|
Afrika'da Tutsi-Hutu gerginliği tırmanıyor | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Orta Afrika ülkelerinden Burundi'de geçen hafta Tutsi mültecilere yönelik saldırı, bölge ülkeleri arasında gerginliğe neden oldu.
Kalabalık bir Tutsi nüfusu bulunan ve 10 yıl önce Tutsilere yönelik bir katliam yaşayan Ruanda, Tutsilere saldırıların sürmesi halinde duruma müdahale edeceği uyarısında bulundu. Ruanda, saldırıları düzenleyen Hutu milislerine karşı kendisini savunmakla yükümlü olduğunu bu nedenle gerekirse bu gruplara komşu Demokratik Kongo Cumhuriyeti sınırları içinde de müdahale edebileceğini belirtti. Ruanda Dışişleri Bakanı, Cuma günü 150 kadar Tutsi mültecinin öldürülmesine de uluslararası toplumun Hutuları silahsızlandırmaktaki başarısızlığının yol açtığını belirtti. Mülteciler için Burundi'de tören Sığındıkları kampta öldürülen 150 mülteci için bugün Burundi'de yapılan cenaze törenine de binlerce kişi katıldı. Katılanlar arasında Burundi devlet başkanı ile Demokratik Kongo devlet başkan yardımcısı da vardı. Çoğu kadın, çocuk ve bebeklerden oluşan Kongolu Tutsiler, bir mülteci kampında diğer bir etnik grup olan Hutular tarafından öldürülmüştü. Haziran ayında ülkelerinden kaçan mülteciler burada bir toplu mezara defnedildi. Mülteci kampında yaşananları kınayan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Burundi ve Kongo'ya çağrıda bulunarak olayın sorumlularının adalet önüne çıkarılması için birlikte çalışmalarını istedi. Burundi Devlet Başkanı Domitien Ndayizeye'nin bir sözcüsü, mültecilerin öldürülmesiyle ilgili soruşturmanın sağlıklı yapılabilmesi için Demokratik Kongo Cumhuriyeti'yle sınırlarını kapattıklarını duyurdu. Saldırıyı Burundili asi grup FNL üstlenmiş olsa da Devlet Başkanı Ndayizeye, katliamın Burundi'ye sızan Kongolular tarafından yapıldığına inanıyor. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||