|
Rumsfeld sorumluluğu üstlendi | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Senato Silahlı Kuvvetler Komisyonu'nda ifade veren Amerika Birleşik Devletleri Savunma Bakanı Donald Rumsfeld'i, özür dileyen bir yüz ifadesiyle, söylenenleri kabullenir görmek çok alışılmış bir durum değildi.
Rumsfeld, kendi ifadesiyle, bu "fırtına" başladığından beri istifa etmeyi uzun uzun düşündüğünü söyledi. Ancak başkanlık seçimleri için partizan kampanyaların sürdüğü bir dönemde Rumsfeld, görevine devam etmek için partisini önemli ölçüde ikna etmişe benziyor. Amerikalıların üçte ikisinin Rumsfeld'in istifa etmemesi gerektiğini gösteren bir kamuoyu araştırması da ABD Savunma Bakanı'na yardımcı olmuş görünüyor. Demokrat partililer Rumsfeld'in açıklamalarından tatmin olmuşa benzemiyor, Cumhuriyetçiler de hem Rumsfeld'in hem de genel olarak Savunma Bakanlığı'nın performansından memnun değil. Pentagon, Iraklı esirlere kötü muamele yapıldığı yolundaki iddialar ilk gündeme geldiğinde hemen harekete geçildiğini, iddialarla ilgili soruşturmalar başlatıldığını açıklasa da bu savunma kamuoyunu ikna edemedi. Uzmanlar, Savunma Bakanı Donald Rumsfeld'in tüm protesto ve iddialar kulaklarını tıkadığını belirtiyor ve verdiği ifadede yayımlanan fotoğrafların nasıl bir etki yaratabileceğini değerlendirmekte başarısız olduğunu kabul ettiğine dikkat çekiyorlar. Rumsfeld, Uluslararası Kızılhaç Örgütü ve diğer kaynaklardan gelen uyarıların dikkate alınmadığı iddialarını reddetse de hem Savunma Bakanı hem de onunla birlikte ifade veren diğer bakanlık yetkilileri, 'Iraklı esirlere yapılan kötü muamele ne kadar yaygındı, yetkililer bu kötü muameleyi gösteren fotoğrafları neden bu kadar geç gördüler' gibi en temel soruları yanıtlamakta bile zorlandılar. Donald Rumsfeld ifadesinde henüz yayımlanmamış başka fotoğraflar ve video kayıtları olduğunu da belirtti. Anlaşılan, bu tartışmalar uzun bir süre daha devam edecek. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||