Rocco Buttiglioni'nin görüşleri yüzünden kopan fırtınalar bütün bir komisyonun onaylanmasını tehlikeye soktu. Buttiglioni, eşcinselliğin bir günah olduğunu ve kadınların asıl rolünün annelik olduğunu söylemişti. Gerçi avrupa milletvekillerini yatıştırmak için son dakikada Buttiglioni'nin bazı yetkilerinin daraltıldığı açıklandı ama bu da kopan fırtınayı pek yatıştırmışa benzemiyor. Avrupa Komisyonunun reddedilmesi halinde, Avrupa Birliği tam anlamıyla bir boşluğa düşecek. Çünkü birliğin kurucu anlaşmalarında böyle bir ihtimal öngörülmemiş bile. Komisyon Başkanı Barroso, ekibinin onay alacağından emin olduğunu söylüyor. Ama alamazsa ne olacak? Sözcü Pia Ahrenkilde Hansen, "Oylamada, hayır çıkarsa, yeni komiyon göreve başlıyamaz. Bu gayet açık" diyor. Ve devam ediyor, "Bu durumda, geçici bir komisyon, sorun aşılıncaya kadar görevi sürdürecek". O zaman, Romano Prodi başkanlığındaki eski komisyon görevi bırakamıyacak. Komisyondan önce kişisel olarak onay alan Barroso'nun bu durumda kabinesini yeniden oluşturması ve bütün bir onay sürecinin tekrarlanması gerekecek. Bu da cuma günü ilk anayasasını imzalamaya hazırlanan Avrupa Birliği için uzun bir krizin başlangıcı olabilir. Bundan beş yıl önce göreve gelirken, Romano Prodi ve komisyonu 400 ü aşkın oyla, Avrupa Parlamentosunun ezici bir çoğunluğunun onayını almıştı. Barroso şu anda parlamentoda 268 sandalye ile en büyük grup olan muhafazakarların desteğine sahip. Fakat, sosyalistler, komünistler ve yeşiller karşı oy kullanabilir. Bu durumda liberal grubun oyu önem kazanıyor. Onlar da hala Buttiglioni'nin istifasını istiyorlar.. Bir olasılık, İngiltere Başbakanı Tony Blair ya da Almanya Başbakanı Gerhard Schroeder gibi liderlerin imdada yetişmesi. Partileri, Sosyalist grup içinde olan bu liderler, kendi milletvekillerinden en azından çekimser kalmalarını isteyebilirler. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||