|
Verheugen'dan BBC'ye özel mülakat | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Verheugen'dan Kıbrıs'ta taraflara uyarı: '1 Mayıs'a kadar anlaşın, yoksa işiniz daha zor olacak.
Avrupa Birliği Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu yetkilisi Günter Verheugen, Kıbrıs'ta Annan Planı üzerindeki görüşmeleri sürdüren tarafları uyardı: '1 Mayıs'a kadar anlaşma sağlayamazsanız, işiniz daha zor olacak.' Verheugen, BBC'nin sorularını yanıtlarken, Türkiye'ye de, 'bu meselenin sonbahardan önce halledilmesi Ankara'nın menfaatinedir' mesajını yineledi. Verheugen öncelikle, varılacak bir Kıbrıs anlaşmasının, Avrupa Birliği müktesebatıyla nasıl bütünleştirileceği sorusunu şöyle yanıtladı: "Meşhur soru şu: Kıbrıs anlaşması Avrupa Birliğinin temel yasalarının parçası mı olacak yoksa ikincil derecede bir karar olarak mı geçirilip onaylanacak? Bence bunun yanıtı o kadar önemli değil. "" "Bu sorunun ardındaki ana kaygı, anlaşmanın bazı maddelerinin daha sonra Avrupa Adalet Divanı'na götürülüp götürülemiyeceği ise o zaman bir yanlış anlama söz konusu. Çünkü Avrupa Birliğinin kurucu yasaları da, tıpkı ikincil derecedeki kararlar gibi, eğer birliğin temel prensiplerinin ihlali sözkonusuysa, Avrupa Adalet Divanına götürülebilir." Peki ama o zaman anlaşmada üzerinde uzlaşılan mülkiyet hakları gibi son derece hassas konuların sonradan Avrupa Adalet Divanı'na götürülmemesinin garantisi ne olabilir? Verheugen bunun garantisinin, anlaşmanın kendisi olacağını söylüyor. "Gayet esnek olacağız. Ama esnekliğimizin sınırları var. Kıbrıs anlaşması, herşeyden önce Avrupa Birliğinin kurucu prensipleri olan demokrasi, hukukun üstünlüğü, azınlıkların korunması ve insan haklarına saygı ilkelerine uygun olmak zorunda." "İkinci olarak yeni Kıbrıs'ın, uluslarararası sahnede tek bir sesle kendisini ifade edebilen bir devlet olması yani, uluslararası kurumların karar mekanizmalarını tıkamaması gerekiyor. Üçüncüsü yeni Kıbrıs, Avrupa Birliği politikaları ve hukukunu yaşama geçirebilecek güç ve etkinlikte bir idari yapıya sahip olmak zorundadır." "Bu koşulları yerine getiren bir anlaşmanın Avrupa Birliği içinde yaşama geçmesi için biz elimizden geleni yapacağız. Hukukçularımız, uzman ve danışmanlarımız, hazır bekliyor." Taraflar arasındaki görüşmelerde ilerleme sağlanamaması yüzünden Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin özel temsilcisi Alvaro De Soto dün yöntem değiştirerek, liderlerle ayrı ayrı görüşmeye geçti. Zamanın daraldığı düşünülürse, Günter Verheugen acaba hala anlaşmaya varılması umudu görüyor mu? "Siyaseten hala bir anlaşmaya varılması şansının yüksek olduğunu düşünüyorum. İki tarafın da böyle bir anlaşmaya varılmasında yüksek menfaatleri var. İki tarafı da bu vesileyle uyarmak istiyorum." "Eğer bu süreçte 1 Mayıs tarihine kadar bir anlaşmaya varılamazsa, yakın bir zamanda yeni bir fırsat yaratmak kolay olmayacaktır. Ve sorunun çözümü 2004 yılı sonuna kaldığı takdirde siyasi koşullar 1 Mayıs öncesinden daha uygun da olmayacaktır." "Türkiye açısından da bu sorunun, Türkiye'nin üyelik görüşmeleri konusunun konseyde(*) ele alınması öncesinde çözümlenmesi daha hayırlıdır. Görüşmelerde halen bazı güçlükler olduğu haberleri geliyor. Ben, anlaşmanın, anavatanların katılacağı on gün kadar sonraki toplantılara kadar sağlanabileceğini sanmıyorum." (*) Yıl sonunda yapılacak bakanlar konseyi toplantıları kastediliyor. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||