|
ABD ve Fransa'nın 'Arafat düellosu' | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı George Bush'un kamuoyu önünde Filistinlilere, Yaser Arafat'ın yerine başka bir lider seçmeleri yolunda çağrı yapmasının üzerinden iki yıldan uzun bir süre geçti.
Ancak Arafat'ın Orta Doğu'da sorunun mu yoksa çözümün mü parçası olduğu, hala cevabı belirlenememiş bir soru. Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı Colin Powell, dün New York'ta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, Filistinliler üzerindeki baskıyı artırdı. Powell'ın Filistin liderine mesajı açıktı: "Koltuğuna yapışarak, halkının acı çekmesini sürdürüyor; bir Filistin devletinin kurulmasına yönelik davaya zarar veriyorsun." Ancak Fransa Dışişleri Bakanı Michel Barnier, konuşmasından kısa süre sonra, Powell'ınkiyle çelişen bir açıklama yaptı. Barnier, herhangi bir isim vermeden şunları söyledi: "Yaser Arafat'la hiçbir başarının elde edilemeyeceğini düşünenler var. Ancak bence esas onsuz hiçbir başarı elde edilemez." Avrupa'da Barnier'le aynı görüşte çok sayıda kişi var. Onlar da, ister sevilsin, ister nefret edilsin; Arafat'ın seçilmiş ve meşru bir lider olduğunu söylüyor. Ancak çok az Avrupalı yetkili, Fransızlar kadar dobra bir şekilde konuşmaya hazır. Genelde Avrupalılar son iki yılı, sorunu yumuşatmaya çalışmakla geçirdi. Umutları, herkesin yeni ve yetkileri artmış Filistin Başbakanı'yla muhatap olmasıydı, bu durumda Arafat yavaş yavaş sahneden çekilecekti. Ancak sorun şu: Yaser Arafat'ın kaderi nasıl şekillenirse şekillensin, halen ortada bir barış süreci de görünmüyor. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||