|
Sorular - Cevaplar: AB Enerji Siyaseti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Avrupa Komisyonu, 8 Mart 2006'da "Avrupa için Güvenli, Rekabetçi ve Sürdürülebilir Enerji Siyaseti" başlıklı bir Yeşil Kitap yayımladı.
Bir öneriler bildirgesi şeklindeki yeşil Kitap'ın amacı, üye ülkeler arasında ortak bir politika oluşturmaya yönelik tartışmaya zemin hazırlamak. Avrupa Birliği'nin enerji bildirgesiyle ilgili akla gelen başlıca sorular ve yanıtları şöyle: AB ülkeleri neden enerji konusunda daha fazla işbirliği sağlamak istiyor? Üyeler, hep birlikte pazarlık ederlerse enerji tedarik eden ülkelerle daha uygun koşullarda anlaşma sağlayabileceklerine inanıyorlar.
Ayrıca Avrupa'nın enerji kaynaklarının güvenliğini artırmak üzere beraber çalışmaktan yanalar. Bunun önemi sene başında, Rusya Ukrayna'ya doğal gaz sevikayıtını kestiğinde ortaya çıkan gaz sıkıntısı ile iyice belirginleşti. Ekim ayında Avrupa Parlamentosu'na hitaben bir konuşma yapan, o zamanın dönem başkanı, İngiltere Başbakanı Tony Blair Avrupa'nın pek yakında petrol ve doğal gazının yüzde 90'ını ithal eder duruma geleceğini ve "kendi konumunu büyük ölçüde sağlama alması gerektiğini" söylemişti. Yeşil Kitap olarak adlandırılan belgede şu talepler yer alıyor:
Avrupa Komisyonu'nun AB'nin enerji konusunda tek ağızdan konuşmasını istediği anlaşılıyor. Bu enerji konularında birlik adına müzakereleri bir kişinin yönlendirmesi yani ticaret için olduğu gibi bir özel temsilci belirlenmesi anlamına gelebilir. Komisyon ayrıca talebi karşılayabilmek ve altyapıyı yenileyebilmek için önümüzdeki 20 yılda bu alana yaklaşık 1 trilyon euro yatırılması gerektiğini belirtiyor. Bu hedefler gerçekleştirilebilir mi? Bunların bazılarının gerçekleştirilmesi diğerlerine göre daha olası görülüyor. AB, 10 yılı aşkın süredir doğal gaz ve elektrik pazarlarını liberalleştirmeye çalışıyor. Bu şekilde nihai hedef olan tek Avrupa enerji pazarına ulaşılması düşünülüyordu ama bu pek fazla başarı getirmedi. Bu alandaki sorunlar özellikle son haftalarda enerji alanında öngörülen bazı şirket evliliklerinin yarattığı tartışmalarla iyice su yüzüne çıktı. Hazırlanan belge içinde "pek çok enerji pazarının büyük oranda ulusal ve bir kaç şirketin hakmiyetinde" olduğundan şikayet ediliyor. Bu nedenle de çözüm geliştirmenin güçlüğünden dem vuruluyor. AB ülkeleri nükleer güce yatırım konusunda da özellikle çevreye etkiler ve güvenlik gerekçeleriyle görüş ayırlıkları yaşıyor. Tek bir Avrupa enerji politikası kurulmasının başlıca savunucuları Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri. Bu ülkelerin çoğu doğal gaz ve petrol ihtiyacı için neredeyse tamamen Rusya'ya bağımlı. İklim değişiminin etkileri ne olacak?
Belgede çevre dostu enerji kaynaklarının geliştirilmesi için daha fazla araştırma yapılması ve bu alana daha fazla yatırım ayrılmasını savunuyor. Yeşiller ise enerjinin verimli kullanılması ilkesine ve ulaşım sektöründe yaşanan sorunlara yeterince vurgu yapılmadığı görüşüyle, belgeyi eleştiriyor. Yeşillerden Avrupa Parlamentosu Milletvekili Claude Turmes, "AB ulaşım sektöründe tüketilen enerjinin yüzde 95'i petrolden geliyor. 1973 petrol krizinden sonra elektrik üretiminde ve elektiriğin konutlarda kullanımında büyük bir artış sağlandı. Ama bu alanda kaynaklarda değişim o kadar çabuk sağlanamaz" diyor. Avrupa Birliği 2010 yılına kadar elektriğin en az yüzde 21'ini yenilenebilir kaynaklardan sağlamayı hedefliyor. Bu belge 14 Mart'ta birliğin enerji bakanlarınca, 23-24 Mart tarihlerindeki AB zirvesinde ise devlet ve hükümet başkanlarınca görüşülecek. Komisyon daha sonra, muhtemelen yıl sonuna doğru eyleme yönelik net öneriler getirebilir. Bunların yasalaşması için önerilerin üye ülkeler ve Avrupa Parlamentosu tarafından onaylanması gerekiyor. Bu nedenle Yeşil Kitap uzun soluklu bir sürecin sadece başlangıcını oluşturuyor. Avrupalı seçmenler ne düşünüyor? AB kamuoyu birlik düzeyinde daha fazla ortak adım atılmasından yana görünüyor. Komisyon'un kamuoyu yoklamalarından sorumlu birimi Eurobarometre, halka enerji alanında kararların hangi düzeyde alınmasından yana olduklarını sordu. Ocak ayında yayımlanan sonuçlara göre, katılımcıların yüzde 47'si kararlar Avrupa düzeyinde alınmalı derken, yüzde 37'si ulusal düzey, yüzde 8'i yerel düzeyde diye yanıt verdi. 'Bilmiyorum' diyenlerin oranı yüzde 7 oldu. |
İlgili haberler Brüksel'de enerji bildirisi günü08 Mart, 2006 | Avrupa AB'de doğalgaz soruşturması17 Şubat, 2006 | Özel Dosyalar İspanya'nın rüzgar çiftlikleri13 Şubat, 2006 | Özel Dosyalar Temiz kömür ve CO2 seçenekleri10 Şubat, 2006 | Özel Dosyalar 'Küresel ısınma yoksulu vuracak'30 Ocak, 2006 | Avrupa AB enerji uzmanları Brüksel'de04 Ocak, 2006 | Avrupa Hizmet Yönetmeliği'ne ilk onay23 Kasım, 2005 | Avrupa | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||