|
2007'de Enerji ve Ekonomi | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Dünyanın nereye doğru gideceğini siyasetçiler belirliyorsa, çarkları döndüren başlıca faktör ekonomi...
2007'ye Uluslararası Para Fonu IMF'nin uyarıları ile giriliyor. Fon, geçen yıl 2007'de de büyümenin süreceğini ancak bunun daima böyle devam edemeyeceğini, yavaşlama yolunda risklerin arttığını kaydediyordu. Paris merkezli Uluslararası Enerji Ajansı bu alanda gelişmeleri en yakından izleyen kuruluşlardan birisi. 2007 için beklentileri BBC Türkçe'den Sevi Sarıışık'a değerlendiren 26 üyeli ajansın başekonomisti Fatih Birol, kaygılara katılıyor: "2005 - 2006 yıllarına girerken dünya ekonomisinin yavaşlayıp yavaşlamayacağını tartışıyorduk, şu anda yavaşlama kesin görünüyor; tartışma, ekonominin ne kadar yavaşlayacağı üzerine düğümleniyor." diyor. Birol, burada kilit göstergenin ABD ekonomisindeki muazzam cari açık olduğunu vurguluyor. Bu açığın seyrini konut piyasası gibi unsurlar kadar, enerji fiyatlarının belirleyeceğini belirtiyor: "Petrol fiyatlarının yüksek seyretmesi tabii ki ekonomiyi yavaşlatır ama hangi seviyede resesyona düşeriz bunu kestirmek çok zor. Fiyatlar bu seviyelerde kalır veya biraz üzerine çıkarsa ve bu durum uzun süre böyle devam ederse, resesyon için iyi bir haber olmayacaktır. " "Dünya derken, dünya sadece ABD ve Avrupa'dan ya da gelişmiş ülkelerden oluşmuyor. Gelişmekte olan, sesi fazla çıkmayan ülkelerde, Afrika'da, Asya'da Latin Amerika'daki ülkelerin ekonomileri petrol fiyatlarından çok ciddi şekilde etkileniyorlar." "Buradaki yoksul ülkelerin fiyatlarda artışa mukabele etme imkanları oldukça zayıf. Bunların ekonomideki payları çok fazla olmadığı için bu ülkeleri unutuyoruz ama dünyanın dört milyarının böyle ülkelerde yaşadığını unutmamak gerekir." 'Enerji ve jeopolitika içiçe geçiyor'
Enerji son yıllarda ekonomiden çok siyaset bağlamında konuşulur oldu. Fatih Birol bu eğilim 2007'de de 'artarak sürecek" diyor: "Önemli olan ve önemi artacak ülkeler Suudi Arabistan, İran, Irak, Rusya ve Venezuela. Çinkü çok zengin petrol ve gaz yatakları var. "Ama tüm bu ülkelerde enerjiyle jeopolitikanın içiçe geçtiğini görüyoruz. Enerjinin nerede başlayıp jeoplotikanın nerede bittiğini görmek mümkün değil. Bu da enerji ve ekonomi için iyi bir haber değil." "Dünyadaki gaz rezervlerinin yüzde 50'si İran ve Rusya'da toplanmış durumda. Bidiriğinmiz gibi her iki ülke de enerjiyle ilgil olan ya da olmayan bazı kohular nedeniyle gazetelerin baş sayfalarında. Bu da bizi kaygılandırmak için yeterli bir neden. " Rusya unsuru Enerji Ajansı Başekonomisti Birol, bu noktada Rusya'nın enerji arzının devamlılığını sağlamak için yatırım ihtiyacına vurgu yapıyor: "Rusya'nın müşterilerine verdiği sözler, taahhütler var. Bizim en büyük kokrumuz Rusya'nın bu taahhütleri yerine getirememesi... "Belki Ukrayna ile Gürcistan ile Belarus ile olan tartışmalar, taahhütlerini yerine getirememekten kaynaklanan tartışmalar olabilir aslında..."
Yeni enerji kaynakları arayışı artarken, nükleer enerji konusundaki tartışmaların yoğunlaştığına katılan Birol, bu ilginin daha da artacağı tahmininde bulunuyor. "Nükleer enerjiye bir ilgi artışı var. Son Dünya Enerji Görünümü'nde yaptığımız çalışmalara göre, nükleer enerji şu anda üretim maliyetleri açısından gazdan daha ucuz bir üretimi şekli. Bu bakımdan önemli bir seçenek." "Ama nükleer enerjinin de kendisine göre sorunları var. Birincisi, her ülkede herkes nükleer santrallar yapılmasını istemiyor, biz de buna saygı duyuyoruz. Bir diğeri de ilk yatırım maliyetinin yüksek oluşu. Dolayısıyla bu tartışmalar ne kadar santral yapımıyla sonuçlanır bilemeyiz." Uluslararası Enerji Ajansı 2006'da küresel ısınma konusunda ciddi uyarılar yaptı, eğer enerji tasarrufu yapılmazsa, sera gazlarının 2030'a dek yüzde 52 artabileceğini bildirdi. "Biz küresel ısınmanın sadece enerji açısından değil, insanın ve dünyanın geleceği açısından son derece önemli bir sorun olduğunu düşünüyoruz. Politikalarımızı değiştirmezsek küresel ısınmanın 15-20 yıl içinde hepimizin başına dert olabiecek doğal bir felakate götürebileceğini düşünüyoruz. "Bu nedenle üye hükümetlerimize ve diğerlerine üç tavsiyede bulunuyoruz, birincisi enerjiyi tasarruflu kullanmak gerekiyor. İkincisi yenilenebilir enerji kaynaklarını daha fazla kullanmak lazım. Üçüncü olarak da nükleer enerji konusunda hükümetlerin belki de daha teşvik edici olması gerektiğini düşünüyoruz. Bunlar yapılmazsa durum gerçekten riskli..." Fatih Birol bu konuda adım atılması yolunda umutlu, çalışma ve tavsiyelerinin 2007 yılı içinde hükümetler nezdinde somut politikalara dönüşmesini umduğunu söylüyor. |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||