|
Ülke rehberi: Sırbistan | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Sırbistan 1990'larda dağılmaya başlayan Yugoslavya Federasyonu'nun son mirasçısı.
Şubat 2003’te Yugoslav Parlamentosu’nun aldığı kararla kurulan Sırbistan ve Karadağ devleti, 2006'da feshedildi. Karadağ, Sırbistan'dan ayrılma yönünde karar verdi. Eski devletin uluslararası kuruluşlardaki üyelikleri Sırbistan'a bırakıldı. Ancak Karadağ'ın kopuşuyla, Sırbistan'ın denize çıkışı kalmadı. GENEL BİLGİLER 1990’larda dağılmaya başlayan Yugoslav Federasyonu’ndan geriye kalan son iki ülke olan Sırbistan ve Karadağ 2002 yılı Mart ayında, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra komünist bir düzende kurulan devletten geriye kalanları bir kenara bırakıp Sırbistan ve Karadağ adı altında daha gevşek bir birlik oluşturmaya karar verdi. Avrupa Birliği’nin arabuluculuğunda varılan anlaşma, Karadağlıların da bağımsızlık taleplerine bir çözüm formülü bularak Balkanlar'daki sınırların daha fazla değişmesini önlemeye yönelikti. Yeni birliğin temelindeki anayasal anlaşma 2002 Aralık’ında hazırlandı. Öngörülen yapıya göre devletin federal bir başkanlık yapısı, federal düzeyde savunması ve dışişleri bakanlığı olacaktı. Ancak iki cumhuriyet kendi ekonomileri konusunda kendi siyasetlerini izleyen, yarı bağımsız devletler olarak düşünüldü. Tito'nun mirası Sırbistan, Karadağ, Slovenya, Hırvatistan, Bosna Hersek ve Makedonya’dan oluşan Yugoslavya Sosyalist Cumhuriyeti 1945’te ilan edildi. Otoriter komünist lider Josip Broz Tito liderliğndeki dönemde etnik gerginlikler bastırıldı. Federasyonun ömrü Tito’nun 1980’de ölümünden sonra 10 yıldan ibaret oldu. Milliyetçi Sırp lider Slobodan Miloşeviç döneminde, ülke parçalanarak kanlı olaylara sürüklendi. Slovenya ve Makedonya’nın federasyondan kopuşu nispeten barışçı bir ortamda geldi. Ancak Hırvatistan ve Bosna’da şiddetli savaşlar yaşandı. 1992’den 2003’e kadar geçen sürede ise Yugoslavya Federal Cumhuriyeti adını alan devleti oluşturanlar, yine sadece Karadağ ve Sırbistan’dı.
1998’de özerk Kosova bölgesinde şiddet olayları alevlendi. Nüfusun çoğunluğunu oluşturan Arnavutlarca desteklenen Kosova Kurtuluş Ordusu UÇK, Sırp yönetimine karşı açıkça ayaklandı. Şiddet olayları tırmanırken Devlet Başkanı Slobodan Miloşeviç üzerindeki baskı da artıyordu. Yüzbinlerce mülteci, Arnavutluk, Makedonya ve Karadağ’a kaçtı. NATO 1999 Mart ayında Kosova ve Sırbistan’a hava saldırıları düzenledi. Sırp güçleri bölgeden çıkarıldı ve denetim Birleşmiş Milletler idaresine geçti. Kosova BM gözetimindeki görüşmelerin başarısızlığa uğraması üzerine 17 Şubat 2008'de tek taraflı olarak bağımsızlığını ilan etti. Sırbistan, bağımsızlık deklarasyonunun yasadışı olduğunu bildirdi. Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği üyesi ülkelerin çoğuysa Kosova'nın bağımsızlığını tanıdı. Sırbistan, başbakanı Zoran Cinciç’in bir suikaste sonucu öldürülmesiyle, karışıklığa sürüklenmişti. Reformlar konusunda öncü olan Cinciç, Slobodan Miloşeviç’in Lahey’deki Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi'ne teslim edilmesinin arkasındaki başlıca isimlerden de biriydi. Yetkililer olaydan Miloşeviç ile bağlantılı organize suç örgütlerini sorumlu tuttular. Bunun ardından başlayan operasyonlarda binlerce kişi yakalandı. 2005 yılında Avrupa Birliği Sırbistan ile üyelik sürecini başlatacak bir Ortaklık Anlaşması imzalanması için hazırlıklara girişti. Bu çalışmalar, savaş suçu zanlıları Radko Mladiç ve Radovan Karaciç'in yakalanaması konusundaki tartışmalar dolayısıyla askıya alınmıştı. Avrupa Birliği dışişleri bakanları, Sırbistan'daki son gelişmeler öncesi 29 Nisan 2008'de bu ülkeyle İstikrar ve Ortaklık Anlaşması'nı imzaladı. LİDERLER Cumhurbaşkanı: Boris Tadiç Demokratik Parti'nin lideri Boris Tadiç ilk olarak 2004 yılında, daha sonra da 2008'de cumhurbaşkanı seçiledi.
Boris Tadiç her iki seçimi de ikinci turda milliyetçi Radikal Parti'den Tomislav Nikoliç'i yenerek kazandı. Tadiç, 2003'de Zoran Cinciç'in bir suikast sonucu öldürülmesinin ardından Demokratik Parti'nin lideri olmuştu. Boris Tadiç, serbest piyasa ekonomisine ve Avrupa Birliği üyeliğine yönelik reformları destekliyor ve ülkesinin NATO'ya da katılması gerektiğini savunuyor. Sırplara geçmişin milliyetçi anlayışına sırt çevirmeleri çağrısı yapan Tadiç, sadece Avrupa yolunda ilerlemelerinin halkın yaşam koşullarını düzelteceğini vurguluyor. Sırbistan Cumhurbaşkanı ayrıca ülkesinin Lahey'deki Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi'yle tam işbirliği yapması sözü vermişti. 1958 doğumlu Boris Tadiç, psikoloji öğrenimi görmüş bir siyasetçi. Başbakan: Mirko Cvetkoviç Mirko Cvetkoviç, Sırbistan'da 2008 yılı Mayıs ayında yapılan seçimlerden iki ay sonra yemin ederek başbakanlık görevine başladı.
Sırbistan'da, Vojislav Koştunitsa liderliğindeki hükümetin ortaklarının, Kosova'yla ilgili olarak izlenecek politika üzerinde anlaşamamaları üzerine seçime gidilmişti. Mirko Cvetkoviç'un liderliğindeki hükümette, Demokratik Parti'nin yanı sıra, normalde bu siyasi hareketle ortak olması beklenmeyen Sosyalist Parti ve azınlıkları temsil eden küçük partiler de var. Cvetkoviç, yemin töreninde yaptığı konuşmada, hükümetinin önceliğini, Kosova'nın bağımsızlığını reddetmek olarak açıklamış, Sırbistan'ın Avrupa Birliği üyeliği yolunda çabalarını hızlandırma sözü de vermişti. Belgrad'da ekonomi öğrenimi gören Mirko Cvetkoviç daha önce maliye bakanı olarak da görev yapmıştı. MEDYA Sırbistan medyasındaki değişim süreci Miloşeviç’in 2000 yılı Ekim ayında devrilmesinden kısa süre önce başladı; ancak bu olayla birlikte ivme kazanarak sürdü. Miloşeviç’in yerini yeni bir liderin alacağı anlaşıldığında medya kurumları geçmişle bağlarını koparıp değişim açıklamları yapma telaşına düştü. Miloşeviç’in sözcülüğünü yapar durumdaki Sırbistan Radyo Televizyonu (RTS) ateşe verildi, üst düzey yönetim kadrosu görevden alındı. Kanalın ismi geçici olarak 'Yeni RTS' şeklinde değişti, yeni bir yönetim atandı. Diğer medya kurumlarında da benzer olaylar yaşandı. Miloşeviç yanlısı medya siyasi sansür uygulamasından sıyrılmış oldu. Önceki dönemde bağımsızlıklarını korumak için mücadele veren kurumlar da sadece taraf değiştirmekle yetinen diğer kurumlara göre çok daha kapsamlı yayınlar yapar oldular.
Basında ise günlük Danas gazetesiyle, haftalık gazete Vreme yeni hükümeti eleştiryor. Haftalık gazete NIN ve Radio B92 de açıkça sürtüşmeye giriyor. Hükümet baskısının yerini ise otosansrü almış durumda. Sırbistan’da 500 radyo istasyonu ve 200 kadar televizyon kanalı faaliyet gösteriyor. Bunların yüzde 90’ının haber yayını yok ve eğlence ağırlıklı programlar yapıyorlar. Geri kalanları ise çeşitli hükümet birimleri ve siyasi örgütlenmelerin etkisi altında. Kosova’da 45 yıllık komünizm ve Belgrad’ın 10 yıl süren baskıcı yönetimi ardından Arnavut kökenli gazeteciler 1999 Haziran’ında yeniden serbestçe çalışabilecekleir umuduyla işlerine döndüler. Ancak serbest bir medya ortamı varolan ve yeni ortaya çıkan özellikle de iş dünyasına suç örgütlerine ve siyasi gruplara bağlı olan çıkar grupları açısından arzulanır bir durum değildi. Bu nedenle gazetecilerin susturulması ya da sindirilmesi için açık ya da gizli girişimlerde bulunuldu. Uluslararası kurumlar da Sırbistan Kosova ve Karadağ’da bağımsız medya için bazı destek programları başlattı. Bu programlar özel medya sektörünü geliştirmeyi ve profesyonellik düzeyini yükseltmeyi, ülke genelinde doğru ve tarafsız bilgi erişimi sağlanmasını etnik azınlık gruplarının kendi dillerinde medyayı geliştirebilmesini ve etnik gruplar ve kültürlerarası medya işbirliği sağlamayı amaçlıyor. Örneğin Kosova’da İsviçre hükümeti farklı etnik gruplardan oluşan Kosova halkına tarafsız haber kaynağı oluşturması için Blue Sky radyosunu destekliyor. | İlgili haberler Ülke rehberi: Sırbistan ve Karadağ22 Ekim, 2004 | Özel Dosyalar Rehber: Kosova yönetimi22 Ekim, 2004 | Özel Dosyalar | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||