|
FORUM: Papa'nın Türkiye ziyareti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Katolik dünyasının ruhani lideri Papa 16. Benediktus'un, aylardır merakla beklenen dört günlük resmi Türkiye ziyareti başladı.
16'ıncı Benediktus, sabah Türkiye'ye hareket etmeden önde yaptığı açıklamada gezisinin, Hristiyanlar ve Müslümanlar arasında uzlaşma ve diyalog fırsatı sunmasını dilediğini söylemişti. Papa 16'ıncı Benediktus, "Tarihin bu zor döneminde; diyalog, kardeşlik ve uzlaşma için bu geziye çıktığını" belirtmişti. Papa'nın Türkiye ziyaretiyle ilgili olarak görüş ve düşüncelerinizi yandaki formu kullanarak bizimle paylaşabilirsiniz. İstanbul’da oturduğum semte yakın meydanda hem sinagog, hem cami, hem de kilise var. Bu İstanbul ruhu değil midir? Yüzlerce yıldan süzülerek gelen ve bugün bize miras kalan geniş kalpli ve herkesi kucaklayan bir anlayış. Ben Papa’nın İstanbul’a ve Türkiye’ye yaptığı bu ziyareti çok anlamlı buluyorum. Ve sıcak bir hoşgeldin diyorum. İstanbul da Efes de harika ve çok anlamlı seçimler. Yurt dışında yaşadım ve hâlâ çok sık seyahat ediyorum. Şu anda da yurt dışından yazıyorum. Hem İstanbul’da yetişirken, hem de sonrasında yurt dışında yaşarken her dinden arkadaşlarım oldu. İnsanları tanıdığınızda, dinimiz ne olursa olsun, hepimizin ne kadar benzer ve ne kadar aynı olduğunu görüyorsunuz. Hepimizin ihtiyacı biraz anlayış ve sevgi. Bu tüm sözde farklılıkların üstesinden gelmemizi sağlayacaktır. Sözde farklılıkların değil, benzerliklerin vurgulanması gerekir. Uygarlıkların çatışmasından hiç kimse fayda görmeyecektir. İnanın hepimiz aynıyız. Papa doğru yere geldi. Ziyaretine çok seviniyorum ve kalpten hoşgeldin diyorum. Bazı kötümser ve ihtiyatlı yorumlara cevabım; 'Herkesi kucaklayan İstanbul ruhunu unutmayın! Gerçekten imtiyazlı bir mirastır." olacaktır. Papa, eğer yapmak istiyorsa Irak'ta akan kanı durdurmak için bir çağrı yapsın. Şu akan kan bir durdurulsun. Gerisi boş. İşin Türkçesi şu; ne Papa bizi sever, ne de biz Papa'yı. O yüzden "Papa hoş geldi" diyemeyeceğim Papa, Almanya'da söylediklerine rağmen iyi niyetli olduğunu gösteriyor. Bu seyahatle, 16. Benediktus Türkiye'nin dünya medeniyetinde önemli bir yer tuttuğunu dünyaya gösteriyor. Bu bizim için büyük bir avantajdır. Türkiye Müslüman ağırlıklı olsa bile, Hıristiyan dünyasında önemli bir yer tutuyor ve ben bir Türk olarak bununla gurur duyuyorum. Ben bu ziyareti görünen ve görünmeyen tarafları ile bir buzdağına benzetiyorum. Ortodoks Patrikhane ile yapılacak pazarlıklar, bizim göremeyeceğimiz, buz dağının altta kalan asıl kısmını oluşturuyor. Biz Türklere miras kalan Ortodoks Patrikhane'yi, güçlü rakibi Vatikan'a karşı, zayıf bırakmamak da bize düşen olmalıdır. Din erbabı, hangisi olursa olsun, binlerce yıllık geleneklerini savunma gereği, bağnaz inançlara dayanmak zorundadır. Bunu örtmek için açıkça akla ve çağa aykırı olan konuları incelikli bir şekilde dolaylı yoldan aşmaya çalışırlar. Ama güncel dengeler ve daha çok iktidar talebi onları da geçmişle ve çevreleriyle yüzleşmeye mecbur eder. 1054 yılındaki aforozlaşma ve 1964 yılındaki Papa VI. Paul ile İstanbul Patriği Athenagoras'ın karşılıklı olarak aforozları kaldırmalarının bir sonraki adımıdır bu ziyaret. Dünyada Hıristiyan güçbirliği ve kendi konumlarının da pekiştirilmesi amaçlarını taşır. Tabii iç içe geçmiş daha pek çok gizli amaç birliktedir. Önemli olan bunları aynı zeka ve incelikle karşılamak ve anlamaktır. Ancak Türkler çok eski bir devlet geleneğine sahip, geçmişte bu makamları da kendi güdümlerinde barışçı amaçlarla yönetmiş bir ulustur. Fatih'in ve Atatürk'ün çocukları bu ziyareti, ne eksik ne fazla, vakar ve alçakgönüllülükle değerlendirebilecek birikime sahiptirler. Papa'nın Türkiye'de prostesto edildiği mitingler Avrupa basınında son derece yanlış değerlendiriliyor. Saadet Partisi mitingleri tüm televizyon ve gazetelerde Türkiye'nin tamamını yansıtıyormuş, Türkiye sanki bir radikal İslam ülkesi gibi tanıtılıyor. Bu haberler verilirken söz konusu partinin Türkiye'deki oy oranı ve ne kadar yandaşı olduğu konusunda da bilgi verilirse konunun özü daha iyi anlaşılacak. Biz yüzyıllar önce ne olursan ol gel diyen Mevlana'nın torunlarıyız ve bizim dinimiz bütün dinlere hoşgörüyü emreder. Onun için siyasi ön yargıları bir tarafa bırakıp misafirimizi en iyi şekilde ağırlamalıyız. Papa'ya bakınca temsil ettiği kitleyi düşünüyorum. Hıristiyan dünyasi ile daha sıcak ilişkiler için Papa'ya gerekli saygı ve ilgiyi eksik etmemeliyiz. Bir başka önemli nokta ise turizm ülkesiyiz ve inanan insanlar buraya gelmeli ve özgürce ibadet edebileceklerini bilmeliler. Laik olmayan Papa tüm dünyayı Hırıstiyan yapmaya çalışıyor ve ana amacı Allah, Allah Resulü, İslam ve Müslüman düşmanlığı olan bir zatın bütün masrafları bize ait olarak ülkemizi ziyaretine karşıyım. Papa ve diğer dinlere ait insanlar Türkler'in öcü olmadığını, hele hele Müslümanlar'ın hiç de öyle söylendiği gibi olmadığını görmeleri gerekir. Zaten Müslüman olan bir insanın kötülük yapması ve diğer insanlara zarar vermesi Allah tarafından en büyük günahlardan biri olarak bize yasak kılanmıştır. Ben bir Müslüman ve Türk olarak Müslümanız diye sağı solu bombalayıp terör çıkaran insanların birilerinin maşası olduğunu düşünüyorum. Bu maşaları tutanların da dünyada birşeyleri ellerinde tutmak için maşanın ucundaki közü düşürüp sonra da tüh yandı demelerine anlam veremiyorum. Bir insan Müslüman olacak hem cana kıyacak terör yapıp can yakacak böyle birşey olamaz, Müslümanlık bunu gerektirmez. Papa’nın ziyaretini iyi değerlendirelim ve onu ülkemize, dinimize yakışır bir şekilde dostça ağırlayalım. Hıristityan dünyasına nasıl bir ülke olduğumuzu gösterelim. Bu ülkemiz için son derece önemli. Lütfen sağduyulu olalım. Çok olumlu bir gelişme. Türkiye için de iyi bir fırsat. Dinlerin şiddeti beslemediğini aksine sevgi ve hoşgörüyü vurguladığını iletmek için iyi bir ortam, uygun bir ülke, mükemmel bir zaman diye düşünüyorum. İstanbul'u, Bizans'ı talan eden Haçlı Ordusunun icazetçisi olduğunu İstanbul'daki Rumlar unutmasın. Fener Patriği Türkleri karşısına almamalı. Aksine karşılıklı uyum dünyaya huzur getirecektir. Kötü senaryolar çok korkutucu. Aklıbaşında olmak büyüklerimiz için bir zorunluluktur. Katolik kilisesinin içinde bulunduğu bu kriz döneminde Papa Benediktus'un görevi bence kendi kilisesinin sorunlarına çare bulmaktır ama kendisi hiç gereksiz yere Müslümanları rencide edici sözler söylemistir. İnşallah Türkiye ziyareti bozuk olan imajını biraz olsa da düzeltmesine yardımcı olur. Ama şimdiden görünen o ki Müslüman toplumu Papa Jean Paul'ü çok arayacak. Ben bir Türküm. Papa'nın gelişi Türkiye için bir şereftir ve biz şunu anlamalıyız Papa'nın Türkiye'nin AB'ye girişine ait fikirleri ve Müslüman bir ülkenin AB'ye girişi fikirleri olumlu yöne dönebilir ve AB yolunu olumlu etkiler. Biz Türkler şunu anlamalıyız AB'ye girmemiz için sadece yapmamız gereken medeni olmaktır. Bence bu ziyaret, iki büyük din arasındaki ilişkilerin dostluk zeminine oturtulması için harika bir fırsattır. Her iki taraftan fanatiklerin zehirlediği ortamı temizlemek için bundan daha güzel bir imkan olabilir mi? Birçok açıdan geri kalmışlığımızı ve yenikliğimizi daha fazla dine sarılarak unutmaya çalışan biz Müslümanlar rasyonel düşünmeliyiz ve şekilci davranışları terk etmeliyiz. Şunu asla unutmayalım: Son derece kırılgan olan Dünya gezegeni üstünde yaşıyoruz ve başka şeyler değilse bile çevre sorunları tüm insanları acilen işbirliği yapmaya zorluyor. Küresel bir iklim felaketine doğru doludizgin yol aldığımız bu dönemde, anlamsız teolojik tartışmaların hiçbir önemi yoktur. Salman Rüşdi bir keresinde şöyle demişti: Antik bilgelikler modern saçmalıklardır. Büyük insanlık ailesi olarak artık eski kan davalarını bir kenara bırakmalıyız. Mahvettiğimiz gezegenimiz bizi buna zorluyor zaten. Ya akılcı davranacağız ve enerjimizi tüm insanlığın yararına harcayacağız ya da bizimle birlikte tüm diğer canlıları da sürüklediğimiz yok oluşa hep beraber gideceğiz. Ne yazık ki bu kadar net ve acil. Başka hiçbir tartışmanın şu aşamada anlamlı olduğunu düşünmüyorum artık. Papa Türkiyede hak etmediği bir teveccüh ve konukseverlik görmektedir. Bardakoğlu İslam'ın tüm Peygamberleri eşit gördüğünü söyledi ve İsa'yı da saydı. Papa cevap olarak biz de Hz. Muhammed'i kabul ediyoruz diyemedi. İslamı akıl ile bağdaştıramayan Papa'nın kendisinin akıl dolu olduğunu düşünürsek niçin son kitap olan Kuran'a inanmadığını ve Hıristiyanlık tecrübeleri ile daha da akıllı bir şekilde Kuran'ı yaymadığını sormak istiyorum. İslam’ın ve Türkiye'nin gülen yüzünün dünyaya tanıtılması açısından bu ziyaret çok büyük önem taşımaktadır. Başbakan Erdoğan'ın havaalanında, programda olmamasına rağmen Papa'yı uçaktan inerken karşılayarak jest yapmasıda Sayın Erdoğan'ın da Türklerin'de prestijini yukarı çıkarmıştır. Papa’nın Türkiye ziyaretinin önemi iyi kavranmalıdır. Bu kişisel ya da kurumsal bir olay olmaktan ziyade, geniş içerikli bir sosyal olay olarak görülmelidir. Dar, çıkarcı, aşırı duygusal davranmak yerine, Arap gelenekselliğinin dışında, dinimizi daha iyi şekilde kavramak; daha rasyonel, akılcı bir biçimde yorumlamak ve de inancımızı daha bilimsel temelde pekiştirmek için bir platform olmalıdır. Bugün bilimsel ve teknolojik gelişmeler Hıristiyanlığın tekelinde olmuştur; Müslümanlık geri kalmıştır. Bunun nedenlerini kendimize bakarak anlamalıyız. Bunlardan ders çıkartmalıyız. Kendimizi eleştirecek denli güçlü olmalı, dinimizin emrettiği bilimsel teknolojik atılımları - ki bunlar Tanrı’nın güzelliğini, gücünü anlama yollarıdır, onun bize verdiği nimetleri keşfetme yollarıdır - bağnazlığa sapmadan başarmalıyız. Atatürk’ün önderliğinde kanla başla kurulan bu Cumhuriyet, bağnazlıkla değil, ilimle irfanla gelişir Papanın gelişini bir ziyaretten öte ders alınması gereken bir sosyal olay olarak görmek gerekir. Sayın Papa, hoş geldin derim ve de umarım senin bu gelişin özlenen iyi ve de sağlıklı, uzun erimli gelişmelerin memleketimiz için tetikleyicisi olur. Her ne kadar arkasında farklı sebepler bulunsa da, birçok alanda muhattap olduğumuz Hıristiyan-Katolik dünyasının ruhani liderini ağırlıyoruz ve bunu ülkemizin, kültürümüzün gerektirdiği gibi misafirperver bir şekilde yapmamız gerekir. Papa'nın dini kişiliğinin yanında aynı zamanda bir devlet başkanı olduğu unutulmamalıdır. Bütün dünya milletleri ve ulusumuz adına hayırlara vesile olması dileğiyle herkesi 'akl-ı selim, kalb-i selim ve zevk-i selim' olmaya davet ediyorum. Papa'nın Türkiye'ye ziyareti tamamen misyonerlik faaliyetleri ve gelecekte Türkiye'yi nasıl yönlendirebiliriz maksadı gütmektedir. Ama gelmesi bir bakımdan da yararlı olmuştur, çünkü Vatikan'ın nelerle uğraştığı ve hangi gizli güçlerle işbirliği içerisinde olduğu konusunda halkımız az da olsa aydınlanmıştır bu vesile ile. Bence Papa'nın Türkiye gelişi isabetli olmuştur. Hatta tam vaktinde geldi diyebilirim. Dünya medeneiyetler çatışmasına girmemeli ve bunun için dini liderler bu konuda barış dolu mesajlar vermeli. Sonuçta hepimiz tek Tanrı'ya inanıyorsak, Tanrı'ya ulaşmanın yolları farklı olmuş çok önemli olmamalı. Medeniyetler çatışması 3. Dünya Savaşı diye nitelendirdikleri bir savaşı başlatmış olur bu da daha evvelkilerden çok daha fazla sürecektir. İnşallah dünya böyle bir kaosa sürüklenmez ve sürüklenmemesi için herkes üzerine düşen görevi yerine getirir. Papa, bu ziyaret neticesinde "hacı" olacak, onun dışında dünyayı kurataracak bir misyonunun ve de vizyonunun olmadığı apaçık ortada. Bu yüzden bir beklenti içerisine girmenin hiçbir anlamı yok. Papa'nın Türkiye'ye geliş amacı sadece ve sadece Ortodokslar ile ilişkilerini düzelterek birleşmeyi sağlamak. Burada Türkiye sadece araç olarak görülüyor. Kaldı ki Papa'nın Türkiye için neler düşündüğü tüm Avrupa tarafından da bilinmektedir. Bu ziyaretin görünür amacı farklı ama hem Türkiye'ye hem de İslam'a katkıda bulunacağına inanıyorum. Umarım güzel bir ortamda güzel bir şekilde tamamlar ziyaretini. İstanbul'un dünya başkenti olabileceğine kanıt bir gezi olarak algılanmalıdır bu. İstanbul'un vizyonu buna müsait ama Türkiye'deki derin devlet, bütün bu yaşanacak gelişmelerden pek hoşnut olmamakla birlikte Türkiye'yi kendi kabuğuna çekmek ve rant elde edebilmek için globalizmden ve küreselleşmeden nasıl uzak kalacaklarını hesaplıyorlar. Bu seyahat Moskova Ortodoks kilisesiyle bir yakınlaşma ziyaretinden başka bir şey değil. Gerisi hep bahane. Bence olumlu bir ziyaret. Medeniyetler arası ittifakın gelişmesine yardımcı olacağını ve Türkiye'nin uluslararası arenada pozitif, ılımlı bir ülke olduğunu pekiştirecektir. Bence Papa bu geziyi Türk toplumunu kendi dinine davet etmek için düzenledi. Biz Türkler'in çok çabuk ikna olacağına inandığı için ve de açık ve net olarak Hazreti Muhammed'i kötülemek amacıyla. Bizim vereceğimiz en iyi cevap ise onu ülkemizden kovmak olacak. Papa bu geziye diyalog, kardeşlik, uzlaşma için mi çıkmış? Bence gidilebilecek en güvenli İslam ülkesi diye seçmişlerdir Türkiye’yi. Dostlar alışverişte görsün hesabı. Hani İran’a gitseydi inanırdım da Türkiye’yi zaten Müslüman’dan saymıyor ki İslam devletlerinin büyük çoğunluğu. Onlara hiç bir mesaj veremez bence bu gezi. Türkiye’nin tanıtımı için iyi fırsattır o başka. Vatikan Fener'e karşı ne yaparsa yapsın bağlayıcılığı olamaz. Papa'nın gelmesi ya da gitmesi önemli değil. Önemli olan dünyada savaşların genelde dinlerin insanları farklılaştırması yüzünden çıkması. 'Sic transit gloria mundi' (Editörün notu: Bu Latince ifade 'Dünyada herşey gelip geçicidir' diye çevrilebilir) | İlgili haberler Papa'dan dostluk mesajı27 Kasım, 2006 | Avrupa İstanbul'da Papa'yı protesto mitingi 26 Kasım, 2006 | Haberler Papa: Yanlış anlaşıldım20 Eylül, 2006 | Avrupa | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||