|
Iraklılar savaş sonrası özgür mü? | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Irak'ta yönetimin Iraklılara devrine 6 gün kaldı.
Saddam Hüseyin yönetimine karşı savaşa girişmenin gerekçesi olarak öne sürülen kitle imha silahları bulunamadı, Irak yönetiminin El Kaide ilişkisi konusunda bizzat 11 Eylül Komisyonu kuşkularını bildirdi, ama acaba zalim bir rejimden kurtarılacağı söylenen Iraklılar hakikaten özgür mü bugün? Bağdat'ta eğitim gören bir grup genç Iraklı heyecanla dijital kameraya üşüşerek şunları söylüyor: "Eski yönetim altında Irak dışına çıkamıyorduk. Dünyanın geri kalan kısmından tamamen soyutlanmış haldeydik. Elimizdeki kameraların ve araç gerecin hepsi de son derece eski, külüstürdü. Yaptırımlar yüzünden yeni teknolojiye ulaşamıyorduk." Gençlerin hepsi de film çevirmek istiyor. Saddam Hüseyin yönetimi altında yalnızca resmen onaylanmış teorileri öğrenebilmişler. Pratik kazanmaları amacıyla ülke dışındaki Iraklılarca yürütülen bu kursu önemli bir açılım olarak görüyorlar. Iraklı gençlere kurs veren kişilerden biri son 35 yılı sürgünde geçirmiş olan film yönetmeni Meysun Paçacı. Irak'a döndüğünde, öğrencileri dahil birçok kişinin birdenbire serbestçe konuşabilmeye başlamaları, Paçacı'yı çok etkilemiş. Paçacı sözlerini şöyle sürdürüyor: "İnsanların korkutularak sessizliğe zorlanması yüzünden, anlatılamayan birçok öykü var. Onca yıldan sonra geri döndüğümde, insanların benimle, yıllardır oralara gelmemiş ve belki de olan bitenden habersiz bir akrabaları gibi konuştuklarını gördüm. İnsanların dilleri çözülmüştü adeta. Ne çok, ne çok öyküleri vardı anlatacak. Öğrencilerin birçoğunun da içgüdüyle yaptığı bu oldu: Ailelerinin, kuzenlerinin, sokaklarının öyküsünü anlatmaya giriştiler." Basra kenti sokaklarında dizili tezgahlarda, yüzlerce gazete, kitap ve dergi satılıyor.
Uydu anteni almaya güçleri yetenler, düzinelerce televizyon yayınını izliyorlar. Her köşede İnternet kafeler açılıyor. Saddam Hüseyin yönetimi altında son derece sıkı şekilde denetlenen bu bölgeler, büyük bir özgürlük yaşıyor. Ancak Savaş ve Barış Çalışmaları Enstitüsü Başkanı Tony Borden, sağlanan ilerlemenin ancak yarı yolda olduğunu; şimdilik fazla bir bağımsızlık sağlanmış sayılamayacağını kaydediyor: "Irak'ta halen faaliyet gösterenlerin hepsi de belli çıkarları olanlar. Belli bir piyasa ya da haber alıp vermenin hür olduğu başka türlü bir yapı oluşmadan basının özgür olmasından sözedilemez. Dolayısıyla şu anda, aralarında İran ile Amerika Birleşik Devletleri'nin de bulunduğu belli başlı dış ülkeler ve aynı zamanda tüm siyasi partiler, tüm dinî partiler, diğer tüm gruplar, siyasi görüşlerini yaymaya çalışıyorlar." Birleşmiş Milletler temsilcisi Lahdar Brahimi, yakınlarda Bağdat'ta bir grup kadınla bir araya gelerek onların kaygılarını dinlemişti. Gündemin başında güvenlik sorunu vardı.
Iraklı kadınların birçoğu artan suç oranı ve özel milislerin yayılması yüzünden kişisel özgürlüklerinin yokolduğunu anlattılar. Birçokları saldırıya uğrayacakları kaygısıyla daha muhafazakar şekilde giyinmek zorunda kaldıklarını söyledi. Araba kullanmayı bırakmışlar, karanlık bastıktan sonra sokağa çıkmaz olmuşlar, hatta dışarı çıkmaktan tamamen vazgeçmişlerdi. Bir Bağdatlı kadının Lahdar Brahimi'ye söylediği şu sözler, belki de birçoklarının duygularını simgeliyordu: "Güvenlik sorunları tüm özgürlüklerimizi büyük ölçüde azalttı. Yardıma ihtiyacımız var. Bize onca vaad edilen özgürlüklerden pek birşey anlayamadık.Biz kadınlar, bir anlamda yarım yaşıyoruz. Bir toplum kuşatılmış haldeyken, özgürlüklerini nasıl geliştirebilir ki." Irak'taki yeni kişi özgürlükleri, mevcut korku iklimiyle uyuşmuyor. Birtakım kazanımlar olduğu açık; ama birçok insanın sessiz bir korku içinde yaşadığı yeni Irak'ta, ifade özgürlüğüne sahip olunmasını kutlamak güç. Ama insan hakları yetkilileri, yavaş da olsa Irak'ta tüm kurumları ve örgütlenmeleriyle bir sivil toplumun oluşmaya başladığını kaydediyorlar. Yeni Irak yönetimini bekleyen en önemli sorunsa günlük yaşamın bir parçası haline gelen suçla mücadele olacak. Ülkenin güvenliği kontrol altına alınmadıkça Iraklıların nicedir bastırılan kişisel özgürlüklerinden yararlanmaları çok zor görünüyor. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||