|
G-7 Maliye Bakanları Arjantin'i görüşecek | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Sanayileşmiş yedi ülkenin maliye bakanları bugünden itibaren iki günlük bir toplantı için ABD'nin Florida eyaletinde buluşuyorlar. Toplantıda Amerikan ekonomisinin durumunun ve doların değerinin enine boyuna tartışılması bekleniyor. Gündemdeki bir diğer konu da Arjantin'in mali kriz sonrası durumu olacak. Ülke halen yaklaşık 88 milyar dolarlık borç içinde. Arjantin'e borç vermiş olan pek çok ülkeye de iki yılı aşkın süredir geri ödeme yapılmadı.
G-7 içinde, Arjantin konusunda nasıl hareket edilmesi gerektiği yolunda görüş ayrılıkları var. G-7 üyeleri Uluslararası Para Fonu IMF'nin İcra Kurulu'nda da ağırlığı ellerinde tutuyor. Kurul geçen ay, Arjantin için bir kredi diliminin daha serbest bırakılmasını kararlaştırdı. Ancak İngiltere, Japonya ve İtalya yetkililerin bu karar alınırken çekinser kaldığı belirtiliyor. Buradaki kaygıların kaynağı Arjantin'in borçlu olduğu uluslararası yatırımcılarla yürüttüğü müzakereler. Arjantin 2 yılı aşkın süre önce borçlarını ödeyemeyeceğini ilan etmişti. Şimdi de bu borçların geri ödenmesi koşullarını yeniden müzakere etmek istiyor. Bazı G-7 ülkeleri ise Arjantin'in bu müzakereler konusunda gerçekten iyi niyetli olduğuna inanmıyor. IMF yetkililerine sunulan ilk öneri, alacaklıların borçlu olunan miktarı aynen geri almayı kabul etmesiydi ki, bu da yaşanan devalüasyon etkisiyle fiilen yüzde 90 oranında bir değer kaybını kabullenmeleri demek. Alacaklıların çoğu bu fikirden hiç hoşlanmadı. Arjantin'in bu noktada ileri adım atmayı kabul etmesinden de rahatsızlar. İtalya'nın IMF kredisinin Arjantin'e aktarılmasını desteklemeye bu kadar isteksiz oluşunun nedeni, muhtemelen bu durumdan çok sayıda İtalyan'ın etkileniyor oluşu. Yaklaşık 450 bin İtalyan, Arjantin hükümetinin tahvillerini satın almış ve bunların iyi bir yatırım olduğunu düşünmüştü. G-7 toplantısı, maliye bakanlarının IMF oturumundan bu yana bir araya gelmek için yakaladıkları ilk fırsat. Bu konuda yoğun tartışmalar yaşanması olası. Ancak bu görüşmelerde bağlayıcı bir karar alınması beklenmiyor. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||