|
'Terörle savaş'ın müttefiklerinde güvenlik kaygısı | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Madrid'deki saldırılarla ilgili soruşturmada El Kaide ile ilgili şüpheler artarken, ABD Başkanı Bush'un terörle savaş adını verdiği kampanyaya destek olan Avrupa ülkeleri ve Avustralya'da iç güvenlik kaygıları artıyor.
Başkan Bush'un terörizmle savaş adını verdiği kampanya sadece Afganistan'daki Taleban rejiminin devrilmesiyle yetinmedi, bunun ardından Irak'ın süresiz işgali geldi. Şimdi, Bush'a bu savaşta destek veren hükümetleri kara kara düşündüren gelişmeler yaşanıyor. Düne kadar İspanya'nın da dahil olduğu bu grupta, İngiltere, İtalya ve Avustralya başı çekiyor. Gerçi Madrid bombalarının sorumlusunun El Kaide olduğu kesinleşmiş değil ama bütün bu ülkelerde güvenlik önlemlerinin gözden geçirilmesine başlandı ve derhal ek önlemler uygulamaya kondu. Avustralya'da güvenlik kaygıları emniyet müdürü ile başbakan arasında bir söz düellosuna neden oldu. Emniyet Müdürü hükümetin izlediği dış politikanın, ülkeyi terörizmin hedefi haline getirdiğini söyleyince, Başbakan John Howard şu cevabı verdi: "Son yıllarda yaşadıklarımız gösteriyor ki, dış politikanızı değiştirerek saldırılardan muafiyet elde edemezsiniz. Bir ülkenin teröristlerden yılarak dış politikasını değiştirmesi fikri kabul edilemez." Güvenlik kaygılarıyla ilgili kaygıların yarattığı gürültüde, tartışmanın bir başka boyutu kaybolup gidiyor. O da herşeyden önce, küresel düzeyde Müslümanlar arasında militanlığın yaygınlaşmasının gerisinde yatan daha derindeki öfkeler, acılar ve isyanların saptanıp, bunlarla ilgili bir eylem planı ortaya konulması gerektiği tezi. Fakat öyle görünüyor ki, Madrid bombalarının yarattığı dehşetin gölgesinde bu tartışma bir süre daha yapılamayacak. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||