|
Beslan'da ne oldu? | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Güney Rusya'nın Beslan kentindeki rehine krizinde ölenler için tutulan ulusal yas ikinci gününe girerken, Rus özel timlerinin okul binasına baskın düzenlenmesine yol açan olaylar zinciri Fransa Başbakanı Jean-Pierre Raffarin tarafından sorgulandı.
Raffarin, Rusya'yla tam bir dayanışma içinde olduğunu belirtmekle beraber, 'ne olup bittiği hakkında gerekli herşeyi bilmek istediğini' açıkladı. Bundan iki gün önce benzer bir yorumda bulunan Hollanda Dışişleri Bakanı Bernard Bot, Moskova'nın öfkeli tepkisine yol açmıştı. Kanlı biçimde sona eren rehine krizinde çatışmanın ilk nasıl başladığı ve militanların kimler olduğu hala açıklık kazanmadı. İlk başta militanların arasında Arapların da bulunduğunu söyleyen Rus yetkililer, bu iddiayı kanıtlayacak bir bulgu göstermedi. Medya şikayetçi Bazı medya kuruluşları ve muhabirlerin Beslan'daki gelişmeleri takip etmesinin engellendiği konusunda şikayetler dile getirildi. Rus gazetesi İzvestia'nın yazı işleri müdürü Raf Şakirov, gazetesinin yaklaşımı 'aşırı duygusal' bulunduğu için istifaya zorlandığını açıkladı. Arap televizyon kanalı El Cezire, Moskova muhabiri Amr Abdül Hamid'in Beslan'dan Moskova'ya geri dönerken tutuklandığını bildirdi. Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütü ise, rehine krizi devam ederken Beslan'a gitmek isteyen iki Rus gazetecinin havaalanında engellendiğini; daha sonra birisinin uçağa binmeyi başarmasına karşın, içtiği çay ardından aniden hastalandığını açıkladı. Sözkonusu muhabirin çalıştığı Novaya Gazeta'nın müdürü, Çeçenistan krizine vakıf olan bütün gazetecilerin Beslan'dan uzak tutulmaya çalışıldığını iddia etti. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||